Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/16649

Karar No

2023/1150

Karar Tarihi

13 Mart 2023

İNCELENEN KARARIN;

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2018/1997 E., 2018/1354 K.

SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi hükmünün

kaldırılarak mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.05.2018 tarihli ve 2018/343 Esas, 2018/322 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

  1. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.12.2018 tarihli ve 2018/1997 Esas ve 2018/1354 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

  2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 06.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın bylock isimli haberleşme programını kullanmadığına, sanığın babasının görüşmesinin hükme esas alınamayacağına, tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğine, sanık hakkında beraat kararı verilmesine ve sair sebeplere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanık hakkında Erzurum İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube müdürlüğü görevlilerince düzenlenen araştırma tutanağına göre A. E. ... adına kayıtlı olup kendi kullanımında olan 05 2182 numaralı GSM hattı ve 357 3517 İMEI numaralı cihazı ile ilk tespit tarihi 07.09.2014 tarihi olmak olmak üzere bylock programını cep telefonlarına yükleyerek kullandığının tespit edildiği, HTS kayıtları ve sanığın savunmasından bu hattın sanığın kullanımında olduğunun sabit olduğu, her ne kadar sanık alınan savunmasında suçlamaları inkar ederek ByLock programını kullanmadığını, indirmediğini beyan etmiş ise de, 05 2182 numaralı hattı ile 07.09.2014 tarihinde ilk erişimini yaptığı, 12.12.2014 tarihine kadar sistemi kullandığı, dosyada bulunan ByLock hts baz kayıtları ile hts arama kayıtlarındaki baz bilgilerinin karşılaştırılmasında sanığın aynı tarihlerde aynı baz istasyonlardan sinyal aldığının görüldüğü, bu şekilde dosyada bulunan ByLock tutanağı, bylock Baz kayıtları, HTS kayıtları ve dosya kapsamından; sanığın örgütün kullanımına münhasır olan bylock programını kullandığı hususunda tam bir vicdani kanaat oluştuğu, dosyada bulunan araştırma tutanağına göre, sanığın babası olan Y. Kara'ya ait 117576 İD nolu kullanıcı ile K. Servi'ye ait 2720 İD nolu kullanıcı arasında 29.09.2015 tarihinde yapılan mesajlaşmalarda örgütsel "katalog" evliliğin yapılmasına ilişkin yazışmaların bulunduğu, nitekim bu yazışmalardan 20.12.2015 tarihinde yapılan mesajlaşmada sanığın babasının K. isimli kişiye; "biz dr beyi beğendik. Sadece gerçekten iyi bir ŞAKİRT Mİ" "onu öğrenmeye çalışıyoruz kızımın ablalarının rrfrtansi ile bir süreç başladı", "fakat dr beyin varsa eğer gerçekten o taraftan ise o abilerinin de durumu sorması gerekiyor bildiğim kadarıyla" şeklinde yazışmaların bulunduğu, bu mesajlaşmalardan sanığın örgüt içerisinde hiyerarşiye bağlı olduğu, örgütün katalog denilen evliliği ile eşini bulduğu, nitekim dosya arasına alınan nüfus kaydına göre 09.05.2016 Tarihinde bu yazışmalardan sonra eşiyle evlendiğinin anlaşıldığı, açıklanan gerekçelerle sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli mesajlaşma programı olan BY LOCK isimli programı kullanmak suretiyle üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği anlaşılmış olup sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılan sanığın Aile Hekimi olarak görevli olduğu, FETÖ/PDY terör örgütünce münhasıran gizli haberleşme sistemi olarak kullanılan ByLock isimli programı kullandığı, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının olmadığının bildirildiği, 05 21 82 numaralı GSM hattı ve 357 3517 IMEI numaralı cep telefonuyla ilk tespit tarihi 07.09.2014 olmak üzere ByLock programını kullandığının tespit edildiği, ByLock IP adreslerine bu GSM hattı üzerinden 5810 kez bağlandığı, CGNAT kayıtlarının dosya içerisine alındığı, CGNAT kayıtları ve baz bilgilerinin sanığın adresiyle uyumlu olduğu, dosya içerisinde bulunan sanığın babası olan Y. Kara'ya ait 117576 ID numaralı kullanıcı ile K. Servi'ye ait 2720 ID numaralı ByLock kullanıcısı arasında 29.09.2015 tarihinde yapılan mesajlaşma içeriğinde, sanığa ilişkin bilgilerin yer aldığı, sanığın babasının K. Servi'ye gönderdiği mesajlarda "abi bi maruzatımız var, kızım doktor mezun oldu, ayrıca anatomiden doktorası var, öğrenci evlerinde kalıyordu biliyorsun biz dr. Faruk güllüceyi makul gördük, sadece iyi bir şakirt mi ona bakın, kızımın ablaları tarafından süreç başlatıldı" şeklinde ifadelerin yer aldığı, sanığın örgütiçi evlilik yaptığı, nüfus kayıt örneğine göre bu yazışmalardan sonra Faruk Güllüce ile evlendiği, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan S. Ö.'nun düzenlediği toplantılara sanığın da katıldığını ifade ettiği, sanık ve bu örgütün yapısı içerisinde yer alan babasıyla ilgili ayrıntılı beyanda bulunduğu, teşhis işlemini yaptığı, ByLock tespiti, sanığın babası Y. Kara'nın ByLock yazışma içerikleri, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan S. Ö.'nun beyanı, usulüne uygun teşhis işlemi ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın bu şekilde örgüt hiyerarşisi içerisinde yer alarak üzerine atılı suçu işlediği kanatine varılmakla cezalandırılmasına karar vermilmiştir.

IV. GEREKÇE

1 Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16 956 Esas ve 2017/370 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilmekle,

ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutunun tayini açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporu getirtilmesi ,

2 Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan tanık S. Ö.'nun, doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1 2 5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanunun 181/1 maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3 d ve Anayasanın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; tanığın alınan ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek CMK’nın 181/1 ve 210. maddelerine muhalefet edilmesi ve yine tanık dinleme yetkisi bulunmayan kolluğun bilgi sahibi sıfatıyla dinlediği bu şahsın beyanlarının doğrudan hükme esas alınamayacağının gözetilmemesi,

3 Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesinin kurduğu hükümde değişiklik yapılmamış olması karşısında, CMK'nın 280/2. madde ve fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken, Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilerek aynı hükmün kurulması,

4 Sanığın 02.03.2022 tarihli dilekçesi itibarıyla, sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirtmesi karşısında, hükmün kesinleşmesine kadar etkin pişmanlıkta bulunma imkanı da gözetilerek öncelikle sanığın duruşmada hazır edilerek ayrıntılı bir şekilde beyanlarının alınması, daha sonra vermiş olduğu bilgilerin, sanığın örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun doğruluk ve faydalılık durumunun ilgili birimlerden sorulması ile sonucuna göre sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılarak bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.12.2018 tarihli ve 2018/1997 Esas, 2018/1354 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdiren Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.03.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararv.süreçüyeörgütüneolmatemyiztevdiinekararınşakirtsegbissilahlıhukukîolgularcgnatgerekçesebepleriterörfetöpdyincelenenbozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:26:34

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim