Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/28231
2023/118
18 Ocak 2023
TUTUKLU
DURUŞMA TALEPLİ
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2022/313 E., 2022/351 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği hükmolunan cezanın süresine göre şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2022 tarihli ve 2021/406 Esas, 2022/92 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 10 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 18.03.2022 tarihli ve 2022/313 Esas, 2022/351 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, sabit hatların HTS kayıtlarının elde ediliş şeklinin hukuka aykırı olduğuna, müvekkilinin cep telefonunun HTS kayıtları ile müvekkilinin arandığı iddia edilen ankesörlü/kontörlü sabit telefonların HTS kayıtlarının ham halinin dosyaya dahil edilerek bilirkişi görevlendirmesi yapılması gerektiğine, müvekkili ile ilgili iddia edilen arama kayıtlarına ilişkin baz ve karşı baz verileri karşılaştırılarak birbiri ile uyumlu olup olmadıklarının ortaya konulması gerektiğine, içeriği tespit edilemeyen HTS kayıtlarının tek başına mahkumiyete yeterli delil olmayacağına, müvekkiline yöneltilen arama iddialarının örgütsel bir faaliyetle ilgisinin olmadığına, isnat edilen ardışık aramaların yanlış olduğuna, Yargıtayın kriterleri çerçevesinde iddia konusu aramaların örgütsel arama olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığına, ...'nin iddialarının genel ve soyut nitelikte olduğuna, etkin pişmanlıktan yararlandığına, kendisini ceza yargılamasından kurtarmak, tutuklanmamak ve ifadesine inandırıcılık katmak adına diğer isimlerin yanı sıra müvekkilinin de ismini eklediğine, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, İbrahim K.'nin 17 25 Aralık 2013 öncesine ilişkin beyanda bulunduğuna, müvekkilinin FETÖ üyesi olmadığını ortaya koyan delillerin görmezden gelindiğine, müvekkili açısından silahlı terör örgütüne üye olma suçunun unsurlarının oluşmadığına, mahkeme kararında gerekçe yükümlülüğünü karşılamadığına, tahliye ve beraat taleplerine vs. ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
''...Kayseri 12. Hava Ulaştırma Üs Komutanlığında en son üsteğmen rütbesinde askeri personel olarak görev yaparken FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı nedeniyle mesleğinden ihraç edildiği anlaşılan sanık tarafından kullanıldığı değişik kurum ve kuruluşlara beyan edilen, ayrıca soruşturma ve kovuşturma aşamasında da kabul edilen ve bilirkişi raporlarıyla da sanık tarafından kullanıldığı tespit edilen 0532 (...) (..) (..) numaralı hattın 01.01.2009 31.12.2016 tarihleri arasına ilişkin HTS kayıtlarının temini ve bu kayıtların incelenmesine dair 31.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere; 21.05.2011 26.10.2015 tarihleri arasında Ankara, İstanbul, Kayseri ve Yalova illerinde bulunan ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün mahrem askeri yapılanmasında görevli örgüt mensupları tarafından da kullanıldığı tespit edilerek ATAÇ programına dahil edilen
sabit hatlardan çok sayıda aranma kaydının bulunduğu, ayrıca sanıkla ardışık olarak arandığı tespit edilen ... Ç. isimli askeri personel ile yoğun irtibatının olduğu, yine Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca aynı suçtan hakkında dava açılan ..T. isimli Hava Kuvvetlerinde Yüzbaşı rütbesindeki askeri personelle sanığın aynı tarihlerde aynı okulda bulundukları, ayrıca tespit edilen sabit hatlara ilişkin HTS kayıtlarının temini ile incelenmesine dair 31.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda da;
21.05.2011 tarihinde Cumartesi günü saat 12.17.19'da ... E. K.(teğmen) ile
15.10.2011 tarihinde Cumartesi günü saat 09.49.11'de ... Ç. (üsteğmen) ile,
15.10.2011 tarihinde Cumartesi günü saat 10.21.27'de ... Ç. (üsteğmen) ile,
22.04.2012 tarihinde Pazar günü saat 18.24.03'de ... Ç. (üsteğmen) ile,
09.09.2015 tarihinde Çarşamba günü saat 23.02.29'da Ali T. (üsteğmen) ile toplamda 5 kez ardışık olarak arandığı,
Ayrıca; 16.08.2010, 23.07.2012, 08.05.2015, 16.05.2015, 10.08.2015, 12.08.2015, 11.09.2015, 07.10.2015, 26.10.2015 tarihlerinde olmak üzere 8 kez de sivil şahıslar adına kayıtlı telefonlarla peş peşe arandığı, ayrıca 4 kez de söz konusu sabit hatlardan münferit olarak aranmış olduğu tespit edilmiştir. Söz konusu arama aranma kayıtları incelendiğinde aramaların kahir ekseriyetle hafta sonu ve mesai saatleri dışına denk geldiği, arama yapılan ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün mahrem askeri yapılanmasında görevli kişiler tarafından da kullanıldığı tespit edilen sabit hatların farklı bölgelerde bulunan büfe, tekel bayi, market gibi iş yerlerinde kullanılan ve kontörlü telefon olarak halk arasında tabir edilen sabit hatlar ile ankesörlü sabit hatlardan oluştuğu,
Sanık ile ardışık olarak aranan kişiler göz önüne alındığında;
Hava Kuvvetlerinde görevli teğmen, üsteğmen rütbelerinde askeri personel oldukları, ... Ç. isimli ardışık aranılan askeri personelin sanığın devresi olduğu ve aralarındaki HTS kayıtlarından da anlaşıldığı üzere sanıkla irtibatlı bir kişi olduğu, ... T. isimli askeri personelin askeri okulda görevli olduğu ve örgüt mensuplarıyla irtibatlı olarak onlardan aldığı talimatlara göre hareket eden örgüt mensubu olduğuna dair tanık beyanlarının bulunduğunun anlaşıldığı,
Mahkememizce dinlenilen ... K.'nin aşamalarda değişmeyen ve tutarlı beyanlarında; FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün mahrem askeri yapılanmasında görev aldığını ve bu kapsamda Ankara ilinden İstanbul iline giderek sanık ile birlikte Hava Harp Okulunun son sınıfında öğrenim gören ve kod adlarını bildiği 4 kişilik grupla ilgilendiğini, sanığın da Ömer kod adını kullanan ve bu grup içerisinde yer alan, örgütsel görüşmelere katılan ve örgütün takip ve kontrolünde olan askeri personel olduğunu doğruladığı, ayrıca ... Z. isimli tanığın da yine örgütün mahrem askeri yapılanmasında Ankara ilinde 2002 yılında takip ederek örgüt tarafından askeri okullara hazırlanan 2 ortaokul öğrencisinden birinin ... isimli ... sanık olduğunu ve hava okuluna gittiğini belirttiği anlaşılmakla söz konusu tanık beyanları ile tespiti yapılan ardışık, periyodik ve tekil aranmalar ile ardışık aranılan askeri personeller hakkındaki tespitler göz önüne alındığında; sanığın
Ankara ilinde orta okul öğrencisi olduğu dönemde örgüte ait evlerde askeri lise sınavlarına hazırlandırıldığı ve örgüt tarafından askeri liseye yerleştirildiği, akabinde Hava Harp Okuluna devam eden sanığın yine FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün Türk Silahlı Kuvvetlerinin içerisine sızarak içeriden elde etmesine yönelik mahrem askeri yapılanmasında yer alan askeri personellerden birisi olduğu, örgütün mahrem askeri yapılanmasında görevli ve örgüt jargonunda öğretmen olarak adlandırılan örgüt mensuplarının takip ve kontrolünde bulunduğu, söz konusu örgüt mensuplarıyla örgüte ait evlerde gizli bir şekilde düzenlenen örgütsel toplantılara katıldığı, tanınmamak amacıyla ... kod adını kullandığı anlaşılmıştır.
Bu şekilde sanığın örgütün hususi bölüm olarak adlandırdığı mahrem askeri yapılanmasına dahil ettiği askeri personel olduğu, örgütün takip ve kontrolünde bulunduğu, örgütün mahrem askeri yapılanmasında görevli kişiler tarafından aranılarak örgütsel faaliyetler ve toplantılar konusunda kendisiyle görüşmeler yapıldığı, bu suretle yoğunluk, çeşitlilik ve süreklilik gösteren eylemleriyle örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve örgüt üyesi olduğu hususunda kuşku bulunmadığı ve üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği yapılan yargılama ve toplanan delillerle sabit olmakla, sanığın ortaokul döneminden başlayarak örgüt içerisinde yer alması, Hava Kuvvetlerine sızdırılan üsteğmen rütbesindeki askeri personel olarak örgütün kontrolündeki örgütsel konumu, örgüt içerisinde yer aldığı uzun zaman dilimi, eylemlerinin nitelik, mahiyet ve yoğunluğu da gözetilmek suretiyle TCK'nın 61 inci maddesi uyarınca anılan gerekçelerle TCK'nın 314/2 nci maddesi uyarınca cezalandırılması yoluna gidilirken mahkememizce alt sınırdan uzaklaşma gereği hasıl olmuştur...''
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği ancak İlk Derece Mahkemesi tarafından gerekçeli karar başlığında suç tarihinin yanlış yazılmasını mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak gördüğü anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükümde; dosya kapsamındaki ankesör/büfe sorgu raporu, ankesör/büfe ATAÇ Sorgu Analiz Değerlendirme tutanağı, 15.12.2021 tarihli bilirkişi raporu, tanıklar ... K., ... Z., ... G. G.'nin beyanları göz önüne alındığında; Dairemizin 13.11.2019 tarihli 2018/5526 – 2019/6842 sayılı kararında detayları belirtildiği şekilde örgütün iletişim yöntemi olduğu kabul edilen ardışık arama ve ankesörlü telefon ile haberleşme yöntemlerince sanığın örgütün mahrem imamları tarafından ardışık yöntemle arandığı, sanığın örgütte askeri mahrem yapılanma içerisinde bulunduğu, kod adı kullandığı, dolayısıyla sanığın örgütün hiyerarşik yapısına girerek silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği anlaşılmakla; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapılması, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlenmesi, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilenmesi, özleri değiştirilmeksizin tartışılması, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırılması, eylemin doğru olarak nitelendirilmesi ve kanunda öngörülen suç tipine uyması, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulanması nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 18.03.2022 tarihli ve 2022/313 Esas, 2022/351 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:44:13