Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3062
2023/11716
20 Aralık 2023
İTİRAZ EDEN: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
İTİRAZ EDİLEN DAİRE KARARI: Yargıtay (Kapatılan)16. Ceza Dairesinin, 27.05.2016 tarihli ve 2015/4635Esas, 2016/4480 ... kararı
İTİRAZ EDİLEN İLAMA KONU MAHKEME
KARARI: İstanbul 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2013 tarih, 2008/502 E. 2013/385 ... karar
SUÇ: Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, üye olma ve yardım etme, tefecilik, suçtan kaynaklanan
malvarlığı değerlerini aklama
Yargıtay (Kapatılan)16. Ceza Dairesinin, 27.05.2016 tarihli ve 2015/4635 Esas, 2016/4480 ... ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.10.2021 tarihli ve KD 2021/81980 ... itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde 5271 ... Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 ... Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.10.2021 tarihli ve KD 2021/81980 ... itiraznamesine göre itiraz sebepleri özetle şöyledir; "Yüksek Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığımız arasındaki uyuşmazlık sanık ... hakkındaki müsadereye ilişkin hükmün onanmasına ilişkin olup diğer sanık ... hususlara ilişkin Yüksek Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığımız arasında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Konunun daha sağlıklı anlaşılabilmesi için öncelikle dava safahatının izahında zaruret bulunmaktadır.
Sanığın da aralarında bulunduğu bir kısım sanıklar hakkında "Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, üye olma ve yardım etme, Tefecilik, Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlarından 2006 2007 yıllarında soruşturmaya başlanmış ve bir kısım sanıkların ev ve iş yerlerinde yapılan aramada döviz ve TL (YTL) cinsinden paralara el konulup söz konusu paralar Şişli Cumhuriyet Başsavcılığının 2007/2704 emanet eşya sırasına kayıt edilmiştir. Buna göre 17.10.2007 18.10.2007 tarihindeki aramalarda;
Sanık ...'dan 156.580 TL, 224.171 USD, 55.725 EURO,
Sanık ...'den 1075 TL,
Sanık ...'den 1900 TL ve 6900 USD,
Sanık ... Dekohen'den 50.000 TL',
Dava dışı başka dosya sanığı ... ...'dan ise 12.400 TL'ye el konulduğu anlaşılmaktadır.
Ancak el konulan paraların emanet eşya makbuzunda " Kendisinden Eşya El Konulan Şahsın Kimliği" sütununda el konulan kişilerin ayrı ayrı isimleri yerine dosyası tefrik edilen "Gidia Elfaze ve arkadaşları" şeklinde yazıldığı, bozma kararı öncesi verilen 03.05.2013 tarih ve 2008/502 2013/385 Esas Karar ... hükümde emanetteki eşyalar hakkında ise hatalı bir biçimde sanık ismi belirtilmeksizin zoralım kararı verilip emanetteki paralardan USD, EURO VE 50.000 TL'nin yalnızca 50.000 TL'sine el konulan sanık ... Dekohen'e iadesine, arta kalan ve kime ait olduğu dosya kapsamından anlaşılamayan 171, 955 TL'nin ise suçtan elde edilen gelir olması nedeniyle kanun adı ve maddesi yazılmaksızın zoralımına karar verildiği ve " Emanet defterinin 2007/2704 sırasında kayıtlı 55.725 Euro, 231.071 USD ve 221.955 TL'nin 50.000 TL sanıklardan Brijit Sinyore Dekohen'e istek halinde iade edildikten sonra arta kalan 171.955 TL'nin suçtan elde edilen gelir olması nedeniyle ZORALIMINA" şeklinde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Sanıklar ..., ... ve Brijit Sinyora Dekohen hakkında bozma kararı üzerine yeniden yapılan yargılamada İstanbul 28.Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/382 2017/256 Esas Karar ve 05.12.2017 tarihli kararı ile sanıklar hakkında atılı suçlardan zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilip adli emanette kayıtlı 6900 USD ve 1900 TL'nin sanık ...'e, 1075 TL'nin ...'ye 50.000 TL'nin ise Brijit Sinyora Dekohen'e iadesine karar verilmiş olup verilen kararın Yargıtay incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği ancak zoralım ya da sanık ...'nın el konulan paraları hakkında yeniden herhangi bir karar verilmediği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamından 12.400 TL'nin başka dosya sanığı ... ...'a 22.09.2008 tarihinde, 1.900 TL ve 6.900 USD'nin 07.03.2018 tarihinde sanık ...'e, 50.000 TL'nin 15.05.2018 tarihinde Brijit Sinyora Dekohen'e, 1075 TL'nin ise sanık ... müdafiine 13.03.2018 tarihinde iade edildiği ancak sanık ...'dan alınıp el konulan yukarıda yazılı miktarlardaki döviz ve TL cinsinden paralar hakkında herhangi bir karar verilmediği, Yargıtay onamasından geçen bozmadan önceki ilk hükümdeki kime ait olduğu dosya kapsamından anlaşılamayan ancak sanık ... hakkında müsadere yönünden hüküm kurulurken "171, 955 TL'nin ise suçtan elde edilen gelir olması nedeniyle zoralımına" ilişkin kararın onanması nedeniyle bu zoralım (müsadere) kararı yönünden gerek mahkeme hükmünün gerek Yargıtay ilamının yasal ve yeterli gerekçe içermediği, bu haliyle infazda tereddüte yol açacak mahiyette olduğu anlaşılmaktadır.
Yüksek Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 27.05.2016 ... ve 2015/4635 2016/4480 Esas Karar ... kararıyla "......171, 955 TL'nin ise suçtan elde edilen gelir olması nedeniyle zoralımına" karar verilmesi nedeniyle sanık ... müdafiinin sanığa ait paraların iadesi yolunda maddi hata yapıldığı, sanık hakkında beraat ve düşme kararları verildiği gözetilerek paraların iadesinin yapılması yönündeki taleplerinin ise mahkeme tarafından 12.03.2018 03.05.2018 09.05.2019 13.03.2020 tarihlerinde "...paralar hakkında daha önce kararlar verildiği, Yargıtay incelemesinden geçtiğinden" bahisle paraların iadesine ilişkin taleplerin reddine dair kararlar verilmiş olması, söz konusu kararların itiraz mahiyetinde olup, yukarıda arz ve izah edildiği üzere Yargıtay denetiminden geçen zoralıma ilişkin karara itiraz edilmesi zarureti hasıl olmuştur.
Bu kapsamda;
Öncelikle;
1 Sanık ... hakkında atılı suçlardan beraat ve düşme kararlarının verilmiş olması nazara alınarak, emanette kayıtlı sanıktan elde edilen paralarla alakalı olarak bir an için suçtan elde edilen gelir olması kaydıyla mahkumiyet kararı olmasa bile müsadere kararı verilebileceği öne sürebilir ise de; zoralıma konu paraların hangi suçtan ya da hangi sanık (sanığın kendisi de dahil) ya da sanıkların eylemlerinden elde edilen gelir olduğu yasal ve yeterli olarak gerekçeye yansıtılmadan soyut bir biçimde " Emanet defterinin 2007/2704 sırasında kayılı 55.725 Euro, 231.071 USD ve 221.955 TL'nin 50.000 TL sanıklardan Brijit Sinyore Dekohen'e istek halinde iade edildikten sonra arta kalan 171.955 TL'nin suçtan elde edilen gelir olması nedeniyle ZORALIMINA", karar verilmesi usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiği gibi infazda da tereddüte yol açtığı anlaşılmaktadır.
2 Ayrıca TCK'nın 55 inci maddesi gereğince müsadere talebiyle kamu davası açılmasına karşılık TCK'nın 54 ya da TCK'nın 55 inci maddelerinden hangisinin tatbik edildiği karar yerinde gösterilmeden soyut bir biçimde "zoralım" kararı verilmesi ve bu kararın onanması suretiyle karar verilmesi suretiyle CMK'nın 232/6.maddesine muhalefet edilmiş olması da usul ve kanuna aykırılık teşkil etmektedir."
II. GEREKÇE
Mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde, sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet savcısı ve herkesi inandıracak şekilde olması, Yargıtay'ın tutarlılık denetimini yapabilmesi için kararın dayandığı tüm verilerin, bu verilere mahkeme tarafından ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, bu suretle dava konusu eylemin oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise suç olarak tanımlanıp tanımlanmayacağı konusundaki mahkeme kabulünün duraksamaya yol açmayacak biçimde karar yerinde gösterilmesi gerekir.
Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, üye olma ve yardım etme, tefecilik, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlarından yargılanan ve fakat yargılama sonunda hiç bir suçtan mahkumiyet hükmü kurulmayan sanık hakkında, özellikle İstanbul 28.Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/382 Esas 2017/256 ... dosyası getirtilip özellikle mahkeme kararının 2 nolu fıkrası gözetilerek, sanığın konutunda yapılan arama sonrası 17.10.2007 tarihinde saat 09.30 itibari ile tutulan ev arama el koyma yakalama tutanağı, sanığın işyerinde yapılan arama sonrası 17.10.2007 tarihinde saat 16.00 itibari ile tutulan işyeri arama el koyma yakalama tutanağı, masak ve bilirkişi raporları, Şişli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/4922 müteferrik numaralı 18.10.2007 tarihli kararı,Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı hazırlık bürosunun suç eşyası defterinin 2007/2704 sırasında kayıtlı emanet makbuzu ve dosya münderecatına uygun olarak hangi sanıktan veya nerede yapılan arama neticesinde elkonulduğu ve hangi surette doğrudan/açıkça suçtan kaynaklanan malvarlığı değeri ya da bizzat suç teşkil eden eşya/malvarlığı olduğuna dair olgusal belirleme ve gerekçeler ile uygulama maddeleri karar yerinde gösterilmeden "Emanet defterinin 2007/2704 sırasında kayıtlı 55.725 Euro, 231.071 USD ve 221.955 TL'nin 50.000 TL sanıklardan Brijit Sinyore Dekohen'e istek halinde iade edildikten sonra arta kalan 171.955 TL'nin suçtan elde edilen gelir olması nedeniyle ZORALIMINA”karar verilmesi suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/1, T.C. Anayasası'nın 141/2, CMK'nın 34/1 ve 230/1 c maddelerine de aykırılık oluşturacak biçimde gerekçesiz hüküm kurulması hukuka aykırı olduğundan itiraz sebepleri yerinde bulunmuştur.
III. KARAR
-
Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
-
5271 ... Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay (Kapatılan)16. Ceza Dairesinin 27.05.2016 tarihli ve 2015/4635 Esas, 2016/4480 ... onama ilâmının, münhasıran müsadereye dair kısmının KALDIRILMASINA, diğer bölümlerinin aynen mahfuziyetine.
3.İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre temyizin kapsamı itibariyle münhasıran sanık ...'ya yönelik müsadere yönünden yapılan incelemede;
Mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde, sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet savcısı ve herkesi inandıracak şekilde olması, Yargıtay'ın tutarlılık denetimini yapabilmesi için kararın dayandığı tüm verilerin, bu verilere mahkeme tarafından ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, bu suretle dava konusu eylemin oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise suç olarak tanımlanıp tanımlanmayacağı konusundaki mahkeme kabulünün duraksamaya yol açmayacak biçimde karar yerinde gösterilmesi gerekir.
Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, üye olma ve yardım etme, tefecilik, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlarından yargılanan ve fakat yargılama sonunda hiç bir suçtan mahkumiyet hükmü kurulmayan sanık hakkında, özellikle İstanbul 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/382 Esas 2017/256 ... dosyası getirtilip özellikle mahkeme kararının 2 nolu fıkrası gözetilerek, sanığın konutunda yapılan arama sonrası 17.10.2007 tarihinde saat 09.30 itibari ile tutulan ev arama el koyma yakalama tutanağı, sanığın işyerinde yapılan arama sonrası 17.10.2007 tarihinde saat 16.00 itibari ile tutulan işyeri arama el koyma yakalama tutanağı, masak ve bilirkişi raporları,Şişli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/4922 müteferrik numaralı 18.10.2007 tarihli kararı, Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı hazırlık bürosunun suç eşyası defterinin 2007/2704 sırasında kayıtlı emanet makbuzu ve dosya münderecatına uygun olarak hangi sanıktan veya nerede yapılan arama neticesinde elkonulduğu ve hangi surette doğrudan/açıkça suçtan kaynaklanan malvarlığı değeri ya da bizzat suç teşkil eden eşya/malvarlığı olduğuna dair olgusal belirleme ve gerekçeler ile uygulama maddeleri karar yerinde gösterilmeden "Emanet defterinin 2007/2704 sırasında kayıtlı 55.725 Euro, 231.071 USD ve 221.955 TL'nin 50.000 TL sanıklardan Brijit Sinyore Dekohen'e istek halinde iade edildikten sonra arta kalan 171.955 TL'nin suçtan elde edilen gelir olması nedeniyle ZORALIMINA” karar verilmesi suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/1, T.C. Anayasasının 141/2, CMK'nın 34/1 ve 230/1 c maddelerine de aykırılık oluşturacak biçimde gerekçesiz hüküm kurulması,
Hukuka aykırı sanık müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görüldüğünden İstanbul 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2013 tarih ve 2008/502 Esas, 2013/385 ... kararının 5271 ... Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, oy birliğiyle BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 ... Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 28. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.12.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:37:12