Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/33247
2023/1221
14 Mart 2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2022/782 E., 2022/1170 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Esastan Ret
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2022 tarihli ve 2021/310 Esas, 2022/99 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesi ve beşinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,, hak yoksunluklarına cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.
2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 23.06.2022 tarihli ve 2022/782 Esas, 2022/1170 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 31.07.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle ;
1 Teşdit uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, orantılılık ilkesinin göz ardı edildiğine,
2 Dosya kapsamında tek delinin tanık beyanları olduğuna, anlatımların 17/25 öncesine ilişkin olduğuna, lehe delilerin dikkate alınmadığına,
3 Etkin pişmanlık hükümleri uygulanmasına rağmen en alt sınırdan indirim yapılmasının kanuna aykırı olduğuna, müvekkilinin kovuşturma aşamasında ilk savunmasında etkin pişmanlıktan faydalanarak suçlama ve örgüt yapısı ile alakalı bildiği her şeyi eksiksiz olarak anlattığına, samimi olarak konumuyla uyumlu bilgi verdiğine,
4 Etkin pişmanlıktan yararlanarak beyanda bulunan tanıkların kısmen yalan söylediklerine, suçtan kurtulmak için müvekkilini suçladıklarına, beyanlarının usulüne aykırı olduğuna ve hükme esas alınamayacağına
5 Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ve sair sebeplere ilişkindir.
B. Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle; etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması için sanığın üzerine atılan suçu ve eylemlerini kabul etmesi, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde bilgi vermesinin gerekli olduğuna, kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak isteyen sanığın örgüt içindeki konumu ve kaldığı yıl ile uyumlu şekilde bilgi vermediği, teşhis ettiği 18 kişi hakkında sanık beyanı öncesi adli işlem yapıldığına, yapmış olduğu açıklamaların suçtan kurtulmaya yönelik yüzeysel bilgiler içerdiğine, askeri sınavlara hazırladığı öğrencilere soru vermesi hususunda açıklama yapmadığına, tanık beyanları ile uyumlu olmadığına, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerini uygulamaması gerekirken yazılı gerekçe ile uygulanarak eksik ceza tayin edilmesinin kanuna aykırı bulunduğu belirtilerek kararın sanık aleyhine bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Açıklanan nedenlerle; (i) sanık ...' in üzerine atılı silahlı terör örgütü (FETÖ) üyesi olma suçu sabit görülerek, sanığın örgüt hiyerarşisindeki etkin yeri ve faaliyetleri nazara alınarak (sanığın üzerine atılı sübuta eren FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçu yönünden, örgütün özel önem atfettiği mahrem hizmetler sınıfından Askeri Öğrencilerin hususi sorumluluğunu üstlenmiş olması, yönlendirdiği askeri öğrencilerin bağlı bulunduğu örgüt lehine ve devlet aleyhine sergileme ihtimali bulunan eylemlerin nitelik olarak ağırlığı, askeri lise sınav sorularını temin ederek sınava girecek olan örgüt mensuplarına vermek suretiyle ilgili personelin örgütün amacına hizmet etmesi için sınavı kazanmalarını sağlama, ortaokul öğrencilerinin sorumluluğunu üstlenme, kod adı kullanma, örgütle bağlantılı kişi ve kurumlarla irtibat halinde bulunma, tanık beyanları ve bu şekilde suç işlemeye yönelen amaç ve kastının yoğunluğu yukarıda "5" nolu bentte belirtildiği şekilde örgütsel eylem ve davranışlarının sayısal olarak fazlalığı ve eylemlerin nitelik olarak yoğunluğu nazara alındığında, sanığın örgüt içinde suç işlemeye yönelen amaç ve kastının yoğunluğu dikkate alınmak suretiyle) belirlenen suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saik göz önüne alınarak eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 314/2 nci maddesi gereğince takdiren ve teşdiden ceza tayini ile sanığın 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın üzerine atılı eylemin 3713 sayılı TMK'nın yasanın 3 üncü maddesi gereğince terör suçu olduğu anlaşılmakla, sanığın cezası 3713 sayılı TMK' nın 5/1 inci maddesi gereğince 1/2 oranında arttırılarak 10 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, FETÖ adlı silahlı terör örgütüne katılma ve ayrılma safahatını anlatan sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nın 221/4 son cümle maddesi uyarınca cezasından takdiren 1/3 oranında indirim yapılarak (sanığın örgüt içinde bulunduğu konum ve kaldığı süre nazara alınarak verdiği bilginin miktarı ve bu bilgilerin örgütü zaafiyete uğratacağı etkisi ve yukarıda "6" nolu bentte belirtilen gerekçeler nazara alınarak) sanığın 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilecek cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim sebebi sayılarak 5237 sayılı TCK'nın 62 nci maddesi uyarınca cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın neticeten 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
a)Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16 956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b)Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, örgüt içerisinde üniversite öğrencisi olduğu dönemde örgüt evlerinde kalarak lise öğrencilerini askeri okullara hazırlayan ve bu sınavlarla ilgili soruları takip ettiği öğrencilere veren ve sonrasında askeri mahrem imam olarak askeri öğrencilerle görüşmeye devam ederek örgütsel toplantılar düzenleyen Furkan kod adlı sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
c)Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9 18 78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
TCK’nın 221/4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığım söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K. 26.10.2015 tarih, 2015/1565 3464 K.).
TCK’nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı, deliller ve mahkeme kabulüne göre, yakalandıktan sonra yargılama aşamasında örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla, örgütün yapısı, faaliyetleri ve diğer örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere faydalılık derecesi ve yargılama sürecinde etkin pişmanlıkta bulunulan aşama gözetildiğinde, uygulanan Kanun maddesinin amaç ve gerekçesi ile orantılılık ilkesi çerçevesinde belirlenen ceza üzerinden dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun indirim yapıldığı anlaşılmakla, bu yöndeki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
e)Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 23.06.2022 tarihli ve 2022/782 Esas, 2022/1170 sayılı Kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Uşak 2. Ağır Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:26:09