Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/17563
2023/1065
9 Mart 2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2020/106 E., 2020/473 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
- Çorum 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.12.2019 Tarihli, 2019/338 Esas ve 2019/158 sayılı Kararı
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesi ikinci fıkrası (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 25.06.2020 Tarihli, 2020/106 Esas ve 2020/473 sayılı Kararı
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
- Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 23.02.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 25.06.2020 tarihli ve 2020/106 Esas, 2020/473 sayılı Kararına karşı sanıklar ... müdafi Av. ... ve ... müdafi Av. Muahammed Emin Zorlu'nun temyiz istemleri; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyesi olma suçundan delil yetersizliği nedeniyle CMK'nın 223/2 e maddesine dayanılarak Beraat kararı verilmiş, oysaki CMK'nın 223/2 b maddesinden Beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
- Sanık ... hakkında ;
Yapılan yargılama neticesinde sanığın eylemleri, sanık hakkındaki beyanlar ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; Sanığın Bank Asyada 4484148 müşteri numarası ile hesabının bulunduğu, hesap hareketlerinin incelenmesinde ...'in 2014 Şubat ayına kadar hesabında bakiyesi bulunmaz iken 2014 Şubat ayında 16275,13 TL, 2014 Nisan ayında 15158,6 TL, 2014 Haziran ayında 15475,85 TL, 2014 Eylül ayında 16071,67 TL, 2014 Aralık ayında 16221,07 TL bakiyesinin bulunduğu, (21.02.2014 tarihinde 16090,67 TL tutarında katılım hesabı açtığının tespit edildiği), sanık hakkında düzenlenen masak raporu incelendiğinde Aralık 2015'de hesap bakiyesinin 18.056 TL olduğunun, Temmuz 2016'da 23.523 TL olduğunun tespit edildiği,
- Sanık ... hakkında;
Yapılan yargılama neticesinde sanığın eylemleri, sanık hakkındaki beyanlar ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; Sanık ...'in 80881 müşteri numarası ile hesabının bulunduğu, hesap hareketlerinin incelenmesinde ...'in 2013 Aralık ayında hesabında bakiyesi bulunmaz iken 2014 Ocak ayında 1100 TL, 2014 Mart ayında 423,01 TL, 2014 Nisan ayında 14723,01 TL, 2014 Mayıs ayında 16003,83 TL, 2014 Ağustos ayında 14297,25 TL, 2014 Kasım ayında 15495,95 TL, 2014 Aralık ayında ise bakiyesinin 17844,58 TL olduğu, (24/01/2014 tarihinde hesabına 1100 TL tutarında hesaba kasadan yatırma şeklinde, 21.02.2014 tarihinde 15970,36 TL tutarında, 17.03.2014 tarihinde 1000 TL turarında kasadan yatırma işlemi yaptığının tespit edildiği), sanık hakkında düzenlenen Masak raporu incelendiğinde, Kasım 2014'de bakiyesinin 15.496 TL olduğunun, Mart 2015 'de 20.352 TL olduğunun, Hazirn 2015'de 25.332 TL olduğunun, Eylül 2015'de 19.834 TL olduğunun tespit edildiği,
Tüm bu hususların birlikte değerlendirilmesinde; Sanıkların Bank ... hesap hareketleri incelendiğinde, hesap hareketliliğinin ve artışın bankanın TMSF'ye devrinden sonra da devam ettiği, dikkat çeken işlem ya da tarihin görülmediği, işlemlerin rutin bankacılık faaliyeti kapsamında değerlendirildiği,
Toplanan deliller ve yapılan yargılama neticesinde; FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne, bu örgütün amacını bilerek mensup olduklarına ve örgüte yardım ettiklerine dair, her türlü şüpheden uzak ve somut delil bulunmayan sanıkların, açıklanan gerekçe ve dosya kapsamı neticesinde yapılan yargılama sonucunda oluşan vicdani kanıya göre 5271 s. CMK 223/2 e maddesi gereğince atılı suçtan beraatlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, sanık ile ilgili aşamalarda ileri sürülen iddia ve delillerin istinaf denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilenip tartışıldığı, dosya kapsamındaki mevcut delil durumuna göre FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve dahil olmadan bilerek ve isteyerek yardım ettiği konularında her türlü şüpheden uzak, kesin, somut delil bulunmayan sanık ile ilgili mahkemece yapılan değerlendirmenin ve ulaşılan vicdani kanının tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, verilen hükümde usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından, incelenen dosyaya göre istinaf başvurusunda ileri sürülen nedenler yerinde görülmeyerek istinaf başvurusunun CMK'nın 280/1 a madde, fıkra ve bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Ayrıntıları (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 Esas ve 2017/5155 sayılı Kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere: Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ; canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.)
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır. (... özel kısım syf. 263 266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280)
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde:
Dosyada mevcut Bank ... hesap kayıtları, MASAK Raporu ve sanık savunmalarına göre; katılım hesapları açma, para yatırma, para çekme gibi bankacılık işlemlerinin hesap hareketliliğinin ve artışın bankanın TMSF'ye devrinden sonra da devam ettiği ve savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyen sanığın, Bank ... hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemlerinin dışında değerlendirilemeyeceği ve savunmalarının aksini ispat eden başkaca bir delil elde edilemediği gözetildiğinde, eylemlerinin örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermemesi karşısında, örgüt üyesi olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmadığı, ayrıca sanığın örgüt liderinin talimatı doğrultusunda, örgüte yardım kastıyla hareket ettiği de tespit edilemediğinden örgüte yardım suçundan mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak mahkûmiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil de elde edilemediği anlaşılmakla, yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, sanığın delil yetersizliğinden beraatine yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 25.06.2020 tarihli ve 2020/106 Esas, 2020/473 sayılı Kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çorum 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine
gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.03.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:27:01