Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/35904

Karar No

2023/1288

Karar Tarihi

15 Mart 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2020/433 2021/982

SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

TEMYİZ EDENLER: Sanık ve müdafii

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen cezanın süresine göre yasal şartları bulunmadığından, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince, reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2019 tarihli ve 2019/22 Esas, 2019/404 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Kanunu'nun beşinci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

  2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 27.05.2021 tarihli ve 2020/433 Esas, 2021/982 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

  3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.09.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz isteminde özetle; hakkında usul ve kanuna aykırı olarak teşdidin derecesinde yanılgıya düşülüp fazla ceza tayin edildiğine, Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı olarak değerlendirilme yapıldığına, tahliyesine karar verilmesi ve hakkında kurulan mahkumiyet kararının bozularak daha az cezaya hükmedilmesi gerektiğine ve sair sebeplere,

Sanık müdafiinin temyiz isteminde özetle; sanık hakkında eksik inceleme ve araştırma sonucunda usûl ve kanuna aykırı şekilde mahkûmiyet kararı verildiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın örgüt üyesi olmadığına, dosyada kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, itirafçı tanığın beyanlarının gerçeği yansıtmadığına, çelişkili, mantığa ve hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak için sanığa suç isnadında bulunduğuna, mahkumiyete konu ankesör aramalarının yanlışlıkla ya da hedef saptırmak amacıyla, ya da örgüt elemanlarının kullandığı daha önce aranan numarayı şaşırtmak için eski numarayı 10'a 100'e tamamlama şeklinde rastlantı sonucu gerçekleştiğine, sanığın örgütün masum kişilere iftira atarak hedef saptırma, kendilerini gizleme amacını gerçekleştirmek amacıyla giriştiği karalama propagandasının kurbanı olduğuna, sanık hakkında mahkumiyet kararının bozularak beraat kararı verilmesine ve yasalarda bulunan tüm lehe hükümlerin uygulanması ve sair sebeplere,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanık ... hakkında terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla 5237 sayılı

Kanunu’nun 314/2 maddesi ve sair sevk maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında; dosya münderacatında yer alan HTS analiz raporlarına göre; sanığın Afyon, İzmir ve Ankara illerinde bulunan ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün mahrem yapılanması tarafından askeri personelle iletişimin sağlanması amacı ile kullanıldığı tespit edilen sabit/ankesörlü hatlardan askeri öğrenci ve subay olarak görevli bulunduğu 2014 ve 2016 yıllarında değişik tarihlerde tek ve ardışık olarak arandığı, bu aramaların bir kısmında kendisi gibi asker şahıslardan olan İ. Ş., N. K. ve O. Z. ile ardışık olarak arandığının tespit edildiği,

Sanık ile ardışık olarak aranan ve mahkemece tanıklık beyanlarına başvurulan; N. K. adlı askeri personel beyanlarında sanığı devresi olması nedeniyle tanıdığını, İzmir Menteş ATAT kampında ve Ankara Beytepe Jandarma sınıf okulunda bir yıl beraber okuduklarını ve aynı evde kaldıklarını, sanığın terör örgütü üyeliğine dair bir şey bilmediğini, K. Y.'yi devresi olması nedeniyle tanıdığını, bu şahsın sanıkla ve kendisi ile ilgili iddialarının doğru olmadığını, ifadelerinin çelişkili olduğunu, İ. Ş. adlı askeri personel beyanlarında sanığı devresi olması nedeniyle tanıdığını, kendisinin İzmir Menteş ATAT kampında bulunduğu süreçte bu yapı içerisinde bulunan örgüt abisi tarafından arandığını, bu tespitlerin doğru olduğunu, iki kez görüşmeye gittiğini, bu görüşmelerde sanığın bulunmadığını, sanığı arayan kişinin kendisini arayan örgüt sorumlusu olup olmadığını bilmediğini, sanığın örgüt iltisakına dair bilgisinin bulunmadığını, O. Z. adlı askeri personel beyanlarında sanığı devresi olması nedeniyle tanıdığını, örgüt iltisakına dair bilgisinin bulunmadığını beyan ettikleri,

Sanığa iftira atması için mantıklı bir sebep tespit edilemeyen tanık K. Y. 'nin aşamalarda alınan ifadelerinde özetle; kendisinin askeriyeye girmeden önceki dönemde de örgüt ile iltisakının olduğunu, sanıkla devresi olması hasebiyle tanıştığını, yine devresi olan N. K.'nın ATAT kursu döneminde yanına gelerek ismini hatırlamadığı bir örgüt abisinin selamı olduğunu ve bu kişi ile buluşmaya gideceklerini söylediğini, bu yapı ile irtibatını koparmaya çalıştığını ancak mesleki olarak zarar göreceğinden korktuğu için örgüt sorumlusu ile görüşmeye gittiğini, bu görüşmenin İzmir/Konak'ta bir evde olduğunu ve bu görüşmede sanık ...'ında bulunduğunu, bu şekilde üçü birlikte bir kez daha ismini hatırlayamadığı ve teşhisini yapamadığı örgüt sorumlusu ile görüştüklerini, bu görüşmelerde namaz kılıp sohbet ettiklerini, daha sonra başka bir örgüt abisinin kendisini arayarak kendisinin onun sorumluluğu altında olduğunu belirttiğini bu nedenle N. K. ve dosya sanığı ... ile başka bir görüşmeye gitmediğini belirttiği,

Sanık savunmalarında üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini, ardışık arandığı Afyon ilinde hiç bulunmadığını, ardışık aranan İ. Ş., O. Z.'yi devresi olmaları nedeniyle tanığını, hakkında beyanları bulunan K. Y.'yi de devresi olması nedeniyle tanığını, bunun dışında bir samimiyetinin bulunmadığı, örgüt ile herhangi irtibatının veya iltisakının bulunmadığını beyan ettiği,

Yukarıda detayları ile açıklandığı üzere; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün mahrem yapılanması tarafından askeri personelle iletişimin sağlanması amacı ile kullanıldığı tespit edilen sabit/ankesörlü hatlardan asker şahıslarla birlikte ardışık ve tekil olarak arandığına ilişkin tespitler, itibar edilen tanık K. Y.'nin beyanları ve sanık ile ardışık aranan tanık İ. Ş.'nin örgüt sorumlusu tarafından arandığına dair ikrar içerikli beyanları bir bütün halinde değerlendirildiğinde; sanığın mezkur tanık beyanından da anlaşıldığı üzere irtibatlandırıldığı mahrem imamın da katılımıyla gerçekleşen gizliliğin ön planda tutulduğu örgüt toplantılarına katıldığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mahrem yapılanması içerisinde bulunan sivil kişiler tarafından örgüt mensubu asker kişilerle

örgütsel gizliliği sağlamaya yönelik olarak irtibat kurulmasında kullanılan sabit hatlardan hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma ve kovuşturma bulunan diğer asker şahıslarla ardışık olarak arandığı, bu hususlar dosya kapsamındaki diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde, aramaların örgütsel gizliliği sağlamaya yönelik olarak ve örgütsel amaçlarla gerçekleştirildiği konusunda kuşku bulunmadığı, bu şekilde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü askeri mahrem yapılanmasında görev aldığı, iradesini örgüt iradesine terk ettiği, eylemlerinde örgüte ait olan hiyerarşik gücün emrine girdiğini gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk bulunduğu anlaşılan sanığın aşamalardaki inkara yönelik savunmalarına itibar edilmeyerek üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediğinin sabit olduğu kanaatine varılmış, sanığın TSK mensubu oluşu, mesleğinin sağladığı nüfuzu kullanmaya muktedir bulunması, bu itibarla meydana getirebileceği zarar ve tehlikenin ağırlığı göz önüne alınarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş olup, netice ceza olarak 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesinin kararında, TCK'nın 53 üncü maddesinin uygulanması yönünden, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesinin mümkün olduğu, hükümden sonra dosyaya gelen bilgi ve belgelerin ise hükme esas alınan diğer deliler itibariyle sonuca etkili olmadığı belirtilerek, usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu kabul edilmiştir.

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 Esas 2019/6842 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere;

Asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, “her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı”,

Hususunda herhangi bir kuşku bulunmamaktadır.

Bu kapsamda somut olay irdelendiğinde;

Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında;

Afyon Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ankesörlü/kontörlü telefonlar aracılığı ile aranan askeri personele yönelik başlatılan 2018/5913 Esas sayılı soruşturma kapsamında, CMK'nın 135/6 ncı maddesi gereğince iletişimin tespiti kararları alındığı, bu kararlara dayanılarak (HTS) kayıtlarının incelenmesinde (soruşturma konusu suç ile ilgileri bulunmayan üçüncü kişilere ait veriler ayıklanarak);

En son Foça Jandarma Eğitim Komutanlığına bölük komutanı olarak görev yapmış olan sanığın adına kayıtlı ve kullanımında olan 0539 (...) (...) (...) numaralı gsm hattının, 04.03.2018 tarihli HTS analiz raporu ve 11.12.2018 tarihli Analiz Raporu sonuçlarına göre; Afyon, İzmir ve Ankara illerinde bulunan, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün mahrem yapılanması tarafından askeri personelle iletişimin sağlanması amacı ile kullanıldığı tespit edilen sabit/ankesörlü hatlardan 09.03.2014 21.07.2016 tarihleri arasında bir çok kez arandığının tespit edildiği, bu aramaların bir kısmında kendisi gibi asker şahıslardan olan İ. Ş., N. K. ve O. Z. İsimli kişilerle ardışık aranmasının da bulunduğunun anlaşılması karşısında, arama sayısı, aramaların periyodik olması, aramaların gerçekleştirildiği zaman, konuşma süreleri, sanığın farklı sabit hatlardan aranması, aranmaların makul görünmemesi nazara alındığında, sanığın örgütün iletişim metotlarından olan “ankesörlü/sabit hatlardan aranma” gizli iletişim sistemine dahil olduğu, yine sanıkla aynı askeri okullarda eğitim ve kurs gören K.Y'nin beyanlarında "sanıkla birlikte bir süre aynı mahrem abinin grubunda örgütsel toplantılara katıldığı" şeklindeki söylemleri de dikkate alındığında, sanık hakkında temel cezanın belirlenmesi sırasında alt sınırdan uzaklaşılmasının dosya kapsamı ve mevcut delil durumu ile uyumlu olduğu görülmüş, mahkemenin sanığın örgüt üyesi olduğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, sanığın mahkumiyetine yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerinin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 27.05.2021 tarihli ve 2020/433 Esas, 2021/982 sayılı kararında sanık ve müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.03.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararsüreçv.üyeörgütünehükmünolmatemyizisteminintevdiinekararınsilahlıhukukîolgularonanmasınagerekçesebepleriesastanterörfetöpdyincelenenreddi

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:25:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim