Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/9574
2023/1199
13 Şubat 2023
MAHKEMESİ Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde çocuğunu örgütle iltisaklı okula göndermenin ve Zaman Gazetesi'ne abone olmanın müsnet suç yönünden delil ya da örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceği belirlenmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.06.2017 tarih 2017/123 E. 2017/16 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 04.06.2018 tarih, 2017/550 E. 2018/355 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27/04/2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle sanığın örgütle irtibatının olmadığına, yetersiz delille sanık hakkında cezaya hükmedildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık ...'in ... ili . ilçesinde giyim mağazası işletmecisi olduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün sözde lideri Fetullah Gülen'in örgüt kapsamında faaliyet gösteren Bank.yı kurtarmaya yönelik Ocak 2014 tarihinde para yatırılması talimatından sonra Bank.daki hesabının fiilen kullanıldığı, bu kapsamda 01.09.2014 tarihinde 8.500,00 TL, 09.06.2015 de 15.000,00 TL, 22.07.2015 de 13.000,00 TL, 27.07.2015 de 66.750,00 TL, 04.09.2015 tarihinde 14.285,00 TL akit paranın hesaba yatırıldığı, 08.11.2013 tarihinde "yurt öğrenci giysi alımı" açıklamalı 13.083,90 TL EFT yapıldığı, 23.12.2013 tarihinde "parasız yatılı öğrencilerin giyecek bedeli" açıklamalı 8.718,31 TL havale yapıldığı, yine 13.11.2014 tarihinde 13.360,09 TL "yurt öğrenci giyim alımı" açıklamalı havale bulunduğunun tespit edildiği, bankacılık işlemlerinin sürekli şekilde devam ettiğinin bilirkişi raporundan anlaşıldığı, Bank .nın 23.07.2016 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan BDDK kararı ile FETÖ terör örgütüne irtibat ve iltisakı nedeniyle kapatıldığı, sanığın FETÖ terör örgütüne irtibat ve iltisakı nedeniyle 15.07.2016 tarihli darbe teşebbüsü girişiminden sonra çıkartılan KHK'ler ile kapatılan. Sanayici ve İşadamları Derneğinde 04.04.2011 ile 21.04.2016 tarihleri arasında üyeliğinin bulunduğu, sanığın . numaralı sabit hattı ile Bank ... ile 2536 arama kaydının bulunduğu,. Eğitim Hizmetleri A.Ş. ile 4 görüşmenin bulunduğu, . Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından örgütün özel okul yapılanmasında yer alması sebebiyle tutuklu bulunan şüpheliler .i, . ve.ile görüşmelerinin bulunduğu,.numaralı GSM hattı ile Bank Asyadan 51, Zaman gazetesinden.'dan 41, .ten 11 mesaj aldığı, . Medya Dağıtım A.Ş. ile 53 arama aranma ve mesaj kaydı bulunduğu, ... Katılım Bankası ile 53 arama aranma mesaj kaydı bulunduğu, yine aynı hat ile haklarında FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçlamasından soruşturma yapılan birçok kişi ile telefon görüşmelerinin olduğu, sanığın müşterek çocuğunun . Kolejinde 2015 2016 eğitim ve öğretim dönemi sonuna kadar öğrenim gördüğü, bu okulun FETÖ/PDY terör örgütü irtibatı nedeniyle 15.07.2016 tarihinde yaşanan darbe girişimi sonrasında kapatıldığı, sanığın örgütün yayın organı olan Zaman gazetesi abonesi olduğunu ikrar ettiği, tanık ...'ın sanığın örgüt, sohbet ve toplantılarına iştirak ettiğini doğruladığı, diğer tanık ...'nın kendisine ait bir başkasından satın aldığı evde ikamet eden öğrenciler ile kira sözleşmesi yapmak istediğinde sanığın örgütün Akşehir'deki evlerini kast ederek Akşehir'de 15'e yakın evlerinin bulunduğunu, kira ödemesinde problem olmayacağını beyan edip sözleşmeyi kiracı sıfatıyla imzaladığı, yurt dışı kayıtları incelendiğinde sanığın 2015 yılında Akşehir'den bir grup ile Güney Afrika'ya, 2013 yılında Tanzanya ülkesine ziyaret amaçlı gittiği, sanık savunmasında bu ülkelerdeki FETÖ/PDY'ye ait okulları ziyaret etmediğini dile getirmiş ise de, sanığın sosyal çevresi, yaşadığı bölge, yaptığı ..., gidilen ülkelerin coğrafi konumu ve mesafesi, belirtilen ülkelerde FETÖ/PDY'nin çok sayıda okulunun bulunması göz önüne alındığında sanık savunmasının inandırıcı bulunmadığı, sanığın yukarıda izah edildiği gibi suç tarihi öncesinde Bank Asyada bulunan hesap üzerinde terör örgütü liderinin talimatı doğrultusunda hesaba para yatırmış olması, FETÖ terör örgütü ile irtibat ve bağlantısı tespit edilen . Sanayici ve İşadamları Derneğine üyeliğinin bulunması, müşterek çocuğu.'i 2016 yılı haziran ayına kadar FETÖ/PDY bağlantılı . Kolejine göndermiş olması, HTS kayıtları içeriğine göre haklarında aynı suçtan soruşturma yapılan çok sayıda kişi ile sıkça görüşmesi, FETÖ/PDY irtibatı nedeniyle kapatılan kurum ve kuruluşlarla telefon görüşmesi yapması, 2015 yılında Güney Afrika ziyareti ve 2013 yılındaki .ziyareti, dosya içerisinde bulunan kira kontratı sureti göz önüne alındığında FETÖ mensubu şahıs ve öğrencilerin barındığı örgüt evinde ikamet etmediği halde kiracı sıfatıyla kontratta isminin bulunması nedeniyle örgüt faaliyeti ile fiilen ilgilendiğinin sabit olması birlikte değerlendirildiğinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olup bu örgüte üye olduğu, örgüt üyeleri ile organik bağ içerisinde bulunduğu, sanığın eylemlerinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimsediğini gösterir şekilde yoğunluk, süreklilik ve çeşitlilik arz ettiği, bu haliyle sanığın silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunu işlediği mahkememizce kabul edilmiş, suç konusunun önem ve değeri, sanığın amaç ve saiki, suç kastının yoğunluğu, örgüt üyeliği kriterlerinin birçoğunun sanıkta birleşmesi göz önüne alınarak sanığın TCK 314/2 maddesi gereğince cezalandırılmasına, atılı suçun 3713 sayılı Kanun'un 3.maddesinde sayılı suçlardan olması nedeniyle verilen cezanın 3713 sayılı Kanun'un 5/1 maddesi gereği yarı oranında artırılmasına karar verilmiş, sanığın sabıkasız geçmişi, yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki etkisi göz önüne alınarak hakkında TCK'nın 62 nci maddesi uygulanmıştır.
Her ne kadar sanık üzerine atılı silahlı terör örgütü üyeliği suçlamasını kabul etmemiş ise de, FETÖ terör örgütü ile bağlantısı tespit edildiği için kapatılan . Sanayici ve ... Adamları Derneğine üyeliğinin bulunması, Bank Asyada terör örgütü liderinin talimatı sonrasında hesap artışının olması, ilgili hesabın suç tarihi itibariyle halen faal olması, FETÖ terör örgütü ile bağlantılı olduğu için kapatılan kurum ve kuruluşlar ile haklarında FETÖ terör örgütü üyeliği soruşturması yapılan birçok kişi ile çok sayıda görüşme ve mesajlaştığının HTS analiz raporundan tespit edilmiş olması, 2013 ve sonrasında Tanzanya ve Güney Afrika ziyaretlerinin örgütün bu ülkelerdeki okullarını ziyaret kapsamında yapıldığı izlenimi, müşterek çocuğunun örgüt bağlantılı . Kolejinde öğrenci olması, FETÖ mensubu şahıs ve öğrencilerin barındığı örgüt evinde ikamet etmediği halde kiracı sıfatıyla öğrenciler adına sözleşme imzalamış olması, tanıklar ... ve ...'ın anlatımları, sanığın eylemleri ile örgütün hiyerarşik yapısına dahil olup terör örgütüne organik bağ ile bağlı olduğunun anlaşılması birlikte değerlendirildiğinde sanık savunması kendisini suçtan kurtarmaya yönelik kabul edilmiş, savunmaya itibar olunmamış, cezalandırılması düşünülmüş, mevcut deliller sanığın mahkumiyeti için yeterli olduğundan dijital materyallerin incelenme sonucu beklenmemiş, sanığın mahkumiyetine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ". Cumhuriyet Başsavcılığı Emanet Memurluğunun 2016/423 sırasında kayıtlı sanık ...'ten el konulan . marka cep telefonu, bu telefona takılı . marka hafıza kartı ile sim kartın imajı alındıktan sonra sanığa iadesi ile imajlarının dosyada delil olarak saklanması gerektiği gözetilmeden, . C. Başsavcılığı Emanet Memurluğunun 2016/423 sırasında kayıtlı sanık ...'ten el konulan Nokia marka cep telefonu, bu telefona takılı . marka hafıza kartı ile sim kartın dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi hukuka aykırı" ancak düzeltilmesi mümkün bulunmuş, kararda başkaca bir isabetsizlik bulunmamıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16 956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b) Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir(Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (... özel kısım syf. 263 266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280).
Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220. maddesinin 7. fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir.
Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314 üncü maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir.
Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9 242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir.
c) Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir(TCK madde 21/1). Fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen bir kimse, kasten hareket etmiş olmaz(TCK madde 30/1). 5237 sayılı TCK’nın, “Hata” kenar başlıklı 30/1.maddesinde düzenlenen suçun maddi unsurlarında hata şartlarının gerçekleştiği durumlarda, sanığın kasten hareket ettiğinden bahsedilemeyecek ve somut olayda tipik eylem gerçekleşmiş olsa da 5271 sayılı CMK’nın 223/2 c maddesi gereğince beraat kararı verilecektir.
Hata(yanılma); kişinin tasavvuru, zihninden geçirdikleri ile gerçeğin birbirine uymaması anlamına gelen bir kavramdır. Hata kural olarak iradenin oluşum sürecine etki eder ve gerçeğin yanlış biçimde tasavvuru veya bilinmesi nedeniyle irade bozulmuş olarak doğar. Failin tasavvurunun konusu dış dünyaya ait bir şeye ilişkin olabileceği gibi, normatif dünyaya (kurallar alanına) dair de olabilir. Dış dünyayla ilgili şey olduğundan farklı bir biçimde algılanması halinde unsur yanılgısından (tipiklik hatası), normatif dünyaya ait gerçekliğin farklı biçimde değerlendirilmesi halinde ise yasak hatasından bahsedilir. Kısaca unsur hatası bir algılama hatası olduğu halde, yasak hatası bir değerlendirme hatasıdır.
Dairemizin 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı dosyasında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; FETÖ/PDY terör örgütünün, başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanında büyük bir kesimce böylece algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce erişinceye kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, örgütün ustaca gizlenen amacını bilenler ve bu amaçla örgütte görev alanlar açısından, suç tarihine bakılmaksızın ve suç tarihinden önce anılan yapının terör örgütü olduğuna ilişkin bir mahkeme kararı verilmiş olması da aranmaksızın hata savunmalarına itibar edilemeyeceğinde kuşku bulunmamakta ise de; terör örgütü olduğunu bilmeksizin içinde yer alan veya yardım eden sanıklar yönünden mensup olduğu ya da yardım ettiği yapının Anayasal düzeni zorla değiştirme, Anayasaya uygun olmayan yöntemlerle iktidarı ele geçirmeyi amaçlayan bir terör örgütü olduğunu veya terör örgütüne dönüştüğünü anladığı veyahut expost bir değerlendirme ile dış aleme yansıyan olay ve olgular itibariyle kendisinden anlamasının beklendiği tarihten itibaren davranışları ile bu örgütten ayrılma iradesini ortaya koyup koymadığı ve bu bağlamda TCK’nın 30/1. maddesinde düzenlenen suçun maddi unsurlarında hata şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği somut olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Dosya kapsamına göre; bylock kullanıcısı olmayan ve örgütsel bir konumu da tespit edilemeyen, Ermişler Onur Giyim isimli ... yerini çalıştırarak esnaflık yapan sanığın Bank Asyadaki 08.11.2013 tarihli 13.083,90 TL'lik "yurt öğrenci giysi alımı", 23.12.2013 tarihli 8.718,31 TL'lik "parasız yatılı öğrencilerin giyecek bedeli", 13.11.2014 tarihli 13.360,09 TL'lik "yurt öğrenci giysi alımı" açıklamalı havale ve EFT işlemlerinin örgüte yardım kastıyla yapıldığına dair dosyaya yansıyan bir delil bulunmadığı, sanığın 2009 yılından itibaren Özel Reyhan Koleji'ne ait formaların satışını yaptığı yönündeki beyanları da gözetildiğinde söz konusu işlemlerin ticari faaliyet kapsamında yapılmış olabileceği, 2015 yılında örgüte ait öğrenci evlerinden birini, ev sahibinin bir esnafı kefil olarak istemesi nedeniyle kendi adına kiraladığını beyan ettiği ancak bu evin kira ödemesini sanığın yaptığına dair bir delil bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın eylem ve faaliyetlerinin örgüt üyeliği suçu için öngörülen çeşitlilik ve yoğunluk boyutuna ulaşmadığı, örgütle irtibatının sempatizanlık düzeyini aşıp hiyerarşik yapıya girdiği her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmaması karşısında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan CMK'nın 223/2 e maddesi gereğince beraatine karar vermek gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulmasının,
d) Sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9 üncü maddesinin gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/6,7 inci maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu görülmekle tebliğnamedeki onama isteyen görüşe iştirak olunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 04.06.2018 tarih, 2017/550 Esas 2018/355 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca uyarınca ... 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:34:27