Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/16001
2023/1284
15 Mart 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2018/2403 E., 2019/60K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz taleplerinin esastan reddiyle hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Siirt 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2018 tarihli ve 2017/505 Esas, 2018/101 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 62 nci maddesi, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Kanunu'nun beşinci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 15.01.2019 tarihli ve 2018/2403 Esas, 2019/60 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine yönelik hüküm kurulmuştur.
-
Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 01.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemlerinde özetle; ByLock programını kullanmadığına, ByLock ile ilgili olarak bilirkişi raporu alınması gerektiğine, ayrıca söz konusu programı kullandığına dair dosyada yeterli delil bulunmadığına, yine dosyada User ID, şifre ve grup elemanlarını içerir ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının bulunmadığına, itirafçı tanık beyanının gerçekleri yansıtmadığına, Garson kod isimli şahıstan elde edilen dijital materyallerin incelenmesi sonucu hazırlanan raporu kabul etmediğine, hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiğine ve sair sebeplere,
Sanık müdafiinin temyiz istemlerinde özetle; sanık hakkında eksik inceleme ve araştırma sonucunda usûl ve kanuna aykırı şekilde mahkûmiyet kararı verildiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın örgüt üyesi olmadığına, sanığın Bank ... hesabında herhangi bir hesap hareketi olmamasına karşın Bank Asyada hesabı bulunmasının aleyhine delil olarak kullanıldığına, dinlenen tanık beyanının gerçek dışı, asılsız ve tutarsız olduğuna, kaldı ki bu yapının sohbetlerine gitmenin sanık aleyhine delil olarak değerlendirilemeyeceğine, Garson kod isimli şahıstan elde edilen dijital materyallerin incelenmesi sonucu hazırlanan raporun sanık aleyhine delil olarak kullanılamayacağına, sanığın örgüt üyeliği/yöneticiliği suçundan işlem yapılan kişilerle geçmişte görüşme kaydı bulunmasının örgüt üyesi olduğuna gerekçe yapılamayacağına, sanığın ByLock kullanmadığına, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen ByLock programının delil olarak kabul edilmemesi gerektiğine, istinaf aşamasında dosyaya gelen ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına ilişkin sanığa savunma hakkı tanınmadığına, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, dosyada kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sair sebeplere,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu iddiasıyla Siirt Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianame kapsamında mahkemece yapılan yargılama sonucunda, tüm kovuşturma evrakı ile delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi suretiyle; sanığın Siirt İl Emniyet Müdürlüğünde Komiser Yardımcısı olarak görev yaparken KHK ile mesleğinden ihraç edildiği, sanığın eşi Başak (Cengiz) Luş adına kayıtlı olup, sanığın kendisinin kullandığını kabul ettiği 0554 (...) (..) (..) no'lu GSM hattının, dosyaya sunulan Siirt Emniyet Müdürlüğü'nün 14.11.2017 tarihli İletişimin Tespitine İlişkin Analiz Raporu ve ekinde bulunan CD içerisindeki HIS (CGNAT) kayıtlarına göre; 26.08.2014 ile 16.10.2014 tarihleri arasında toplam 193 kez ByLock sunucularına ait 46.166.160.137 no'lu IP adresine 013044007493071 IMEI no'lu cep telefonu cihazı ile bağlandığı, HIS (CGNAT) kayıtlarının dosya içerisinde HTS raporu ekinde sunulan CD içerisindeki baz istasyonlarını gösterir HTS kayıtlarıyla uyumlu olduğu, HIS (CGNAT) kayıtlarında yer alan baz kayıtlarının sanığın çalıştığı ve yaşadığı yerler ile uyumlu olduğu, HIS (CGNAT) kayıtlarında yer alan IMEI numarası ile Siirt Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün 16.11.2017 tarihli güncel ByLock sorgu evrakında tespit edilen IMEI numaralarının aynı olduğu ve her iki evraka göre tespit edilen ByLock'a ilk giriş tarihlerinin de uyumluluk gösterdiği, sanığın bu şekilde oluşturulması, dahil olunması, kullanılması ve teknik özellikleri itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgüt mensuplarınca kullanıldığı anlaşılan kriptolu iletişim ağı olan ByLock programını kullandığı,
Sanık hakkında kovuşturma aşamasında dinlenen tanık beyanına göre; sanığın tanık ile polis akademisine aynı dönemde gitmeleri sebebiyle tanıştıkları, tanığın ilk kez sanığı 2013 yılında FETÖ/PDY sohbet toplantısında gördüğü, sohbetlerin zamanla farklı imamlar eşliğinde 2016 yılı dahil devam ettiği, toplantının yapılacağı odaya telefonların alınmadığı, gizlilik ve tedbire özen gösterildiği, sohbetlerde Kuranı kerim okunup ...'in kitaplarının okunduğu ve videolarının izlendiği, bir sonraki toplantının tarih ve yerinin de bir önceki toplantıda görüşüldüğü, telefon ile yapılan görüşmelerde açık açık bu hususların konuşulmadığı, telefonda üstü kapalı, şifreli şekilde irtibat sağlandığı, sanığın da bu sohbetlere 2016 yılına kadar devam ettiği, tanığın bir dönem örgütten uzaklaşıp toplantılara gitmemeye başladığı ve sanığın kendisini tedbire riayet etmek suretiyle toplantılara çağırmaya devam ettiği,
Siirt İl Emniyet Müdürlüğü Teknik Takip Büro Amirliği tarafından düzenlenip dosyaya sunulan 12.09.2017 tarihli HTS raporuna göre; sanığın eşinin adına kayıtlı olup sanığın kendisinin kullandığını kabul ettiği 0554 (...) (..) (..) telefon numarasından haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yönetici ve/veya üye oldukları iddiası ile soruşturma yapılan şahıslar ile çok sayıda iletişim kaydının bulunduğu,
Siirt Kom Şube Müdürlüğü'nün 20.09.2017 tarihli veri inceleme raporundan; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun 18.04.2017 tarih ve 201/68532 sayılı soruşturması kapsamında ele geçirilen ... SD kartın Kom Daire Başkanlığına teslimini müteakip yapılan imaj alma işlemi neticesinde Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin Fetö/Pdy üyeleri tarafından fişlendiği ve sanığın örgüt içerisinde "A5", "FETÖ mensubiyeti olan, teslimiyeti, sadakati ve bağlılığı en üst seviyede olan kişi" olarak kategorize edildiği,
Sanığın Bank ... hesabına ilişkin 11.02.2018 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde; sanığın Bank ...'da 02.08.2012 açılış tarihli, 3719521 no'lu, halen aktif hesabının bulunduğu, ancak herhangi bir hesap hareketinin bulunmadığı,
Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanık savunmalarında aksini beyan etmiş ise de, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bir bağ kurduğu, münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından gizliliği sağlamak amacıyla haberleşme için bir kısım örgüt mensupları tarafından kullanılan ByLock özel iletişim ağına dahil olarak kullandığı, örgütün sohbet toplantılarına katıldığı, bu toplantılarda ...'in kitaplarının okunduğu ve videolarının izlendiği, sanığın 2016 yılına kadar bu toplantılara katılmaya devam ettiği, örgütten ayrılmaya çalışan tanık R.A.'u örgüt toplantılarına çağırarak örgüt ile bağının kopmasına engel olmaya çalıştığı, örgüt tarafından sanığın örgüt içerisindeki konumu A5 olarak ifade edilip örgüte sadakati ve bağlılığının en üst seviyede olduğu anlaşılmakla, sanığın örgüt hiyerarşisi içerisinde bulunarak örgüt üyeliği suçunda aranan eylem çeşitliliği, sürekliliği ve yoğunluğu ölçütlerini karşılayacak şekilde örgütün varlığına ve güçlenmesine nedensel bağ oluşturacak eylemlerde bulunduğu sabit kabul edilmiş; yukarıda açıklanan delillerin mahiyeti ve ispat gücü yönünden mahkemece bir tereddüt oluşmadığından sanığın inkara yönelik savunmasına itibar edilmeyerek; sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve böylelikle üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olduğu kanaatine varılmış, netice ceza olarak 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile verilen hükümlerde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından herhangi bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16 956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
2.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16 956 Esas, 2017/970 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetildiğinde; eşi adına kayıtlı ancak sanığın kullanımında olan 0554 (...) (...) (...) numaralı gsm hattı üzerinden ByLock kullandığı, BTK, HIS (CGNAT) ve HTS kayıtları incelendiğinde; baz kayıtlarının sanığın çalıştığı ve yaşadığı yerler ile uyumlu olduğu anlaşılan sanık hakkında dosyada mevcut diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili görülmemiştir.
Bu kapsamda somut olay irdelendiğinde;
Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, en son Siirt İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde komiser olarak görev yapan sanık hakkında, tanık R. A.'nın "sanığın 2016 yılına kadar örgütün sohbet adı altındaki örgütsel toplantılarına katıldığı" yönündeki beyanı, bu beyanın dosyada mevcut Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/68532 soruşturma numaralı evrakında gizli tanık olarak Garson kod adı ile ifadesi alınan kişinin sunduğu ... SD üzerinde yapılan inceleme ve düzenlenen veri inceleme raporu ile doğrulanması, söz konusu veri inceleme raporunda sanığın örgütün mahrem emniyet yapılanması içerisinde derecesinin “A5” olarak kodlanması, “A5” kodlamasının; “FETÖ mensubiyeti olan, teslimiyeti, sadakati ve bağlılığı en üst seviyede olan" kişileri ifade ettiğinin anlaşılması karşısında sanığın mahkumiyetine yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerinin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 15.01.2019 tarihli ve 2018/2403 Esas, 2019/60 sayılı Kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Siirt 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.03.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:25:41