Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/14829
2023/1476
22 Mart 2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/318 E., 2019/898 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi.
TEMYİZ EDENLER: Sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.01.2019 tarihli ve 2018/284 Esas, 2019/7 sayılı Kararı ile sanığın silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesi, 62 nci, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkraları ile 63 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.11.2019 tarihli ve 2019/318 Esas, 2019/898 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname eklenerek dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz istemleri özetle;
-
Hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin en üst hadden uygulanması gerektiğine,
-
İsnat edilen suçun hukuki, maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
-
Örgütün ByLock gibi uygulamalarını ve bankasını kullanmadığına,
-
Hakkında beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince özetle, iddia, sanığın samimi ikrar içeren savunmaları, M. A., Z. B.' ya ait soruşturma beyanları ve teşhis tutanakları, G. A.' ın mahkememizce alınan beyanı ile soruşturma beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün asker mahrem yapılanmasında yer aldığı anlaşılan sanığın, bu kapsamda örgüt mensubu asker şahıslarla irtibat halinde olduğu, örgüt mensuplarının düzenlediği sohbetlere katıldığı, sanığın örgüt hiyerarşisinde öğretmen olarak tabir edilen mahrem sivil imam olarak görev yapan örgüt mensuplarına tabi olduğu tespiti karşısında; bu şekilde sübutu kabul edilen eylemlerinin sürekliliği, çeşitliliği, belirli bir hiyerarşik disiplin içinde gerçekleşmiş oluşu ve yoğunluk durumu göz önüne alındığında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğundan eylemine uyan maddeler uyarınca alt sınırdan uzaklaşılmaksızın cezalandırılmasına, sanığın örgütün yapısı ve işleyişi ile diğer üyeleri hakkında anlatımlarının önemli yerinin olması anlaşılmakla; TCK'nın 221/4 son cümle gereğince cezasından verdiği bilgilerle orantılı olarak 1/2 oranında indirim yapılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince özetle, Gebze Cezaevi Jandarma Bölük Komutanlığında üsteğmen olan sanığın, bir dönem örgüte ait evlerde kalıp ev abiliği yaptığına, sohbet adı verilen örgütsel toplantılara katıldığına, lise öğrencilerinden sorumlu olduğuna, akabinde örgütle iltisaklı bir yurtta belletmen olduğuna, yurtta yapılan örgütsel toplantıların hazırlığını yaptığına, kendisinden üst konumda bulunan örgüt üyesinin yönlendirmesi ile 2012 yılında askeri okul sınavlarına girip sınavı kazandıktan sonra askeri okul sürecinde ve görev sürecinde kendisi ile ilgilenen mahrem hizmetler abileri ile görüşerek örgütle bağını devam ettirdiğine dair etkin pişmanlık ifadesi, sanığın bölge talebe mesullü (BTM) olduğuna dair tanık G.... A...'ın ifadesi, haklarında yapılan soruşturmalarda müdafii huzurunda beyanları alınan M. A. ve Z. B.'nın duruşmada okunan ifadeleri, teşhis tutanakları ile dosya içerisinde bulunan diğer deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğuna dair Mahkemenin kabulü yerinde olup;
Yapılan yargılamaya, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, karar yerinde gösterilip incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınarak, savunmanın inandırıcı gerekçelerle reddedilmesine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından sanık ve sanık müdafiinin sair talepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak; TCK'nın 58/9 uncu maddesi uyarınca terör örgütü üyesi olan sanık hakkında hükmolunan cezanın doğrudan mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi gerekirken cezasının TCK'nun 58/9 uncu maddesi yollamasıyla 58/6 ncı maddesi gereğince mükererrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine şeklinde karar verilmesi hukuka aykırı, sanık ve sanık müdafiinin istinaf istemleri bu nedenle yerinde görüldüğünden, bu aykırılık CMK'nın 280/1 a ve 303 üncü maddelerine göre yeniden yargılama yapılmaksızın giderilebilir yanılgı olmakla;
Tekerrür uygulanmasına dair hükmün 7 nci fıkrasındaki TCK’nın 58/9 uncu maddesi ibaresinden sonra gelen "yollamasıyla 58/6 ncı maddesi" ibaresinin hükümden çıkarılmak suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
-
Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16 956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
-
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, lise öğrencisi olduğu dönemde örgüt ile tanışarak zamanla ev abiliği, lise öğrencileri sorumluluğu yurt sorumlu belletmenliği gibi görevlerde bulunan daha sonra da örgüt yönlendirmesi ile askeri okullar sınavlarına hazırlanan ve öğrenim gördüğü sırada mahrem imamlarla görüşmeye devam ederek örgütsel toplantılara katılan sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
a) Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve TCK’nın 221/4 2 nci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konumuna uygun olarak, örgütün yapısı, faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili faydalı bilgiler verdiğinin anlaşılması karşısında, belirlenen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören TCK'nın 221/4 2 nci cümle maddesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun üst hadde yakın adil oranda bir indirim yapılması gerekirken, dosya kapsamı ile uyuşmayan ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi ile,
b) Toplam 2,00 TL'den ibaret yargılama giderinin, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106 ncı maddesindeki terkin sınırının altında kaldığı anlaşıldığından 5271 sayılı Kanun'un 324 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırıdır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.11.2019 tarihli ve 2019/318 Esas, 2019/898 sayılı Kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:23:20