Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/39878

Karar No

2023/1113

Karar Tarihi

9 Mart 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2022/803 E., 2022/1019 K.

SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.09.2022 tarihli ve 2022/120 Esas, 2022/151 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, TCK'nın 62 inci maddesinin birinci fıkrası, Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas 2015/85 sayılı kısmi iptal Kararındaki hususlar gözetilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası, 58 inci maddenin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 Yıl 10 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.

  2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 06.10.2022 tarihli ve 2022/803 Esas, 2022/1019 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 20.11.2022 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle,

1.Bank ... hesabının talimat tarihinden 3 yıl önce açılmış bir hesap olduğu, hiçbir para hareketi olmadığı, mahkumiyete gerekçe gösterilmesinin hukuka aykırı olduğu,

2.Mahkemenin SGK kaydından çıkarım yaparak sanığın örgüt üyesi olduğu demek suretiyle kurduğu teşdit gerekçesinin hukuk sistemiyle izahının mümkün olmadığı,

3.ByLock verilerinin henüz hakim kararı olmaksızın incelendiğinin Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararıyla sabit olduğu,

4.ByLock değerlendirme ve tespit tutanağındaki IP bilgileri ile BTK tarafından sunulan HIS (CGNAT) bilgilerinde gösterilen IP numaralarının birbirini tutmadığı,

5.Sanığın kesinlikle ByLock programını kullanmadığı,

6.BTK tarafından gönderilen HIS (CGNAT) bilgileri ile internet bağlantı (GPRS/WAP) bilgisinin karşılaştırılmadığı, bilirkişi raporu alınarak tüm çelişkilerin giderilmesi gerektiği,

7.Mahkeme gerekçesinde geçtiğini ancak HTS kayıtlarının mevcut olmadığı ve sinyal bilgileri ile karşılaştırma yapılmadığı,

8.Sanığın önce tutuklanarak hiçbir mahkeme kararı olmaksızın ne şekilde temin edildiği bilinmeyen emniyet çıktısı ile işlem tesis edilmesi, tutuklandıktan yaklaşık 8 ay sonra mahkeme kararının talep edilmesi açıkça özel hayatın gizliliğinin ihlali olduğu,

9.Tanık beyanlarının çelişkili olduğu, mahkemenin sanığın aleyhine olan her ifadeyi doğru kabul edip, lehe olan ifadelere gerekçesinde yer vermediği,

  1. Tanık L.K.'nın sanığın ByLock programını kullandığını ve kendisinde ekli olduğunu iddia ettiğini ancak ekli olmadığı, tanık A.S. B.'un beyanlarının 2014 yılı öncesine ait olduğu,

11.Tanık beyanlarının CMK'nın 217 inci maddesinin gerekçesinde sayılan durumların yanında CMK'nın 148 inci maddesinde belirtilen yollarla elde edilen deliller kapsamında ve hukuka aykırı olduğu,

  1. Suçun unsurlarının oluşmadığı, sanığın örgütle ne şekilde bir bağ içerisinde olduğunun somut bir şekilde ortaya konulmadığı gibi bu yönde soyut dahi olsa bir değerlendirme yapılmadığı,

  2. Evrensel hukuk ilkelerinin ihlal edildiği, kararın bozulması, sanığın tahliyesi, beraat kararı verilmesi ve sair sebeplere

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; sanığın örgüt tarafından gizli haberleşmeyi sağlamak için kullanılan ByLock isimli programı ''436023'' ve ''435988'' ID numaralı iki farklı ByLock hesabı ile kullandığı, örgüte ait öğrenci evinde kalması ile başlayan irtibatını örgütün öğrenci yapılanması içerisinde ev ablalığı, bölgecilik, bölge talebe mesullüğü gibi çeşitli görevler üstlenerek 17/25 Aralık öncesi ve sonrasında devam ettirdiği, yine bu vazifeler çerçevesinde örgüt tarafından düzenlenen toplantılara katılarak kendisinden sorumlu kişilerden talimatlar aldığı, öğrenci evlerinde sohbet verdiği, kendi bölgesine ait evler ve evlerde bulunan öğrencilerle ilgilendiği anlaşılarak mevcut delillere sabit olduğu üzere bu kapsamda sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütüne üyelik için gerekli olan amaç hedef doğrultusunda süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik unsurlarını gerçekleştirdiği, sanığın faaliyetlerinin FETÖ/PDY terör örgütüne karşı sempati ve iltisak boyutunu aşan, sanığın mahkemece tespit edilen ve değerlendirilen eylemlerinin örgüt üyesi olduğunu ispat etmeye yeterli örgütsel faaliyetler kapsamında değerlendirileceği gözetilerek, sanığın eylemlerini suç tarihine kadar da kesintisiz devam ettirdiği, eylemlerinin yoğunluğu, çeşitliliği ve sürekliliği gözetildiğinde FETÖ/PDY terör örgütü ile organik bağının açık ve aşikar bulunduğu, bu nedenle de sanığın üzerine atılı FETÖ/PDY terör örgütüne üye olma suçunu işlediği mahkemece kabul edilmiştir.

Temel cezanın ne suretle belirleneceğini tayin eden 5237 sayılı TCK'nın 61 inci maddesinin koyduğu ölçütlerden birisi de meydana gelen zararın ve tehlikenin ağırlığıdır. FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yapmış olduğu darbe teşebbüsünün ortaya çıkardığı zarar ve tehlikenin ağırlığı, suçun işleniş biçimi suçun konusunun önem ve değeri, sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın izah edilen delillerle iki farklı hesap ile ByLock programını kullaması, yine örgüt ile irtibatının başladığı tarihten ititbaren örgütün öğrenci yapılanmasında görev alarak ev ablalığı, bölgecilik, bölge talebe mesullüğü çeşitli görevlerde bulunduğu hususları göz önünde bulundurulduğunda sanığın kabul edilen eylemlerinin yoğunluğu ile suçun işleniş biçimi, suçun konusunun önem ve değeri, sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı ve örgüt içerisindeki konumu dikkate alınarak örgüt üyeliği suçundan alt sınırdan bir miktar uzaklaşılmak suretiyle karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;

a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16 956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararı ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.

b)Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen, Yargıtay ( Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edilmesi mümkündür.

c)Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, 436023 ve 435988 ID numaraları üzerinden ByLock kullanıcısı olduğu, ByLock tespit ve değerlendirme tutanakları ile içerikleri itibariyle tespit edilen, ByLock hesabında ekli kişiler arasında sanığın eşinin de bulunduğu anlaşılan, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı içeriğine göre ByLock iletişim sistemini örgütsel iletişim amacıyla kullanan, sohbetlere katıldığı, sohbet düzenlediği, bölgecilik ve bölge talebe mesullüğü gibi çeşitli görevler üstlendiği yönünde tanık anlatımları bulunan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair ilk derece mahkemesi kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

d) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 06.10.2022 tarihli ve 2022/803 Esas, 2022/1019 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.03.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararsüreçv.üyeörgütünehükmünolmatemyizisteminintevdiinekararınsilahlıhukukîolgularonanmasınagerekçesebeplericgnatesastanterörfetöpdygprswapincelenenreddi

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:27:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim