Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/11889
2023/1033
8 Mart 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
TEMYİZ EDENLER: Sanık ... müdafii, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması ve temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22/03/2018 tarihli ve 2017/131 Esas, 2018/122 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi dokuzuncu fıkrası göndermesi gereği 58 inci maddesi altıncı fıkrası, 63 ncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
-
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 22.01.2020 tarihli ve 2019/1978 Esas ve 2020/68 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, sanıklar müdafileri ve O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvuruları üzerine duruşma açılarak, sanık ... bakımından 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükmün kaldırılması ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 223/2 e maddesi uyarınca beraatine, sanık ... bakımından 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.02.2022 tarihli ve sanık ... yönünden, örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9 maddesinin gösterilmesi gerekirken, anılan madenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/6 maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi nedeniyle, İlk Derece Mahkemesi hükmünün B fıkrasından "işlemiş olduğu suçun 3713 sayılı Kanun kapsamında kaldığı" ibaresi çıkarılarak yerine "örgüt mensubu olduğu" ibaresi eklenmesi, ayrıca "göndermesi gereği TCK'nın 58/6 maddesi" ibaresinin çıkarılması ve "haklarında" ibaresinden sonra gelmek üzere "cezanın infazından sonra" ibaresi eklenmek suretiyle, düzeltilerek onama görüşünü içerir, sanık ... yönünden, yargılama aşamasında soruşturma beyanlarını tekrar eden tanıklar İ. ve F.O. ile diğer tanıkların soruşturma beyanlarından 17 25 Aralık 2013 süreci sonrası da örgüt toplantılarına katıldığı, bir dönem sohbet hocalığı yaptığı, örgüte müzahir sendikaya üye olduğu anlaşılan sanık hakkında; istinaf aşamasında gelen R.Ş'nin ifadesinin hangi tarihleri kapsadığının net olmaması, o dönemde hangi üniversiteye gideceği belli olmayan çocuğunun gideceği muhtemel üniversitelerde irtibat kuracağı kişilere ulaşması için Kahramanmaraş FEM dershanesi Genel Müdürü R.B. tarafından kendisine verildiğini ifade eden A.Ç.'den ele geçirilen CD içeriğinde yer alan ve 2015 yılı Haziran ayı itibariyle güncel bilgiler olduğu anlaşılan kayıtlarda; "Erzurum İli Oltu ilçesi, Atatürk Üniversitesi Meslek Yüksek Okulunda yetkili kişinin "Serkan", irtibat numarasının ise gerçek kullanıcısının sanık olduğu tespit olunan 0530 (...) (...) (...) olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında; İçişleri Bakanlığı KOM Daire Başkanlığı ile TEM Daire Başkanlığı nezdindeki tanık beyanlrını içerir veri bankası ile ByLock veri havuzu içeriğinde ve UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında ifade yahut bilgi belge bulunup bulunmadığı araştırılıp ilgili birimden onaylı örneklerinin temin edilerek varsa beyan sahiplerinin ve ayrıca R.B. ile R.Ş.'nin tanık sıfatıyla dinlenilmesi, A.Ç.'nin aşama beyanlarının dosya içine alınması sonrasında, hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle; cezanın dosya içeriği ile uyumlu olmadığı ve beraat etmesi gerekirken mahkumiyet kararı verildiği veya suç vasfında hataya düşülerek fazla ceza tayininde bulunulduğu, sanığın Aktif Sen üyeliğinden vermiş olduğu üyelikten çekilme formunun yasal sonucunun doğru takdir edilmediği, el konulan ve adli emanete alınan tüm kitaplar ve gazete el koyma tarihinde serbest yayın niteliğinde olduğunu, tanık beyanlarının usulüne uygun değerlendirilmediği, iddianamede geçen sanığın yurtdışına çıkış yaptığına dair eylemin nasıl isnat edilen suç ile irtibatlandırıldığı hususunda tavzih yaptırılması gerektiği, sanığın ByLock programını indirdiğini ancak kayıt olmadan sildiğini, numarayı kullanmadığını, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğu, bu nedenle kararın bozulması gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle; sanık ...'ın özellikle soruşturma aşamasındaki tanık beyanlarına göre 17 25 Aralık 2013 süreci sonrası da devam edecek şekilde sohbet adı altında düzenlenen ve örgüt talimatlarının üyelere aktarıldığı toplantılara katıldığı, zaman zaman söz konusu toplantıları kendisinin düzenlediği, örgüt üyelerine sohbet verdiği, hükümet aleyhine ve örgüt lehine söylemlerde bulunduğu, örgüte müzahir sendika üyeliğinin bulunduğu, üyeliğini 17 25 Aralık 2013 süreci sonrası da devam ettirdiği, himmet adı altında örgüte maddi destek sağladığı, yine örgütün yayın organı olan Zaman gazetesine abone olduğu, sanığın eylemlerini örgütün stratejisine uygun şekilde ve örgüt talimatları ile gerçekleştirerek örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde yer aldığı, ilk derece mahkemesinin de bu yöndeki kararında herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, bu haliyle mevcut deliller kapsamında istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekir iken sanık ...'ın beraatine karar verilmesinin usul ve esasa aykırılık teşkil ettiği ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık ... açısından; silahlı terör örgütü ile işbirliği içerisinde hareket ettiği, üyesi olduğu veya yardımda bulunduğu iddiasına ilişkin olarak yapılan yargılama ve sanık hakkında yapılan incelemeler neticesinde sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli mesajlaşma programı olan ByLock isimli programı kullanmakta olduğu 0533 (...) (...) (...) numaralı GSM hattı üzerinden cep telefonuna yükleyerek kullandığı, sanığın savunmasında her ne kadar bylock programını indirdiğini fakat kullanmadığını iddia etmiş ise de BTK'ya yazılan müzekkereye verilen cevapta sanığın kullandığı cep telefonu hattı ile ByLock hedef IP'si olan hedef IP'lere 13.086 kez giriş yaptığının tespit edildiği, sanığın Aktif Eğitim Sen üyesi olduğu, her ne kadar 21.07.2016 tarihinde üyelikten çekilme dilekçesi vermiş ise de; darbe tarihinden hemen sonra dilekçesini vermiş olduğu nazara alındığında kendisini suçtan kurtulmaya yönelik olarak böyle bir davranışta bulunduğu sabit görüldüğü, sanığın ikametinde yapılan aramalarda Zaman gazetesi ve örgüt ile iltisaklı kitaplar ve bir çok yayın ele geçirildiği, yine tanık olarak dinlenen E.Ç.'nin soruşturma aşamasında Narman'da bulunan FETÖ'ye ait özel yurtta toplandıklarında burada yapılan sohbetlere sanığın da katıldığını beyan ettiği, tespit edilen hususlar karşısında sanığın söz konusu suç örgütünün varlığından ve amaçlarından haberdar olduğu, bu amaçlarının icrası ve gerçekleşmesi için istenilen ve gereken eylem ve işlemleri ika ettiği, söz konusu eylemlerinin devamlılık arz ettiği bu suretle üzerine atılı suçun sübuta erdiği iddianamede belirtilen nitelendirmenin oluşa uygun düştüğü anlaşılmış, sanığın herhangi bir delil ile doğrulanmayan soyut inkara dayalı savunmasının gerçeği yansıtmadığı ve samimi olmadığı sadece ceza yaptırımından korunmaya ve kurtulmaya yönelik olduğu kanaatiyle itibara şayan kabul edilmeyerek Aktif Eğitim Sen üyesi olması, örgütün sohbet adı altındaki toplantılara katılması, ByLock mesajlaşma programını indirip kullanması hususları birlikte değerlendirildiğinde örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde yer aldığı kanaatine varılmış mahkumiyeti yönünde vicdani ve hukuki hüküm tesis etmek sonuç ve kanaatine varılmış, sanık hakkında neticeten 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanık ... açısından; silahlı terör örgütü ile işbirliği içerisinde hareket ettiği, üyesi olduğu veya yardımda bulunduğu iddiasına ilişkin olarak yapılan yargılama ve sanık hakkında yapılan incelemeler neticesinde sanığın Aktif Eğitim Sen üyesi olduğu, sanığın Zaman gazetesi ve Sızıntı dergisine üye olduğu, dosya kapsamında dinlenen tanıkların özellikle soruşturma aşamasında alınan ifadelerinde; sanığın örgütün aktif savunucusu olduğunu, Oltu İmam Hatip Lisesi ihalelerini bu yapının yanlılarının alması için çaba gösterdiğini, himmet ve sohbet düzenlediğini, hükümet aleyhine söylemlerde bulunduğunu, örgüt ile itisaklı yurda para yardımında bulunduğunu, insanları Zaman gazetesine abone yapmak için çaba sarf ettiğini beyan ettikleri, sanığın her ne kadar söz konusu sohbetlere 17/25 Aralık öncesinden önce katıldığını iddia etmiş ise de; tanık anlatımlarında 17/25 Aralıktan sonra da sohbetlere devam ettiği anlaşıldığı, sanığın Aktif Eğitim Sen üyesi ve Zaman gazetesi abonecisi olması örgütün sohbet adı altındaki toplantılarını yapması ve sohbet vermesi, hükümet aleyhine cemaat lehine söylemlerde bulunması hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde yer aldığı kanaatine varılmış yukarıda tespit edilen hususlar karşısında sanığın söz konusu suç örgütünün varlığından ve amaçlarından haberdar olduğu, bu amaçlarının icrası ve gerçekleşmesi için istenilen ve gereken eylem ve işlemleri ika ettiği, söz konusu eylemlerinin devamlılık arz ettiği bu suretle üzerine atılı suçun sübuta erdiği iddianamede belirtilen nitelendirmenin oluşa uygun düştüğü anlaşılmış, sanığın herhangi bir delil ile doğrulanmayan soyut inkara dayalı savunmasının gerçeği yansıtmadığı ve samimi olmadığı sadece ceza yaptırımından korunmaya ve kurtulmaya yönelik olduğu kanaatiyle itibara şayan kabul edilmeyerek mahkumiyeti yönünde vicdani ve hukuki hüküm tesis etmek sonuç ve kanaatine varılmış, sanık hakkında neticeten 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği tespit edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Dairece, dosya içerisine sonradan giren delil niteliğindeki belgeler CMK'nın 217 inci maddesi uyarınca duruşmada okunarak buna göre değerlendirme yapılması ve suçların sübutu ile suç vasıflarının ve ceza miktarının yeniden değerlendirilmesi için CMK'nın 280/1 e maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma açılmasına karar verilmiş, dairece yapılan duruşma sırasında sanıkların savunmaları alınmış olup, dosyaya İlk Derece Mahkemesi kararından sonra giren sanık ... hakkındaki R.Ş. beyanı ve Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen A.Ç. hakkındaki soruşturmada ele geçe flash bellek ve içerisindeki bilgilere ilişkin tutanaklar ile sanık ... hakkındaki E.A. ve Ö.R. beyanları ile 264317 ID nolu ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı duruşmada okunarak sanıklar ve müdafilerine bu hususlarda da savunma yapma imkanı tanınmış, buna göre, dairece sanık ... hakkında yapılan değerlendirmede; söz konusu sanığa ait ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında, ID numarasının "264317", kullanıcı adının "tahirenes2015", adının "ömer levent" olduğu, sanığı ekleyenler tarafından verilen isimler arasında "ufuk" isminin de bulunduğu, ayrıca ekli kişiler arasında bulunan Ş.G.'nin sanığın kardeşinin eşi olduğu, konuşma içeriklerinde sürekli F. isimli birisinden bahsedildiği ve sanığın F. isimli bir kardeşinin olduğu anlaşılmış olup, bu bilgiler itibariyle söz konusu ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının sanığa ait olduğu ve sanığın söz konusu programı kullandığı hususunda tam bir vicdani kanıya ulaşılmış, tanık E.A.'nın ise beyanında, üniversiteyi kazandığında Ahmet Hani yurdunda belletmen olan sanığın babasını arayıp tebrik ettiğini, daha sonra da yüz yüze görüşüp yurt ihtiyacı olduğunda kendisini aramalarını söylediğini ifade etmiş, bunun yanısıra yukarıda İlk Derece Mahkemesinin gerekçe bölümünde ayrıntılı olarak gösterilen tanık beyanları itibariyle bir dönem esnaflara sohbet verdiği, yapılan aramada örgüt elbaşına ait kitaplar bulunduğu, siber raporunda ByLock kalıntısı ve örgütsel yayınlara erişimine ilişkin kalıntılar tespit edildiği ve örgüte müzahir sendikaya üye olduğu, dosyada bulunan CGNAT kayıtları ve bylock tespit ve değerlendirme tutanağı içeriği itibariyle FETÖ'nün gizli haberleşme programı olan ByLock'u kullandığı anlaşılan sanığın, FETÖ ile irtibatlı olduğu ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu ile 16. Ceza Dairesi kararlarında ifade edilen, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından gizli haberleşme amacıyla kullanılan, bu özelliği nedeniyle de terör örgütü üyeliğinin başlıca delili niteliğindeki ByLock haberleşme sistemine dahil olduğu kanaatine ulaşılmış, dolayısıyla sanığın örgüt üyesi olduğuna ilişkin İlk Derece Mahkemesinin kabulünün ve uygulamasının yerinde olduğu kanaatine varıldığından, sanık aleyhine istinaf talebi bulunmaması nedeniyle daha fazla ceza verilmesi imkanı bulunmadığı da gözetilerek sanık müdafinin istinaf isteminin bu sanık yönünden reddine karar verilmiş, sanık ... yönünden yapılan değerlendirmede; gerek beyanı sonradan dosyaya giren R.Ş.'nin gerekse beyanlarına yukarıda İlk Derece Mahkemesinin kabulüne ilişkin bölümde ayrıntılı olarak yer verilen diğer tanıkların, sanığın FETÖ ile irtibatlı olduğunu, örgütsel sohbetlerde hocalık yaptığını, örgüte ait yurtlara yardım ettiğini ve hükümet aleyhine ve örgüt elebaşı lehine konuştuğunu ifade ettikleri görülmüş olup, sanığın savunmalarında ilahiyat mezunu olduğu için çeşitli ortamlarda ve hatat bu örgüte ait yurtlarda bazen sohbet verdiğini bu sohbetlerin dini içerikli olduğunu ve tamamının bu yapının bir terör örgütü olduğunun devletin yetkili makamlarınca kamuoyuna ilan edilmeye başladığı ve kamuoyunda 17/25 aralık süreci olarak bilinen dönemden önce olduğunu belirttiği anlaşılmış, tanık beyanları ve dosyadaki diğer deliler birlikte değerlendirildiğinde sanığın savunmalarının aksini gösterir yani sanığın bu yapının bir terör örgütü olduğunun devletin yetkili makamlarınca kamuoyuna ilan edilmeye başladığı dönemden sonra ısrarla söz konusu sohbet adı verilen organizasyonlara katıldığı ve özellikle sohbet verdiğine dair somut bir delil bulunmadığı anlaşılmış, yine sanığın bir dönem örgütsel yayınlara abone olması, örgütsel çağrı üzerine bir hesap hareketi olmayan eski tarihlerde açılmış Bank Asyada hesabı bulunması ve örgüte müzahir sendika üyeliğinin atılı suçun sübutu yönünden öenmli olarak kabul edilecek delil niteliğinde olmadıkları değerlendirilmiş, ayrıca hükümden sonra dosyaya giren Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada ele geçen dijital materyaldeki Oltu ilçesindeki yurtlardan sorumlu olduğu belirtilen S. isimli kişinin karşısında sanığın telefon numarasının bulunmasının, sanığın söz konusu yurtla alakalı olduğunun tanık beyanları itibariyle zaten bilinmesi ve herhangi bir kod adı kullandığına ilişkin iddia veya delil bulunmaması da gözetildiğinde, bu haliyle örgüt üyeliğine delalet edebilecek bir delil niteliği taşımadığı kabul edilmiş, buna göre, aleyhinde kod adı ve fetö'nün gizli haberleşme programı olan ByLock'u kullanması, örgütsel çağrı üzerine Bank Asyaya para yatırması, örgüte ilişkin sohbet verme gibi faaliyetlerine örgütün bir terör örgütü olduğunun devletin yetkili makamlarınca ilan edildiği dönemden sonra da devam etmesi, ideolojik veya silahlı eğitim alınması, örgüt adına ancak bir örgüt üyesinin gerçekleştirebileceği değerlendirilen vahim nitelikte bir eylem gerçekleştirilmesi gibi örgüt üyeliğinin kesin delillerinden kabul edilen hususlar bulunduğuna dair açık bir iddia yada delil bulunmayan, dolayısıyla şüpheden sanık yararlanır evrensel ilkesi de gözetildiğinde delil durumu itibariyle örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde yer aldığı söylenemeyen sanığın, yukarıda açıklandığı şekilde gerçekleştirdiği kabul edilen eylemlerinin sanığın terör örgütü üyesi olarak kabul edilebilmesi için gerekli çeşitlilik, yoğunluk ve süreklilik kriterlerini sağlamadığı, bu durumda ancak sanığın dosya içeriği itibariyle FETÖ'ye sempati duyduğundan söz edilebilecekse de, kanıtlanan eylemlerinin terör örgütüne üye olma ya da yardım etme suçlarından cezalandırılmasına yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmış ve sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden CMK'nın 223/2 e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A) Sanık ... yönünden;
-
Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16 956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Ayrıntıları (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı Kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
-
ByLock iletişim sistemi, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı ve yasal yöntemlerle elde edildiği kabul edilmiştir.
-
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün haberleşme aracı olan ByLock programını indirdiğini ikrar eden, tespit değerlendirme tutanağı ile bu programı kullandığı belirlenen, tanık beyanlarında, bir dönem esnaflara sohbet veren, belletmenlik yapan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
-
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmış, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9 uncu maddesinin gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/6 ncı maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi'nin dışında sanık müdafiiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmeyerek hükümde başkaca hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B) Sanık Cengiz Arslan yönünden;
-
Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16 956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Ayrıntıları (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
-
Yargılama aşamasında soruşturma beyanlarını tekrar eden tanıklar İbrahim Ö. ve Ö.F.O. ile diğer tanıkların soruşturma beyanlarından 17 25 Aralık 2013 süreci sonrası da örgüt toplantılarına katıldığı, bir dönem sohbet hocalığı yaptığı, örgüte müzahir sendikaya üye olduğu anlaşılan sanık hakkında; istinaf aşamasında gelen R.Ş.'nin ifadesinin hangi tarihleri kapsadığının net olmaması, o dönemde hangi üniversiteye gideceği belli olmayan çocuğunun gideceği muhtemel üniversitelerde irtibat kuracağı kişilere ulaşması için Kahramanmaraş FEM dershanesi Genel Müdürü R.B. tarafından kendisine verildiğini ifade eden A.Ç.'den ele geçirilen CD içeriğinde yer alan ve 2015 yılı Haziran ayı itibariyle güncel bilgiler olduğu anlaşılan kayıtlarda; "Erzurum İli Oltu ilçesi, Atatürk Üniversitesi Meslek Yüksek Okulunda yetkili kişinin "Serkan", irtibat numarasının ise gerçek kullanıcısının sanık olduğu tespit olunan 0530 (...) (...) (...) olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında; İçişleri Bakanlığı KOM Daire Başkanlığı ile TEM Daire Başkanlığı nezdindeki tanık beyanlrını içerir veri bankası ile Bylock veri havuzu içeriğinde ve UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında ifade yahut bilgi belge bulunup bulunmadığı araştırılıp ilgili birimden onaylı örneklerinin temin edilerek varsa beyan sahiplerinin ve ayrıca Ramazan B. ile R.Ş.'in tanık sıfatıyla dinlenilmesi, A.Ç.'nin aşama beyanlarının dosya içine alınması sonrasında, hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle incelenen hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
-
Temyiz aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan yazı içeriğinde, Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/281 Esas sayılı dosyasında, hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan kamu davasının sanığı, sanık ...'ın kızı M.A. hakkında yapılan duruşmada, tanık olarak dinlenen sanık ... beyanında, sanığın Bank ... hesabını kendi talimatı ile açtırdığını ve parayı kendisinin gönderdiğinin belirtilmesi karşısında, vermiş olduğu beyanını içerir duruşma zaptının dosya arasına eklenerek tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, gerekirse sanık ... ile kızı M.A.'nın dosyalarının birleştirilerek, sanık hakkındaki tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi, sonrasında sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini edilmesi gerektiğinin gözetilmesi lüzumu gereği incelenen hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A) Sanık ... yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği ilk derece mahkemesi hükmünün B fıkrasından "işlemiş olduğu suçun 3713 sayılı Kanun kapsamında kaldığı" ibaresi çıkarılarak yerine "örgüt mensubu olduğu" ibaresi eklenmesi, ayrıca "göndermesi gereği TCK'nın 58/6 maddesi" ibaresinin çıkarılması ve "haklarında" ibaresinden sonra gelmek üzere "cezanın infazından sonra" ibaresi yazılması suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B) Sanık Cengiz Arslan yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 22.01.2020 tarihli ve 2019/1978 Esas ve 2020/68 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.03.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:27:58