Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/39515
2023/1579
22 Mart 2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2022/905 E., 2022/1158 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.06.2022 tarihli ve 2022/38 Esas, 2022/133 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 15.09.2022 tarihli ve 2022/905 Esas, 2022/1158 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.11.2022 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında örgütsel içerik bulunmadığına, talimatla beyanı alınan tanıklara soru sorma haklarının elinden alınarak ve hükme esas alınan bir kısım tanıkların duruşmada dinlenilmeyerek savunma haklarının kısıtlandığına, tanıklar hakkında soruşturma veya kovuşturma olup olmadığının araştırılmadığına, eksik inceleme yapıldığına, etkin pişmanlıktan faydalanan kişilerin ifade ve teşhislerinin hükme esas alınamayacağına, SGK çalışma kayıtlarının, dernek ve sendika üyeliklerinin müsnet suç yönünden delil olarak kabul edilmeyeceğine, ByLock'un hukuka aykırı delil olduğuna, ... Katılım Bankasındaki hesap hareketlerinin mutat bankacılık işlemleri olduğuna ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın aşamalarda alınan savunmasında; üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği, örgütün gizli haberleşme programı olan ByLock isimli programı kullanmadığı, iddianamede kendisine okunan GSM numaralarını hatırlamadığı, şimdiki ve daha önceki telefon numaralarını da hatırlamadığı, 2014 ve 2015 yıllarında Samsung marka bir telefonu olduğu ancak şuanda akıbetinin ne olduğunu bilmediği, örgütten birileriyle irtibatının olmadığı, Bank Asyada hesabının olduğu hususunun doğru olduğu ancak Bank Asyaya talimatla para yatırmadığı, tanık beyanlarında belirtilen iddiaların hiçbirini kabul etmediği gibi ismi geçen tanıkların hiçbirini tanımadığı, bu şahısların hiçbiriyle telefonla irtibatının olmadığı, bu terör örgütünün hiçbir okuluna gitmediği, yurtlarında veya evlerinde kalmadığı, sadece bir dönem dershanelerine gittiği ancak burada da örgütsel bir faaliyete katılmadığı, sadece bu yapıya ait Vefa Kız Öğrenci Yurdunda belletmen olarak çalıştığı, çalışma süresinde bu yurtta terör örgütü liderinin kitaplarını çocuklara okutmadığı, çocukların başında durup onlara ders çalıştırdığı, dernek içinde herhangi bir örgütsel faaliyet yürütmediği, sadece kurslarına katılmak amacıyla bir kez gittiği, suçsuz olduğu ve beraatini talep ettiği hususlarında ayrıntılı bir şekilde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Manisa Siber Suçlarla Mücadele Müdürlüğünün 01.03.2022 tarihli sosyal medya açık kaynak araştırması raporuna göre; sanığın Facebook ve Twitter sosyal medya hesaplarında suça konu herhangi bir paylaşımına rastlanmadığı görülmüştür.
Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığınca hazırlanan 23.11.2016 tarihli mali analiz raporuna göre sanığın örgüt ile irtibatı nedeniyle KHK ile kapatılan Vuslat Bayanlar Eğitim ve Kültür Derneğinde üyelik kaydının bulunduğu görülmüştür.
Manisa İl Emniyet Müdürlüğünün düzenlediği 06.07.2017 tarihli ByLock ID tespit ve değerlendirme tutanağına göre; sanık adına kayıtlı olan ve sanığın kullandığı anlaşılan 0 543 (...) (..) 09 GSM numaralı hat üzerinden ilk kez 01.12.2015 tarihinde giriş yapan 275976 ID numaralı ByLock kullanıcısının "ysmn878" kullanıcı adını ve "253545mfg" şifresini kullandığı, bu kullanıcıyı ekleyenlerin kullanıcıya "kömür", "yasemin" ve "yasemin abla" isimlerini verdiği, yazışma içeriklerinde kullanıcıya diğer kullanıcılardan bazılarının "yasemin", "yasemin hoca" şeklinde hitap ettiği hususları birlikte değerlendirildiğinde 275976 ID numaralı ByLock kullanıcısının sanık ... olduğunun belirtildiği görülmüştür.
Manisa İl Emniyet Müdürlüğünün düzenlediği 24.05.2019 tarihli ByLock ID tespit ve değerlendirme tutanaklarına göre; 403231 ID numaralı ByLock kullanıcısının "ysmenkmr" kullanıcı adını ve "253545mfg" şifresini kullandığı, yine 419547 ID numaralı ByLock kullanıcısının da "vera3545" kullanıcı adını ve "253545mfg" şifresini kullandığı, bununla birlikte 260587 ID numaralı ByLock hesabının 403231 ID numaralı, 419547 ID numaralı ve 275976 ID numaralı ByLock hesaplarında ortak olarak ekli kişi olduğu ve yine "253545mfg" şifresinin 403231 ID numaralı, 419547 ID numaralı ve 275976 ID numaralı ByLock hesaplarında ortak şifre olarak kullanıldığı hususları birlikte değerlendirildiğinde 403231 ID ve 419547 ID numaralı ByLock kullanıcılarının da 275976 ID numaralı Bylock'ta olduğu gibi sanık olduğunun belirtildiği görülmüştür.
Manisa KOM Şube Müdürlüğünün 18.03.2022 tarihli yazısı ve eki HTS Analiz Raporuna göre, sanığın haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi Olmak suçundan soruşturma yürütülen birçok şüpheli ile görüşmeler yaptığı görülmüştür.
Müflis ... Katılım Bankası A.Ş. İflas İdaresinin 23.03.2022 tarihli yazısı ve eki CD içeriğinin incelenmesi neticesinde sanığın talimat tarihlerinden olan 28.08.2014 (2 adet) ve 20.01.2015 tarihlerinde hesap açılış kayıtlarının bulunduğu, yine talimat tarihlerinden olan 28.08.2014 tarihinde 100 TL tutarında kasadan hesaba para yatırdığı, yine talimat tarihlerinden olan 30.09.2014, 06.10.2014, 06.11.2014, 20.11.2014, 08.01.2015 ve 26.01.2015 tarihlerinde sırasıyla 46 TL, 420 TL, 200 TL, 100 TL, 26 TL ve 100 TL tutarında ATM'den hesaba para yatırdığı, sanığın bu işlemleri ile Bank ...'nın TMSF'na devrinin engellenmesi amacıyla örgüt liderinin paranızı Bank Asyaya yatırın çağrı tarihlerine uygun şekilde Bank Asyanın mevduat artışına destek olduğu görülmüştür.
Manisa KOM Şube Müdürlüğünün araştırma ve tespit tutanaklarına göre; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bağlantılı olması nedeniyle faaliyetlerine son verilen Saruhanlı Sıhhatli Özel Tahlil Eğitim Anonim Şirketinde 12/2015 06/2016 tarihleri arasında SGK kaydının bulunduğu görülmüştür.
Yine Manisa KOM Şube Müdürlüğünün araştırma ve tespit tutanaklarına göre; sanığın Örgüt ile irtibatı tespit edilen Zaman Gazetesi ve Samanyolu TV yayın organlarının Turgutlu İlçesinde düzenlediği basın açıklamasına yönelik toplantıya katılmış olduğu görülmüştür.
Tanık N.V.'nin aşamalardaki istikrarlı ve tutarlı ifadelerde özetle; sanığı küçük bölgecilerin toplantılarında gördüğü ve bu sebeple sanığın küçük bölgeci olduğunu düşündüğü, ayrıca sanığın kendisinin Bylock'unda ekli olan kişilerden olduğu hususlarında beyanda bulunduğu ve adı geçen şahsın sanığı teşhis ettiği görülmüştür.
Tanık N.D. aşamalardaki istikrarlı ve tutarlı ifadelerde özetle; sanığı sohbetlerde gördüğü hususunda beyanda bulunduğu ve adı geçen şahsın sanığı teşhis ettiği görülmüştür.
Tanık Ş.Ç. talimat mahkemesi aracılığıyla alınan ifadesinde; sanığı Üniversite döneminden tanıdığı, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ne şekilde bir bağlantısı olduğunu bilemediği ancak soruşturma aşamasında ki beyanlarını doğruladığı, yani sanığı sohbetlerde gördüğü hususunda beyanda bulunduğu ve adı geçen şahsın sanığı teşhis ettiği görülmüştür.
Tanık Ş.G.'nin talimat mahkemesi aracılığıyla alınan ifadesinde özetle; sanığı Üniversite döneminden tanıdığını ve sanığın örgütsel bir eylemine şahit olmadığını beyan ettiği, soruşturma aşamasında şüpheli sıfatıyla müdafi eşliğinde alınan ifadesinde ise; Leyla Hanım Kız öğrenci yurdunda düzenlenen sohbetlere kendisi gibi 3 4 evden sorumlu olan sanığın da katıldığını, bu sohbetlerde evlerin durumunun konuşulduğunu, evlerde kalanlara hangi derslerin verileceğinın ve hangi etkinliklerin yapılacağının kendilerine söylendiğini, yine kendilerine evde izletilmek üzere Fetullah Gülen’in CD'lerinin ve kitaplarının verildiğini, ayrıca bu sohbetlerde rutin yapıldığı gibi Kur an ve Fetullah Gülen’in kitaplarının okunduğunu ve CD'lerinin izletildiğini, yine bu toplantıya gelenlerin evlerden topladıkları abonelik paralarını Ş.E.'ye verdiklerini beyan ettiği görülmüşse de, tanığın soruşturma aşamasında vermiş olduğu beyanların ve teşhis işlemlerinin dosyanın diğer delilleriyle örtüşüyor olması dikkate alındığında tanığın soruşturma aşamasında olayın sıcağı sıcağına vermiş olduğu beyanlarına itibar edilmesi mahkememizce taktir edimiştir.
Şüpheli sıfatıyla ifade veren Ö.Ş. ifadesinde özetle; sanığı Üniversite döneminden tanıdığı, sanığın Turgutlu ilçesinde bölgeci olduğunu bildiği ve ByLock'unda ekli olan ve görüşme yaptığı kişilerden olduğu hususlarında beyanda bulunduğu, mahkememizce yapılan yargılama sırasında 07.06.2022 tarihli duruşmada dosya içerisindeki mevcut delil ve bilgiler ve sanığın anlatımları göz önüne alınarak gelmeyen tanık Ö.Ş.'nin dinlenilmesinden vazgeçildiği görülmüştür.
Şüpheli sıfatıyla ifade veren M.B. ifadesinde özetle; sanığı sohbet toplantılarından birinde sohbet hocalığı yapmakta olan kişi olarak bildiği hususlarında beyanda bulunduğu, mahkememizce yapılan yargılama sırasında 07.06.2022 tarihli duruşmada dosya içerisindeki mevcut delil ve bilgiler ve sanığın anlatımları göz önüne alınarak gelmeyen tanık M.B.'nin dinlenilmesinden vazgeçildiği görülmüştür.
Yukarıda anlatılan deliller ve mahkememizce yapılan değerlendirmeler sonucunda; hakkında çıkarılan yakalama emrine istinaden yakalanan sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne has gizlilik unsuru içeren, örgüt üyelerinin mobil cihazlarına şifreli olarak özel yöntemlerle kurulan ve örgüt üyeleri tarafından gizli haberleşme aracı olarak kullanılan bylock programını 3 farklı ID ile telefonuna yükleyip kullandığı, Bank ... hesap hareketlerinin banka mudilerine örgüt lideri tarafından talimat olarak verilen Bank Asyanın işlem hacmini yükseltmek, mali yönden desteklemek ve rasyonel durumunu korumak amacına yönelik olduğu, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün illegal faaliyetlerini legal hale getirmek, örgüte maddi kaynak ve eleman temin etmek maksadıyla kullandığı derneğe üye olduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bağlantılı olması nedeniyle faaliyetlerine son verilen kurumlarda SGK kaydının bulunduğu, Turgutlu ilçesinde düzenlenen ve örgüt tarafından organize edilen basın açıklamasına katıldığı, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü soruşturmaları şüphelileriyle telefonla irtibatının olduğu, tanık beyanları ile sanığın örgütsel hiyerarşi dahilinde Turgutlu bayan yapılanmasında küçük bölgeci, sohbet hocalığı, bölge talebe mesullüğü gibi görevlerde bulunduğu hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz eden organik bağının bulunduğu sanığın eylemlerinin bir bütün halinde 5237 sayılı TCK'nın 314/2 maddesinde düzenlenen Silahlı Terör Örgütü üyesi olma suçunu oluşturduğu anlaşılmıştır. Sanık savunmalarında hakkındaki terör örgütü üyeliği iddiasını kabul etmediğini beyan etmişse de; yukarıda tartışılan tespit ve değerlendirmeler karşısında sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya ve örgütsel tavırla inkara yönelik savunmalar olduğu ve itibar edilemeyeceği kanatine varılmıştır.
Sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği toplanan deliller ve yapılan yargılama ile sabit olmakla, sübut bulan suçtan eylemine uyan TCK'nun 314/2 nci maddesi uyarınca suçun işleniş şekli, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetilerek taktiren ve teşdiden alt sınırdan kısmen uzaklaşılmak hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın eyleminin 3713 sayılı Kanun'un 3. maddesi kapsamında yer alan terör suçu olması dikkate alınarak cezasında 3713 sayılı Kanun'un 5/1. bendi gereğince yarı oranında arttırım yapılmasına, sanığa verilecek cezanının sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak TCK'nın 62 nci madde uyarınca cezasında takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına, sanığa verilen cezanın miktarı ve nev'i göz önüne alınarak sanık hakkında CMK 231/5, TCK 50 ve 51 maddelerinin uygulanmasının yasal olarak mümkün olmadığına, sanığın hapis cezasının kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yazılı haklardan yoksun bırakılmasına dair hükmün kurulması gerektiği sonuç ve vicdani kanaate varılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamına ve gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma ve cezanın kişiselleştirilmesi yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16 956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan)16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b) Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan)16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas ve 2017/3 Karar sayılı kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edilmesi mümkündür.
c) Diğer delillerin suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi için yeterli olduğu görüldüğünden, sanığın Bank Asyadaki rutin bankacılık işlemlerinin ve SGK kaydının müsnet suç bakımından delil ya da örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemesi, beyanların kapsam ve mahiyeti itibariyle belirleyici delil niteliği taşıyan tanık N.D.'nin mahkeme tarafından doğrudan usulüne uygun biçimde dinlenmiş olması ve diğer deliller itibariyle tanıklar N.V., Ş.Ç ve Ş.G.'nin dinlenme usulüne ilişkin savunma itiraz ile bazı tanıkların 5271 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi kapsamında dinlenmelerinden vazgeçilmesi vazgeçme gerekçesine göre sonuca etkili bulunmamıştır.
d) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, gizliliği sağlamak amacıyla örgütsel haberleşme aracı olarak 275976 ID, 403231 ID ve 419547 ID numaralı ByLock kullanıcısı olan, örgütün Turgutlu yapılanmasında Küçük Bölgeci, Bölge Talebe Mesulü ve sohbet hocalığı yaparak faaliyette bulunan, Zaman Gazetesi ve Samanyolu TV protestolarına katılan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
e)Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine. Ancak; Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi ve kasta dayalı kusurunun ağırlığı bağlamında, sanığın örgütteki konumu, kaldığı süre, faaliyetlerinin önem ve yoğunluğu ile faaliyet alanı göz önünde bulundurularak dosya kapsamında ve hakkaniyete uygun adil bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, anılan Kanun'un 61/3 üncü maddesine de mıhalefet edilerek yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde fazla ceza tayini hukuka aykırıdır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 15.09.2022 tarihli ve 2022/905 Esas, 2022/1158 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı, suçun niteliği, mevcut delil durumu ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:23:20