Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/16249

Karar No

2023/1170

Karar Tarihi

13 Mart 2023

İNCELENEN KARARIN;

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2018/2156 E., 2018/2727 K.

SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2018 tarihli ve 2017/813 Esas, 2018/130 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62'nci maddesinin birinci fıkrası, 53'üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58'inci maddesinin dokuzuncu ve altıncı fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

  2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.12.2018 tarihli ve 2018/2156 Esas, 2018/2727 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 11.10.2021 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A.Sanık müdafiinin temyiz istemi, savunma hakkının kısıtlandığına, 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendine aykırı davranıldığına, bylock listeleri ile dayanağı olan dijital materyallerin eksik araştırma ile 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi kapsamında hukuka uygun olarak elde edilip edilmediğinin tespit edilmediğine, bylock delilinin hukuka uygun yöntemle elde edilmediğine, hukuka aykırı delillerin hükme esas alınamayacağına, bylock teknik raporunun dosyada bulunmadığına, dosyada bulunmayan evrak ve materyaller var sayılarak yargılama yapıldığına, ByLock listeleri hukuka uygun delil kabul edilse dahi içeriğinde suç unsuru tespit edilmeden mahkumiyet kararı verilemeyeceğine, sanığın ByLock programını kullandığına ilişkin beyanının da atılı suçun delili olamayacağına, sanığın ikrarının mutlak delil olamayacağına, örgüt üyeliği suçunun maddi ve unsurlarının oluşmadığına, yalnızca bir programını kullanmanın tek başına örgüt üyeliğinin delili olamayacağına,

B.Sanığın temyiz istemi, İlk Derece Mahkemesinde ByLock kullandığını ikrar etmesine ve pek çok isim ve olayı anlatmasına rağmen dosya kapsamı ile uyuşmayacak gerekçe ile etkin pişmanlık hükümlerini tartışmadan karar verdiğine, teşdit gerekçesinin olmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi kapsamında hata hükümlerinin değerlendirilmediğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve etkin pişmanlık kurumlarından faydalanmak isteyip istemediğinin sorulmadığına, ByLock delilinin tarafına okunmadığına, tekraren ve daha detaylı olarak etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğine, buna ilişkin samimi beyanlarının ekte olduğuna, temyiz dilekçesi ekinde bildiklerini anlattığına, bu kapsamda etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk derece mahkemesince Bylock Tespit ve Değerlendirme Tutanağına göre sanığa ilişkin profil bilgilerinin; ID: 244025, Kullanıcı Adı: berkay45, Şifre: asaf, 45 olduğu, son online tarihinin 13.05.2015, 19:14:51 olduğu, sanığa ait 244025 ID'ye bağlı istatistiklere göre giriş sayısının log olarak 11, alınan mesaj sayısının log olarak 13, gönderilen mesaj sayısının log olarak 11, alınan mail sayısının log olarak 29, okunan mail sayısının log olarak 17, giden arama sayısının veri olarak 1, eklediği arkadaş sayısının log olarak 1 olduğu, sanık da mahkemede gelen evraklara karşı alınan savunmasında "bylock kullandım ancak etkin bir kullanıcı değilim kullandığım için de pişmanım, bylockta kullanıcı adı olarak Berkay45 belirlemiştim herhangi bir nedeni yoktur. Ancak şifre kısmındaki Asaf çocuğumun ismidir. 45 memleketim Manisa'nın plakasıdır" şeklinde savunmada bulunduğu hususlar birlikte değerlendirildiğinde dosyaya kayıtlı bu bylock kayıtlarının sanık tarafından bizzat kullanıldığının sabit olduğu,

Sanığın ByLock tespit edildiği iddia edilen telefonu ile ByLock serverında kullanılan 46.166.160.137, 46.166.164.176, 46.166.164.177, 46.166.164.178, 46.166.164.179, 46.166.164.180, 46.166.164.181, 46.166.164.182, 46.166.164.183 ip adresleriyle bağlantısını gösterir kayıtların BTK'dan CD ortamında gelmiş olduğu, yapılan incelemesinde sanığın söz konusu ByLock iplerinden sonu .177 .181 iplerine 13.08.2014 ile 17.03.2015 tarihleri arasında çok kez bağlantı kurulduğu tespit edilmiş olduğu,

Bu kapsamda; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yönetici/üyelerinin kullanımı için oluşturulmuş ve münhasıran bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan ağ özelliğini bilerek (kasten), sisteme ancak şifre ile girilebilen dönemde "berkay45" kullanıcı adı ve "asaf,45" şifresi ile ByLock haberleşme programını kullandığı tespit edilmiş olduğu,

Silahlı örgüt üyeliği suçu; silahlı bir örgütün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek gönüllü olarak örgüt hiyerarşisine dahil olmayı tercih etmek suretiyle işlenmektedir. Bu bakımdan eylemin iradi olması ve örgüte iştirak bilinç ve iradesiyle hareket edilmiş olması gerekir. Suç, örgüte üye olma fiilinin gerçekleştiği anda tamamlanmakla birlikte, üyelik süresince eylem temadi etmektedir. Örgüte üye olmak fiili bir katılma olup örgüte üye olmak için örgüt yöneticilerinin rızasının varlığına gerek yoktur. Tek taraflı iradeyle bile örgüte katılmak mümkündür.

Delillerin bütün olarak değerlendirilmesinde sanığın üzerine atılı FETÖ PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sabit olduğu mahkememizce kabul edilmiş, sanığın tamamen inkara yönelik olan savunmasına yukarıda açıklandığı üzere delillerin mahiyeti ve ispat gücü anlamında mahkemede bir tereddüt yaşanmadığından itibar edilmemiş olduğu,

Suçun işleniş biçimi, sanığın emniyet teşkilatı içerisinde suç tarihinde polis memuru olması ve dolayısıyla bir kamu görevlisi olmasına rağmen bu görevini de sadakat yükümlülüğünü ihlal ederek görevini kötüye kullanmak suretiyle yüklenen suçu işlemesi, örgütün haberleşme sistemi olan bylock isimli programı kullanması nedeniyle tespit edilen kastının yoğunluğu ve eylemi nedeniyle meydana gelen tehlike ve zararın ağırlığı dikkate alınarak sanık hakkında ceza tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği sonucuna varılmış olduğu belirlenerek sanığın silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından İlk Derece Mahkemesi hüküm fıkrasının 3713 sayılı Kanunun 5/1 maddesinin belirlendiği paragrafında hesap hatası sonucu "7 yıl 12 ay" yerine "8 yıl" yazılmış ise de, verilen sonuç cezanın doğru olduğu anlaşılmakla, bu husus eleştirilmekle yetinilerek İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

A. Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16 956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Ayrıntıları (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı Kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.

B. ByLock iletişim sistemi, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı ve yasal yöntemlerle elde edildiği kabul edilmiştir.

C. Sanığın, 02.07.2021 tarihli temyiz dilekçesi ile etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini bildirip bu yönde bilgi vermesi karşısında, sanığın duruşmada hazır edilerek beyanlarının alınıp, vereceği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumlarına uygun faydalı bilgiler olup olmadığı eldeki bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle verilen karar hukuka aykırı bulunmuştur.

D. Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.12.2018 tarihli ve 2018/2156 Esas, 2018/2727 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca uyarınca İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.03.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

örgütünesilahlıkararterörolmahukukîtemyizfetöpdyincelenentevdiinev.kararınüyesüreçolgulargerekçesebepleribozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:26:34

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim