Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/19209
2023/110
18 Ocak 2023
T. C.
Y A R G I T A Y
- C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
TUTUKLU
İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi: Ceza Dairesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
Temyiz Edenler : Sanık ve müdafii
Tebliğname Görüşü : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.07.2018 tarihli ve 2017/622 Esas, 2018/447 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi dokuzuncu fıkrası, 63 ncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
-
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 23.05.2019 tarihli ve 2018/969 Esas ve 2019/797 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04.11.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; tanıkların pişmanlık yasasından faydalanabilmek maksadı ile okulda tanıştıkları tüm öğretmenleri örgüt üyesi olarak gösterdikleri, beyanlarında 2013 yılı öncesi faaliyetler olarak belirttikleri, bu beyanlar doğru kabul edilse bile sanığın 2013 yılı öncesi eylemlerinin terör örgütüne üye olma fiilini oluşturmadığı, çalıştığı kurumlarda geçimini sağlamak amacı ile çalıştığını ve bu çalışmalarının örgüte hizmet etmek amacı taşımadığını, sanığın Bank ... kayıtları incelendiğinde bankayı kurtarmaya yönelik bir para akışının söz konusu olmadığı, cüzi miktarlı işlemler yaptığı, tanık beyanlarının çelişkili olduğu, sanığın Bylock kullanıcısı olmamasının örgüt üyesi olmadığının göstergesi olduğunu, okullarında okumadığını, evlerinde kalmadığı ve cemaat toplantılarına katılmadığını, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğu, bu nedenle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
Sanığın temyiz aşamasında 16.12.2022 tarihli verdiği dilekçesindeki temyiz istemi; hakkındaki yargılamadan dolayı tutuklu olup üç aylık hamile olduğunu, sevk edildiği kurum doktoru tarafından düşük yapma riski bulunduğunu, diğer çocuğunun psikolojik olarak zorluklar yaşadığını, bu nedenle tahliyesinin talep ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla TCK'nın 314/2 maddesi ve sair sevk maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, tanıkların mahkeme huzurunda verdiği ifadelerinde, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisaklı olduğuna, örgüt içerisinde Büyük Bölge Talebe Mesullüğü (BBTM) yaptığına, sohbet veren konumunda olduğuna ilişkin beyanlarda bulunduğu, sanığın FETÖ / PDY silahlı terör örgütüne müzahir kurumlarda çalıştığı, sanığın yaptığı görev nedeniyle edindiği bilgi, tecrübe ve örgütteki konumu itibariyle bu oluşumun bir silahlı terör örgütü olduğunu bilebilecek durumda olduğu, sanığın örgüte bilinçli olarak katıldığı ve katılma sürecinden sonra eylemlerini sürdürdüğü, özellikle örgütün silahlı unsurlarının olduğunu bildiği, buna rağmen bu örgüte katılım gösterdiği, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun işlenmesi için şahsın illaki silah kullanmasının gerekmediği, örgütün silahlı örgüt olduğunu bilmesinin yeterli olduğu, sanığın da irtibat içerisinde kalarak bu hususları bildiği halde örgüte katılım gösterdiği, böylelikle üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek TCK'nın 314/2. maddesi, 3713 sayılı Yasanın 5/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına, ancak verilen cezada sanığın yapmakta olduğu örgütteki konumu göz önüne alınarak alt sınırdan uzaklaşılmasına ve verilen cezadan TCK'nın 62. maddesi gereği 1/6 oranında indirim yapılmasına ve sanık hakkında neticeten 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği tespit edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere, tanık beyanlarına ve dosya kapsamına göre, anılan örgüt evlerinde 2010 2015 yılları arasında kalarak, Büyük Bölge Talebe Mesullüğü yapan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemekle, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Anayasanın 138/1. maddesi hükmü, TCK'nın 61/1. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca; sanık yönünden suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken, temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak kabul edilmesi suretiyle TCK'nın 61/3 maddesine aykırı davranılması nedeniyle, sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 23.05.2019 tarihli ve 2018/969 Esas, 2019/797 Karar sayılı kararında karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Sanığın ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Anabilim Dalı'nın 13.12.2022 tarih 062 1479 sayılı raporuna göre; 12 hafta 5/7'lik gebe olduğu, 5275 sayılı Kanun'un 16/4. maddesi uyarınca infazının geri bırakılabileceği ve 116. maddesi gereğince, bu hükmün tutuklular hakkında da uygulanabileceği gözetilerek, sanığın tutuklulukta geçirdiği süre ve bozma gerekçesi de dikkate alınarak 5271 sayılı CMK'nın 109/3 a maddesi gereğince "yurt dışına çıkmamak" adli kontrol tedbiri uygulanmak suretiyle TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değilse derhal SALIVERİLMESİ için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:44:13