Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/17

Karar No

2023/1137

Karar Tarihi

9 Mart 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/772 E., 2019/667 K.

SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

İTİRAZA KONU KARAR: Onama

İTİRAZ EDEN: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 10.11.2022 tarihli ve 2021/21678 Esas, 2022/7643 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.12.2022 tarihli ve KD 2019/72025 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ

Sanık hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Bürosunun

2017/68532 sayılı soruşturmasında gizli tanık olarak dinlenen "Garson" adlı kişiden ele geçirilen Mikro CD kart içerisinde Ankara Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı tarafından yapılan ve dosya içerisine gönderilen veri inceleme raporunda, sanığın tüm liste içerisinde derece 1 "..." (FETÖ mensubu olup kendisini tamamen örgüte teslim eden ancak zaafları olan kişi), güncel listede 2015 Mart Alan "...", Alan "..." olarak nitelendirilip kodlandığı dikkate alındığında,

Veri inceleme raporunda vekili olarak gösterilen ve hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliğinden soruşturma yürütülen ve sanıkla aynı yerde çalışan polis memuru H. A.'nın tanık sıfatıyla dinlenilmesi ve sanığın zümre başkanı olarak gösterilen F. ile öğretmeni H.'nin açık kimliklerinin araştırılarak tespit edilmeleri halinde tanık sıfatıyla dinlenilmeleri gerekirken eksik inceleme ile beraat hükmü kurulması ve beraat hükmünün onanmasına ilişkin Yüksek Daire kararının usul ve kanuna aykırı olduğundan bahisle itirazın kabulüne, onama ilamının kaldırılmasına ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının talebinin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi, itirazın yerinde görülmemesi halinde bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE

Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay ( Kapatılan )16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere;

Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.

Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm İşlemek İçin Örgütlenme, S. 383 vd.).

Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir

örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (... Özel Kısım S.263 266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt S. 28, Özgenç Genel Hükümler S.280).

Herhangi bir örgütsel kod adı kullanmayan ve örgütsel iletişim ağına dahil olmayan, hakkındaki veri inceleme raporuna göre, " ..." olarak nitelendirilen sanığın vekili, zümre başkanı ve öğretmeni konumundaki şahıslara dair bilgiler içermesi karşısında, sanığın vekili olarak gösterilen polis memuru H. A.'nın tanık sıfatıyla dinlenmesi, sanığın öğretmeni olarak gösterilen H. ile zümre başkanı F. isimli kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliğinden soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin araştırılarak, soruşturma yürütüldüğünün tespit edilmesi durumunda söz konusu dosyaların getirtilip incelenmesi ve beyanlarının okunması; gerekirse tanık olarak dinlenmelerinin sağlanarak CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi, tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği kabulü nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.

III. KARAR

  1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,

  2. 5271 sayılı Kanun'un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 10.11.2022 tarihli ve 2021/21678 Esas, 2022/7643 Karar sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA,

  3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2019 tarihli ve 2019/33 Esas, 2019/129 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.03.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafkararıüyebaşvurusununörgütüneolmatevdiinekararınitirazkabulünesilahlısebeplerigerekçeesastanterörfetöpdyitirazınınkaldırılmasınaincelenenreddibozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:27:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim