Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/15580

Karar No

2023/122

Karar Tarihi

16 Ocak 2023

İNCELENEN KARARIN;

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2018/415 E., 2018/744 K.

SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma

HÜKÜM: İlk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak mahkumiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu,

291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, gerekçeli kararın tebliğine dair mazbatada CMK’nın 295/1. maddesinde yazılı tebliğden itibaren yedi ... içinde temyiz sebebi gösterilme zorunluluğuna ilişkin hususları havi ihtaratın bulunmaması karşısında, sanık müdafiinin temyiz başvurusunun gerekçeli olduğu kabul edilmekle, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2018 tarihli ve 2017/458 Esas, 2018/402 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 7 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanunun 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

  2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 26.12.2018 tarihli ve 2018/415 Esas, 2018/744 Karar sayılı kararı ile Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2018 tarihli ve 2017/458 Esas, 2018/402 sayılı kararının kaldırılarak sanığın 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

  3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 23.09.2021 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın örgüt yapılanması içerisindeki konumu ve yeri konusunda hakkında henüz bir isnatta bulunulmadan ve henüz hazırlık aşmasında kendisine sorulmadan tüm esasa ilişkin konularda samimi beyanlarını sunduğuna, sanığın vermiş olduğu bilgilerin terör örgütünün deşifresine yönelik gerekli katkıyı sağladığı ve samimi olduğu gözetilmiş olmasına rağmen etkin pişmanlık indiriminin üst hadden uygulanmadığına, verilmiş kararın sanık hakkında şahsileştirilmesinde hatalı ve hakkaniyetsi davranıldığına, sanık hakkında öncelikle beraat aksi kanaat hasıl olur ise etkin pişmanlık hükümlerinden üst hadden faydalandırılmasına karar verilmesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince "... Sanayi AŞ'de şef olarak çalışan, adına kayıtlı 0533 (...) (...) (...) numaralı telefon hattından ... ımei numaralı telefon ile 24.11.2015 ilk tespit tarihinden itibaren ... ID numarası ile ByLock programı kullandığı tespit edilen, kendi ifadelerinde sohbet toplantılarına katıldığını ve ByLock programını kullandığını, mütevelli olup olmadığını bilmediğini beyan eden, tanık anlatımlarına göre mütevelli heyetinde yer alan ve sohbet toplantılarına katılan, sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği toplanan deliller ve yapılan yargılama ile sabit olmakla, sübut bulan suçtan eylemine uyan 3713 sayılı TMK'nın 7/1 maddesi delaletiyle TCK nın 314/2 maddesi uyarınca suçun işleniş şekli, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetilerek takdiren alt sınırdan hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın eyleminin 3713 sayılı Kanunun 3. maddesi kapsamında yer alan terör suçu olması dikkate alınarak cezasında 3713 sayılı Kanunun 5/1. bendi gereğince yarı oranında arttırım yapılmasına, sanığa verilecek cezanının sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak TCK nın 62. madde uyarınca cezasında takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına, sanığa verilen cezanın miktarı ve nev'i göz önüne alınarak sanık hakkında CMK 231/5, TCK 50 ve 51 maddelerinin uygulanmasının yasal olarak mümkün olmadığına, sanığın hapis cezasının kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanunun 53. maddesinde yazılı haklardan yoksun bırakılmasına" karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesince "Sanığın Yargıtay içtihatları ile kesinleşen FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün mensupları tarafından kullanılan örgüt içi gizli haberleşme programı olan ByLock isimli iletişim programını, adına kayıtlı bulunan 0533 (..) (..) (..) nolu GSM hattının takılı olduğu cep telefonu ile 24.11.2015 tarihinden itibaren kullandığı, CGNAT ve HTS kayıtları ile sanığın ByLock programını kullandığı doğrulanmakla, sanığın aşamalarda verdiği beyanlarda, örgütsel faaliyetlerini beyan, ikrarında açıkladığı, ByLock isimli programı H.P. isimli kişinin yüklediğini açıkladığı, H.P. sohbet ortamlarında elden para verdiğini ve silahlı terör örgütü olarak kabul edilen FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yardım etttiğini ikrar etmesi, örgütsel faaliyette bulunan 10 ayrı kişinin ismini verip bunların açığa çıkarılmasına yönelik açıklamalarda bulunması, yaptırılan kolluk araştırmasına göre sanığın örgütsel faaliyette bulunduğuna dair isimlerini beyan ettiği kişiler hakkında işlem yapıldığı, 3 tanesi hakkında daha öncede işlem yapılmadığının tespit edilmiş olması, sanığın örgüt içerisindeki konumu, örgütsel faaliyetleri ve bilebileceği örgüt üyeleri ile ilgili faaliyetleri hakkındaki eylemleri aşamalarda ikrar etmesi, etkin pişmanlık kapsamında açıklamalarda bulunmuş olması hususları değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak sanık hakkında yeniden hüküm kurulmak sureti ile TCK'nın 3. ve 61. maddeleri uyarınca suçun işeniş biçimi, sanığın silahlı terör örgütü üyesi olmak eylemini işlemesi, suç işleme kastı, suç nedeniyle ortaya çıkan tehlike suç sebep ve saikleri dikkate alınarak takdiren 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi gereğince cezasının yarı oranında artırılark 7 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanığın ByLock programını ikrar etmesi yükleyen kişiyi açıklaması, örgüte yardım ettiğini, sohbet ortamlarında para verdiğini kabul etmesi ve bir kısım örgüt üyelerinin faaliyetlerini açıklamak sureti ile örgüt üyelerinin ve faaliyetlerinin belirlenmesine yönelik yakalandıktan sonra etkin pişmanlıkta bulunduğu anlaşıldığından TCK'nın 224/4 2. cümlesi uyarınca cezasından verdiği bilgilerin niteliği dikkate alnarak takdiren 2/3 oranında indirim yapılarak 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezasıyla cezalandırılmasına, TCK'nın 221/5. maddesi gereğince 1 yıl süreyle denetimli serbetslik tedbiri uygulanmasına, TCK'nın 62. maddesi uayrınca eylemini ikrar etmesi, duruşmalarda mahkeme heyetine karşı saygılı tutumu, verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak 2 yıl 1 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına" karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;

a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16 956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.

b) ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olarak kabul edilmesi mümkündür(Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16 956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı).

c) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, gizliliği sağlamak amacıyla örgütsel haberleşme aracı olarak ... ID numaralı ByLock kullanıcısı olan, örgütsel toplantılara katılan ve himmet veren sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

d) Tebliğnamedeki düzeltilerek onama talepli görüşte (e) bendinde gösterilen nedenle ve Bölge Adliye Mahkemesince tayin edilen sonuç ceza doğru olduğundan isabet bulunmamıştır.

e) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine. Ancak;

Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9 18 78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.

5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 esas 2015/1292 karar 26.10.2015 tarih, 2015/1565 3464 K.).

5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, yakalandıktan sonra soruşturma ve kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin faydalılık derecesi gözetilerek, belirlenen cezada 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun, azami hadde yakın bir indirim yapılması gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile fazla ceza tayini hukuka aykırıdır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde (e) numaralı bentte açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 26.12.2018 tarihli ve 2018/415 Esas, 2018/744 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının b bendi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.01.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararv.süreçüyeörgütüneolmatemyiztevdiinekararınsilahlıhukukîolgularcgnatgerekçesebepleriterörfetöpdyincelenenbozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:45:11

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim