Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/12545

Karar No

2023/1202

Karar Tarihi

13 Mart 2023

İNCELENEN KARARIN;

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2018/255 E., 2019/58 K.

SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29 ncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanuna eklenen geçici 5 nci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.10.2018 Tarih, 2018/146 Esas 2018/347 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 221 nci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 14.01.2019 tarih, 2018/255 Esas 2019/58 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

3.7188 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286 ıncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 02/09/2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle sanığın gönüllü olarak teslim olarak etkin pişmanlık kapsamında ifade verdiği için hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiğine, İstinaf mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının gerekçe içermediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 09.04.2018 tarihli ve 2018/6034 Sr., 2018/2799 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın "Silahlı Terör Örgütü Kurma veya Yönetme" suçunu işlediği iddiasıyla 5237 sayılı TCK'nın 314/1, 53, 63, 3713 sayılı Yasa' nın 3, 5 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık hakkında soruşturma aşamasında beyanı alınan R.K.'nin soruşturma aşamasında müdafii huzurunda alınan ifadesinde, örgüt evinde kendilerinden sorumlu olan Sakarya üniversitesi Elektrik ve Elektronik bölümünde öğrenci kod adı ... olan bir ev abisi olduğunu, ... kod isimli şahsın kendilerine örgüte ait birçok yazılı ve görsel videoların okutturulup izlettirildiğini, Fetullah Gülen hakkında övücü nitelikte konuşmalar yapıldığı şeklinde beyanda bulunarak ... kod adlı kişinin sanık ... olduğunu teşhis etmiştir.

Sanık hakkında soruşturma aşamasında beyanı alınan N.K.'nin soruşturma aşamasında müdafii huzurunda alınan ifadesinde, sanığın örgüt içerisinde ev abisi olarak faaliyet BBTM SALİH KOD Sinan Aksoy isimli şahsa bağlı olarak 2014 2015 ve 2016 yılları arasında faaliyet gösterdiğini, örgüt içerisinde aktif şahıslardan olduğunu beyan ederek sanığı teşhis etmiştir.

Tanıkların yukarıda belirtilen beyanları müdafii huzurunda alındığından ve sanığın etkin pişmanlık ifadesinde örgüt içindeki faaliyetlerini ikrar ettiği anlaşıldığından yargılamanın gereksiz uzamaması bakımından kovuşturma aşamasında bu kişilerin tekrar dinlenilmesine gerek görülmemiştir.

Sanığın kullanmış olduğu telefon hattıyla ilgili düzenlenen HTS analiz raporu incelendiğinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan haklarında işlem yapılan çok sayıda kişiyle görüşmeleri bulunduğu görülmüş olup bu durum sanığın örgütle irtibatını ortaya koyan bir yan delil olarak dikkate alınmıştır.

Tüm bu hususların değerlendirilmesi neticesinde, sanık hakkında beyanda bulunan tanık beyanlarından ve bizzat sanığın ikrarından anlaşıldığı üzere sanık ...'in 2011 2012 eğitim öğretim döneminde üniversite sınavlarına hazırlık amacıyla FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ait olan Çemberlitaş FEM Dershanesine gittiği, sınav sonrasında Sakarya Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümünü kazandığı, FEM Dershanesinde Matematik öğretmeni olarak görevli olan Abdullah veya Abdulkadir isimli şahsın yönlendirmesi ile Sakarya'da FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ait evlerde kalmaya başladığı, örgütle bu şekilde tanışan sanığın örgütün sohbet toplantılarına katılmaya başladığı, kendisine kod adı verildiği, bu aşamadan sonra örgüt içerisinde aktif görevler üstlendiği, İstanbul ilinde bulunan örgüt tabiri ile özel öğrenciler olan kişilerle ilgilenmesi için sanığa görev verildiği, örgütün mahrem şahıslarından olduğu, örgüt tabiriyle özel öğrenciler olan askeri öğrencilerle ilgilendiği, bu öğrencilerle gizliliğe riayet ederek ankesörlü telefonlarla irtibat kurduğu, örgüte ait evde buluştuğu bu öğrencilere örgüt elebaşısının kitaplarının okunması şeklinde sohbetler düzenlediği, askeri sınav sorularını sınava girecek örgüt mensuplarına verdiği, örgüt içerisinde yer alan abilerden talimatlar alan askerler yetiştirdiği ve bu kişilerin Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde yuvalanmasını sağladığı, örgüt üyeliği ile haklarında işlem yapılan kişilerle yoğun iletişim içinde olduğu nazara alındığında süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk içeren bu eylem ve faaliyetleriyle sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bir bağ kurarak örgüt hiyerarşisine dahil olduğu ve bu suretle FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kanaatine varılarak eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddeleri gereğince örgüt içindeki konumu, yaptığı faaliyetlerin örgütsel önemi ve yoğunluğu dikkate alınarak teşdiden cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Her ne kadar sanık hakkında silahlı terör örgütü kurma veya yönetme suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de bu suçla ilgili yukarıda açıklanan ilkeler ışığında sanığın, örgüt üyeleri arasında geniş bir alanda iş bölümü yapabildiğine, örgüt üyeleri üzerinde sevk ve idarede bulunabildiğine, örgütsel faaliyetlerin organizasyonunda, icrasında, harekete geçiren, engelleyen veya durduran olarak rol üstlenebildiğine ilişkin yeterli ve somut delil elde edilmediğinden sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanığın bilgi düzeyi, eğitim seviyesi, içinde bulunduğu sosyal ve kültürel çevre şartları ve en önemlisi örgüt içerisinde yapmış olduğu faaliyetlerin mahiyetleri itibarıyla örgütün nihai amacını bilen ve bilebilecek durumda olan kişilerden olduğu, bu yapıyla dini saiklerle irtibat kurduğuna dair bir savunması da olmadığı anlaşıldığından, sanığın TCK'nın 30 uncu maddesi kapsamında hata hükümlerinden faydalanamayacağı kanaatine varılmıştır.

Etkin pişmanlık konusu: Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/1565 Esas 2015/3464 Karar, 2015/1426 Esas 2015/1292 Karar, 2015/2201 Esas 2016/7629 Karar, 2017/1517 Esas 2017/4830 Karar, 2017/143 Esas 2017/873 Karar, 2017/1219 Esas 2017/3938 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere: sanığın, eylemlerinin işleniş biçimi ve niteliği nazara alındığında örgütün hiyerarşik yapısına dahil üyesi olarak kabul edilip, yakalandıktan sonra kendi bilgisi ölçüsünde, örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde örgütün yapısı ve faaliyetleri ile ilgili yeterli bilgi verdiği ve yargılama aşamasında pişmanlığını dile getirmek suretiyle etkin pişmanlık gösterdiği hallerde TCK'nın 314/2, 221/4 üncü maddelerine göre hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekir. TCK'nın etkin pişmanlığa ilişkin 221 inci maddesinin amaç, kapsam ve gerekçesi birlikte nazara alındığında, failin bilgisi dahilinde gerçekleşen faaliyetlerle ilgili ifade vermesi yeterli olup bu bilgilerin daha önceden güvenlik güçlerinin elinde olup olmadığının önemi yoktur. Kovuşturma aşamasında ise inkara yöneldiği anlaşılan sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması mümkün değildir. Sanık örgütte kısa süre faaliyet göstermiş ise de örgüte ne şekilde katıldığı, katılımına kimlerin vasıta olduğu, örgütte bulunduğu süre içerisinde irtibat kurduğu örgüt mensupları, varsa yardım edenler ile bu dönemde gerçekleşmiş ise eylemler hakkında samimi olarak bilgi vermemesi halinde TCK'nın 221/4 üncü maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması mümkün değildir.

Sanığın yakalandıktan sonra samimi ikrarda bulunduğu, örgüt içindeki konumuyla uyumlu şekilde örgütün yapısı ve üyeleri ile ilgili olarak nitelikli ve somut bilgiler verdiği, bu bilgilerin bazı örgüt mensuplarıyla ilgili davalarda delil olarak kullanıldığı, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosunun 30.04.2018 tarihli, 2018/6034CBS Sor. Sayılı ve ""Teşhis edilen şahıslar" konulu yazısında da belirtildiği üzere sanığın teşhis ettiği 36 şahıs hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü suçundan adli işlem yapıldığı, bu şahıslardan daha önce hiç soruşturması olmayan 14'ü hakkında yeni dosyalar oluşturulduğu anlaşılmış olup bu şekilde sanığın etkin pişmanlık gösterdiği gözetilerek ceza tayini sırasında hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmak suretiyle cezasında indirim yapılmıştır. Sanık, hakkında çıkarılan yakalama emri üzerine teslim olmak durumunda kaldığından TCK'nın 221/4 inci maddesinin birinci cümlesi değil ikinci cümlesi kapsamında uygulama yapılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 01.11.2018 tarihli, 2018/2700 Esas, 2018/3756 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere, iddianamede ve sanık ile müdafiinin hazır bulunduğu duruşmada açıklanan Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasında talep edilmediği halde, sanığa 5271 sayılı CMK'nın 226 ncı maddesi gereğince ek savunma hakkı tanınmadan TCK'nın 58/9 uncu maddesinin uygulanmasına karar verilmiş ise de, anılan maddenin bir ceza değil cezaya bağlı olarak uygulanacak infaz rejimi ile ilgili güvenlik tedbiri olması nedeniyle kazanılmış hak oluşturmayacağı ve savunma hakkının kısıtlanmış olmadığı anlaşıldığından; yine karardan sonra ifade tutanağı ve teşhis tutanağı dosyaya gönderilen Ferit Uyanık'ın sanık hakkındaki beyanının sanığın etkin pişmanlık gösterdiği ifadesinde kabul ettiği hususları içermesi nedeniyle ifadenin duruşmada sanığa ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması sonuca etkili görülmediğinden bu hususlar davanın yeniden görülmesi nedeni yapılmamıştır.

Gerekçeli karar başlığında, suç tarihinin yakalama ile temadinin kesildiği 08.03.2018 tarihi yerine 03.08.2018 olarak belirtilmesi ve sanığın gözaltı tarihlerinin 08.03.2018 19.03.2018 yerine 03.08.2018 19.03.2018 olarak belirtilmesi yerinde düzeltilmesi mümkün maddi hata kabul edilmiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 ... ve 2017/956 370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında, kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri ayrıntılı biçimde açıklandığı üzere; FETÖ/PDY, nihai amacı Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olan, kendine özgü özellikleri bulunan silahlı bir terör örgütüdür.

FETÖ/PDY silahlı terör örgütü, Türk Silahlı Kuvvetlerindeki yapılanma faaliyetleri kapsamında özel programlara göre yetiştirdiği ve Türk Silahlı Kuvvetlerine sızdırabildiği mensuplarını, örgütsel bağlarının devam ettirilmesi ve güçlendirilmesi maksadıyla, örgüt içerisinde "mahrem hizmetler" veya "çok hususi hizmetler" adı verilen ayrı bir birimiyle idare etmiş, askeri öğrencilik ve mezuniyet sonrasında askeri görev sürecinde mensuplarını "mahrem hizmetler abisi" adı verilen ve kod adı kullandırdığı sivil örgüt mensuplarına takip ettirmiştir.

Bu bağlamda sanığın hukuki durumu incelendiğinde, sanığın ... kod adı ile örgüte müzahir evlerde ev abiliği yaptığına, yine bir süre Hava Harp Okulundaki 2 öğrenciden sorumlu mahrem hizmetler abisi olarak örgüt içerisinde yer aldığına dair etkin pişmanlık içeren ifadesi, haklarında aynı suçtan soruşturma yürütülen R.K. ve N.K.'nin duruşmada okunan beyanları, konaklama kayıtları, teşhis tutanakları, HTS kayıtları ve dosya içerisinde bulunan diğer deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;

Yapılan yargılamaya, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, karar yerinde gösterilip incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınarak, savunmanın inandırıcı gerekçelerle reddedilmesine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından sanık müdafiinin talepleri yerinde görülmemiştir.

Ancak;

TCK'nın 58/9 uncu maddesi uyarınca terör örgütü üyesi olan sanık hakkında hükmolunan cezanın doğrudan mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi gerekirken "sanığın suç örgütü mensubu olduğunun kabul edilmesi sebebiyle TCK’nın 58/9 uncu maddesi yollamasıyla cezanın TCK’nın 58/6 ncı maddesi uyarınca birinci defa mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine" şeklinde karar verilmesi;

Etkin pişmanlıktan yararlanan sanık hakkında, kazanılmış hak oluşturmayacağı da nazara alınarak TCK'nın 221/5 inci maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi;

Hukuka aykırı, sanık müdafiinin istinaf istemleri bu nedenle yerinde görüldüğünden, bu aykırılık CMK'nın 280/1 a ve 303 üncü maddelerine göre yeniden yargılama yapılmaksızın giderilebilir yanılgı olmakla;

Tekerrür uygulanmasına dair hükmün 1inci fıkrasının 8 inci bendindeki "sanığın suç örgütü mensubu olduğunun kabul edilmesi sebebiyle TCK’nın 58/9 uncu maddesi yollamasıyla cezanın TCK’nın 58/6 ncı maddesi uyarınca birinci defa mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine" ibaresinin hükümden çıkarılarak, yerine "TCK'nın 58/9 uncu maddesi uyarınca terör örgütü üyesi olan sanık hakkında hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine" ibaresinin; 1 inci fıkranın 9 uncu bendi olarak “Sanık hakkında TCK’nın 221/5 inci maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ibaresinin hükme eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

26.02.2018 tarihinde hakkında yakalama kararı verilen sanığın, MERNİS adresinde bulunamadığı, 08.03.2018 tarihinde ise kendiliğinden teslim olduğu ve etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirterek örgütün yapısı ve örgütte kaldığı süre ile uyumlu bilgiler verdiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nın 221 inci maddesinin, 4 üncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanması gerekirken normun uygulanmasında düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 14.01.2019 Tarih, 2018/255 Esas 2019/58 sayılı

Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca uyarınca Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.03.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararsüreçv.üyesalihörgütüneolmatemyiztevdiinekararınsilahlıhukukîolgularsebeplerigerekçemernisterörfetöpdyincelenenbozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:26:34

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim