Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/21754

Karar No

2023/1368

Karar Tarihi

15 Mart 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2021/563 2021/891

SUÇLAR: Silahlı terör örgütüne üye olmak, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının sıfat yokluğundan ve esastan reddi kararı

TEMYİZ EDENLER: Sanık müdafiİ, katılan ... Hazinesi vekili

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İade, Ret, Onama

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 27.04.2021 tarihli ve 2021/563 Esas, 2021/891 sayılı kararının, sanık müdafii ve katılan ... vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;

  1. Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince, silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan kurulan hükme yönelik katılan ... Bakanlığının istinaf istemi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, katılan Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca verilen sıfat yokluğundan ret kararının, 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son

cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve temyizinin mümkün bulunmadığı anlaşılmakla dava dosyasının Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

  1. a) Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden doğrudan zarar görmeyen ve 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasına katılma hakkı bulunmayan Hazine ve Maliye Bakanlığının, usule aykırı olarak verilen katılma kararının aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hükmü temyiz hakkı bahşetmeyeceğinden,

b) Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafii ve katılan ... vekilinin temyiz istemlerinin,

5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca tebliğnameye uygun olarak, oybirliğiyle REDDİNE,

  1. İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karara karşı sanık müdafiinin temyiz isteminin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

  2. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.02.2021 tarihli ve 2017/224 Esas, 2021/45 sayılı kararı ile sanık hakkında;

a) Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 1 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, ve cezanın mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

b) Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 218.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.

c) Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

  1. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 27.04.2021 tarihli ve 2021/563 Esas, 2021/891 sayılı kararı ile sanık hakkında;

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik olarak, katılan ... vekilinin silahlı terör örgütüne üye olmak suçuna ilişkin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca sıfat yokluğundan reddine; katılan ... vekilinin resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına ilişkin istinaf başvuruları ile sanık müdafiinin nitelikli dolandırıcılık ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarına ilişkin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

  1. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.11.2021 tarihli ve iade, ret, onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi:

Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçu yönünden; bu suçtan kurulan mahkumiyet kararında mahkemenin gerekçesinin yetersiz olduğu, bir kısım genellemelere dayalı olarak ve soruların altlarında tek tek çözümünün olduğunu ifade eden bilirkişi raporunun aksine karar verdiği, 2009 yılında yapılan KPSS sınavında 120 sorudan 100 soruyu doğru cevapladığı, 2011 yılında yapılan ALES sınavında da 50 soruluk Sayısal 1 testinde 49 doğru ve 50 soruluk Sözel 1 testinde 48 doğru yaparak büyük bir başarı yakaladığı, yine 2012 yılında gerçekleştirilen KPSS sınavında da Genel Yetenek Testinde 60 soruda 57 doğru, Genel Kültür Testinde 51 doğru yaptığı, bu sınavlardan 95 puan üstü alarak rutin şekilde başarılı sınav sonucu almaya devam ettiği, sanığın 2009 ve 2010 yılındaki sınavlara dershaneye giderek hazırlandığı, böylece 2010 yılındaki KPSS deki yüksek sayılabilecek başarıyı 2011 yılındaki ALES sınavında da yakaladığı, yine 2012 yılındaki KPSS sınavında da oldukça yüksek bir başarı elde ettiği, değerlendirme yapılırken dikkate alınması gereken sanığın ilkokul ve lise öğrenimini okul birinciliği ile lisans öğrenimini ilk üçte tamamladığının da savunmalarında belirtmiş olduğu, bilirkişi raporunda sanığın sorularda bazı işlemleri kağıt üzerinde yapıp daha sonrasında sorunun çözümünü zihinden tamamlamış olabileceği ihtimalinin göz ardı edildiği, bilirkişi raporunda oluşan kanaatin zayıf olduğunun belirtilmesine rağmen mahkemenin cezalandırma yoluna gittiği, iddianamede paylaşılmadığı söylenen 5 sorunun

tamamını doğru cevapladığı, yine yanlışta birleşildiği ifade edilen soruları da doğru cevapladığı, HTS kayıtlarına göre, sanığın ne sinyal baz bilgilerinin birlikteliği, ne para hareketi konusunda şüpheli şahıslara bir arada bulunma durumunun mevcut olmadığı, dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı, 6114 sayılı Kanun ve bu Kanun'da ilaveler yapan 6495 sayılı Kanun öncesinde suç olarak tanımlanmayan kopya çekmek eylemleri yönünden unsurları oluşmayan dolandırıcılık suçundan cezaya hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, benzer davalarda beraat kararları verildiği, ayrıca he ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi kararında sanığa ait 2010 yılı KPSS sınav soru kitapçığı ve cevap anahtarının imha edildiğinin ÖSYM Başkanlığı tarafından bildirilmiş olduğu yazılmış ise de söz konusu sınava ait soru kitapçığının dosya içerisinde olduğu ve Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırıldığı ve bütün soruların çözümlerinin kitapçık üzerinde olduğunun açığa çıktığı, bu durum sanığın soruları önceden görmediğine lehe delil olduğu, yine dosyaya sunulan ek beyan dilekçesi ekindeki takipsizlik kararında sanık hakkında 2013 YDS İlkbahar, 2011 ÜDS Sonbahar, 2012 KPDS İlkbahar ve 2011 ALES Sonbahar sınavlarında yapılan usulsüzlüğe ilişkin başlatılan soruşturmada sanık hakkında kararda belirtilen sebeplerle takipsizlik kararının verilmiş olduğu, belirtilen bütün bu itirazlar ve sair nedenlerle mahkumiyete dair kararın bozulmasına karar verilmesi,

Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden; istinaf başvurusunun gerekçesiz ve genel ifadelerle ret edildiği, delil olarak yer verilen ByLock ve SD kart içeriği ve Garson isimli bir şahsın beyanına ilişkin tespitlerin hukuka aykırı elde edilen deliller olduğu, ayrıca ByLock iddiasında içerik olmaması ve sadece arama kaydı iddiasının olması, çelişkilerle dolu olması nedenleriyle tarafsız bir bilirkişiden rapor aldırılmasının gerekmesi, Garson isimli gizli tanığın duruşmada dinlenmediğinden ifadelerinin gerekçeli kararda yer almasının hukuka aykırı olduğu, sanığın cezaevinde iken kalem sorgusunun yapılmamak suretiyle savunma hakkının kısıtlanmış olduğu, sanığa verilen cezada asılsız matbu gerekçelerle alt sınırdan uzaklaşıldı, yargılamanın ilk celsesinde kendisine yasal haklarının anlatılmadığı, gerekçeli karada suç tarihinin yanlış yazıldığı, telefon ve dijital materyallere usule aykırı olarak el konulduğu, BTK tarafından gönderilen verilerin usule aykırı olduğu, sanığın 5 inci celsedeki savunmasının SEGBİS ile alınmasının adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde olduğu, belirtilen ve sair nedenlerle mahkumiyete dair kararın bozulmasına ve sanığın tahliyesine karar verilmesi taleplerinden ibarettir.

Katılan ... vekilinin temyiz istemi:

Sanık hakkında dolandırıcılık ve örgüt üyeliği suçlarından verilen cezaların üst hadden verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden ise, örgütlü olarak hukuka aykırı olarak elde ettikleri sorular ve cevaplar ile gerçek durumlarını değil gerçek olmayan bir durumu resmi belge olan cevap kağıdına işlediği için aldatıcı beyan taşıyan resmi belge niteliğindeki cevap kağıdı da içerik itibariyle sahte resmi belge haline gelmiş olup bu şekilde sanığın resmi belgeyi sahte olarak düzenlemiş olduğu, yine sanığın kopya çekerek gerçek bilgi düzeyinden farklı bir bilgi düzeyinde değerlendirilmesine yol açtığından bu eyleminin de TCK’nın 204 üncü maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu, eğer atfedilen eylemin bu suçu oluşturmayacağı benimsenmiş ise eylemin TCK’nın 206 ncı maddesi kapsamında kalacağı çünkü sanığın gerçeğe aykırı sınav sonuç belgesi hazırlanmasına yol açtığı, ayrıca katılan kurum lehine vekalet ücreti hakkında hüküm kurulmamasının da bozma sebebi olduğu nedenleriyle re'sen de göz önüne alınacak sair nedenlerle kararların bozularak atılı suçlardan en üst sınırdan cezalandırılmasına karar verilmesi talebinden ibarettir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Silahlı terör örgütüne üye olmak suçun yönünden; sanığın kullandığı ...26 84 numaralı GSM hattında12.08.2014 tarihinden itibaren bylock sistemine giriş yaptığı, bilirkişi raporuna göre, ByLock IP’sine bağlandığı zaman ki HTS, GPRS, Tarih ve IMEI numarası ile örtüştüğü ancak oturum başlama saati arasında azda olsa farklılık olduğunun belirtildiği, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı incelendiğinde ID'sinin 1852 olduğu, kullanıcı adının ...3406 olduğu, şifresinin rana32 olduğu, adının ... 1111 olduğu, son giriş tarihinin 15.02.2016 olduğu, ID'yi ekleyenlerin sanığı 22 A_..., ... BEY, ..., ...adem, ...3406, ... akd olarak ekledikleri anlaşıldığı, gizli tanık Garson'dan ele geçen SD kart içeriklerine göre sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içerisinde öğretmen B vasfı ve ... kod ismiyle polis mahrem imamlarından olması, tanık B. A.'nın beyanlarına göre sohbet adı altında örgütsel toplantılar düzenlediği, örgüte müzahir eğitim kurumlarında/şirketlerde SGK çalışma kaydının bulunması, örgüt tarafından ele geçirilen 2010 KPSS sınav sorularının yine örgüt tarafından sanığa da verilmesi dikkate alındığında eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 314/2 nci maddesindeki silahlı terör örgütü üyeliği suçuna vücut vereceğinin kabul edilerek takdiren ve teşdiden alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle bu suçtan cezalandırılmasına karar verilmiş,

Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden; FETÖ/PDY tarafından sızdırılan 2010 KPSS sorularını önceden alarak sınavda yüksek başarı elde eden sanığın FETÖ/PDY üyesi olduğu, örgütün 2010 yılında aldığı kararla hem kendi okullarında maaşlı olarak çalıştırdığı üyelerini kamuya aktarıp maaş yükünden kurtulmak, yeni gelenlere yer açmak, bu şekilde himmet adı altında topladığı aidatları artırmak ve hem de mahrem hizmetlerdeki örgüt mensuplarının eşlerinin ve mahrem imamların kamuya atanması için sınav sorularını sızdırdığı, sanığın sınav öncesi örgüt tarafından kendisine verilen sorulara çalışarak sınavda gerçek başarısının üzerinde performans gösterip, sıralamada diğer adayların önüne geçtiği, sınavdan aldığı puanla öğretmen olarak atandığı ve maaş, fazla mesai vs olmak üzere toplam 104.099,90 TL haksız gelir elde ettiğinin tespit edildiği, sınav sorularını önceden alarak hileli hareketlerle sınavda gerçek başarısının üzerinde performans gösterip, sıralamada diğer adayların önüne geçtiği, hileli bu hareketiyle haksız şekilde kamu görevine atandığı ve birden fazla kez maaş aldığı için sanığın eyleminin zincirleme nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu sonuç ve kanaatine varılarak takdiren ve teşdiden alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle bu suçtan cezalandırılmasına karar verilmiş,

Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden; sanığın sınavdan önce hukuka aykırı bir şekilde elde ettiği soruları ve cevapları ile gerçek başarı ve performansını değil gerçek olmayan bir durumu resmi belge olan cevap kağıdına işlediği için aldatıcı beyan taşıyan resmi belge niteliğindeki cevap kağıdının da içerik itibariyle sahte belge haline gelmesine sebebiyet verdiği, bu sayede ÖSYM tarafından düzenlenen sınav sonuç belgesinin de sahte ve gerçeği yansıtmayan belge niteliğine kavuştuğu bu şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia edilmiş ise de; iddianamedeki anlatım itibariyle sanığın ÖSYM sonuç belgesi üzerinde sahtecilik yaptığının iddia edilmediği, iddianın içerik sahteciliğine yönelik olduğu, içerikte sahteciliğin yukarıdaki anlatımlar karşısında ancak memur kişi tarafından işlenebileceği, sanığın memur olmaması nedeniyle içerik sahteciliğinin faili olamayacağı dolayısıyla sahtecilik suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşılmakla atılı suçtan beraatine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;

  1. Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16 956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.

  2. Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edilmesi mümkündür.

  3. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre; ilköğretimdeki başarılı öğrencilerin takibini yaparak örgütün mahrem yapılanmasına kazandırılması faaliyetlerinde bulunan, örgütün mahrem yapılanması içerisinde yer alan ve 1852 ID numarası üzerinden ByLock iletişim sistemini örgütsel iletişim amacıyla kullanan ... (Kod) adlı sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

  4. 5271 sayılı Kanun'un 196/4 üncü maddesinde öngörülen zorunluluk halinin ne olduğu gösterilmeden 5 inci celsenin SEGBİS vasıtasıyla yapılması usule aykırı ise de, anılan celsede sanığın savunmasının alınması, tanık ya da bilirkişi dinlenmesi, delillerin tartışılması gibi esasa etkili usulü bir işlemin yapılmadığı görülmekle bozma sebebi yapılmamıştır.

  5. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak

nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 27.04.2021 tarihli ve 2021/563 Esas, 2021/891 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.03.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

belgedekarariadesinesüreçv.üyereddineistemlerininresmiörgütünehükmündolandırıcılıktemyiztevdiinekararınsegbisniteliklisilahlıhukukîincelenmeksizinolgularonanmasınasebeplerigerekçeolmakesastanterörfetöpdyincelenenreddisahtecilik

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:25:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim