Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/31709

Karar No

2023/1032

Karar Tarihi

8 Mart 2023

İNCELENEN KARARIN;

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2020/1731 E., 2022/44 K.

SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma

... için; 02.08.2016

HÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddi kararı

TEMYİZ EDENLER: Sanık ... müdafii, sanık ... müdafii

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Mardin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2020 tarihli ve 2018/33 Esas, 2020/228 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

  2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.01.2022 tarihli ve 2020/1731 Esas ve 2022/44 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, 16.11.2018 tarihli duruşma tutanağı 214966 sicil numaralı üye hakim tarafından, 11.04.2019 tarihli duruşma tutanağı zabıt katibi tarafından elektronik olarak imzalanmamış ve bu suretle 5271 sayılı CMK'nın 219/1 inci ve 232/4 üncü maddelerine aykırı davranılmış ise de, 11.04.2019 tarihli duruşma tutanağında zabıt katibinin elektronik imzasının eksik olduğu, imza eksikliğinin zabıt katibi tarafından tutanak ıslak imza ile imzalanmak suretiyle giderildiği, bu zabtın mahkeme başkanı ve üye hakimler tarafından imzalanarak tutanak içeriğinin doğruluğunun tasdik edildiği, tutanağın UYAP ortamında başkan ve üye hakimler tarafından onaylanmak suretiyle dosya içerisine belge olarak kaydedildiği, 06.11.2018 tarihli duruşma tutanağında 214966 sicil numaralı üye hakimin imzasının eksik olduğu, ancak zaptın mahkeme başkanı ve diğer üye hakim ve zabıt katibi tarafından imzalanarak tutanak içeriğinin doğruluğunun tasdik edildiği, tutanağın UYAP ortamında başkan ve diğer üye hakim ve zabıt katibi tarafından onaylanmak suretiyle dosya içerisine belge olarak kaydedildiği, duruşma tutanaklarının içeriğine yönelik herhangi bir itiraz ileri sürülmediği hususları birlikte gözetildiğinde, yasanın aradığı ve amaçlanan tutanağa güveninin kafi derecede korunduğu anlaşılmış, mevcut imza eksikliğinin mahallinde tamamlanması olanaklı görüldüğü, sanıklardan alınan ve Adli Emanetin 2020/1069 sırasında ve 2017/1141 sırasında kayıtlı olan emanetler hakkında mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görüldüğü, öte yandan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 217 nci maddesi gereğince duruşmada taraflara okunup tartışılması gereken sanığın örgüt içerisindeki konumuna ilişkin İ.G.'nin beyanına ilişkin belgenin hüküm tarihinden sonra geldiği görülmekte ise de, sanığın örgüt üyesi olduğuna dair kabulde isabetsizlik bulunmaması karşısında bu husus duruşma açılıp davanın yeniden görülmesi nedeni yapılmadığı değerlendirmesi yapılarak sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

  3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.06.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle; HTS raporunda öne sürülen irtibatlarda suç teşkil edecek herhangi bir somut delil ve bu fişleme niteliğinde olan raporuna dayanak teşkil edecek yan delil elde edilmediği, Bankasya nezdindeki mutad hesap kayıtlarının örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceğinin gözetilmediği, sanığın soruşturma kapsamında terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verilen eşi E.B.’ye ait olduğu anlaşılan ByLock yazışmalarına yönelik yapılan incelemede yazışmalarının sanık aleyhine öne sürülmesi suçların ve cezaların şahsiliği ilkesi gereğince hukuka aykırılık teşkil ettiği, dosya kapsamında belirtilen tanık beyanlarında atılı suça dair hukuki mesnet bulunmadığı, cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak verilmesinin ve kararın haksız ve hukuka aykırı olduğu, bu nedenle kararın bozulması gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.

Sanık ... Amati müdafiinin temyiz istemi özetle; kararın haksız ve hukuka aykırı olduğu, HTS kayıtlarındaki görüşmelerin çoğunluğunun FETÖ gibi adlandırmaların olmadığı, sanığın bildiği, gördüğü, duyduğu kadarıyla örgütün dağılmasını sağlamak, devletin bu örgütten kurtulması için doğru, samimi ve elverişli bilgiler verdiği, hukuka aykırı olarak hükmedilen cezanın kaldırılması ve beraatine hükmedilmesine karar verilmesi, şayet bu talep kabul görmeyecekse de sanığın samimi, elverişli beyanları da nazara alınarak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanıklar hakkında terör örgütüne üye olma suçunu işledikleri iddiasıyla TCK'nın 314/2 nci maddesi ve sair sevk maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemiyle açılan kamu davasında, sanık ... Amati'nin FETÖ/PDY terör örgütünün Mardin ili yapılanması içerisinde Bölge Talebe Mesulü (BTM) olarak faaliyet yürüttüğü, bu kapsamda örgütün ideolojisini aktarmaya yarayan sohbetlerin düzenlendiği ve örgüte bağlı eleman yetiştirmek amacıyla kurulan, aynı zamanda örgütsel gizlilik ve tedbir ile hücre yapılanmasını sağlayan, çoğunlukla örgüt ideolojisiyle yetiştirilen/yetiştirilmek istenen öğrencilerin kaldığı örgüt evleriyle ilgilendiği, örgüt evlerinin kiralanmasından başlayarak bütün ihtiyaçlarının karşılanması ile örgüt evlerinde kalan öğrencilerden ücretlerin toplanarak örgüte aktarılmasını sağladığı, 20.06.2016 günü yeni bir örgüt evi kurmak amacıyla ev sahiplerinden evi kiraladığı ve evde öğrencilerin kalacağını belirttiği ancak örgüt tarafından hain darbe girişiminin hemen sonrasında hayatın olağan akışına aykırı şekilde 25.07.2016 tarihinde ev sahibiyle tekrar iletişime geçerek evi boşaltacağını söylediği, ayrıca bir ... sonra başlayan 26.07.2016 ile 30.07.2016 tarih aralığında Mardin ilinde bulunan 4 örgüt evinin tasfiyesini yaparak içerisinde bulunan eşyaları spot dükkanına sattığı, sanığın örgüt içerisinde azami gizlilik ve örgütsel tedbiri sağlamak adına söz konusu eylemleri "Emrullah" kod adıyla gerçekleştirdiği, Yunus kod isimli örgüt mensubunun talimatıyla örgütsel gizlilik içerisinde iletişimin sağlanması amacıyla telefonuna COCO isimli programı yüklediği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün, örgüt ideolojisini başkalarına aktarmak, mensuplarının sadakat ve bağlılıklarını arttırmak, örgütsel faaliyetleri planlayıp düzenlemek, örgüte yeni eleman kazandırmak, örgüte mali kaynak sağlamak ve örgütsel eğitim vermek adına sistemli ve düzenli olarak organize ettiği sohbet adı altındaki örgütsel faaliyetlere katıldığı, bu hususların dosyadaki bilgi, belge ve tanık beyanlarıyla da sabit olduğu ayrıca sanık tarafından da kısmen kabul edildiği, sanığın 2011 2014 yılları arasında FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı sebebiyle kapatılan Nizam Eğitim ve Öğretim Kurumları A.Ş. ile Bitlis Öğretmenler Derneği isimli şirketlerde SGK kaydının bulunduğu, sanığın 2013 2016 yılları arasında aralarında çeşitli illerde mahrem imam oldukları değerlendirilen şahısların da bulunduğu, haklarında FETÖ/PDY soruşturmaları bulunan 104 kişiyle irtibat kurduğu, dolayısıyla sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz eden eylemleri ile organik bağının bulunduğu, bu bağlamda toplanan deliller ve yukarıda değinilen gerekçelere göre sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olduğu ve hakkında 5237 sayılı TCK'nın 314/2 nci maddesi ile 3713 sayılı TMK'nın 3 üncü ve 5/1 inci maddelerinin uygulanma yeri bulunduğu anlaşılmış ve sanık hakkında neticeten 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık ...'nın 2014 yılında Elazığ Fırat Üniversitesi Otomotiv Öğretmenliği bölümünden mezun olarak lisans eğitimini tamamladığı, eğitimi esnasında bir dönem örgüte bağlı yurtta kaldığı, mezuniyetinin ardından 2014 yılının Mart ayında Mardin iline geldiği, Mardin ilinde de örgüte bağlı evde kaldığı, FETÖ/PDY terör örgütünün Mardin ili yapılanması içerisinde 2014 yılının Mart ayından Ağustos ayına kadar Bölge Talebe Mesulü (BTM) olarak faaliyet yürüttüğü, bu kapsamda örgütün ideolojisini aktarmaya yarayan sohbetlerin düzenlendiği ve örgüte bağlı eleman yetiştirmek amacıyla kurulan, aynı zamanda örgütsel gizlilik ve tedbir ile hücre yapılanmasını sağlayan, çoğunlukla örgüt ideolojisiyle yetiştirilen/yetiştirilmek istenen öğrencilerin kaldığı yaklaşık 5 örgüt eviyle ilgilenerek evlere ilişkin kira bedellerini topladığı, ayrıca dosyada mevcut kira sözleşmesine göre bir örgüt evinin kiralanması için kendi adına kira sözleşmesi imzaladığı ve evin elektrik aboneliğini üstüne aldığı, her ne kadar sanık tarafından kendisine mezuniyeti sonrası gelen iş teklifi neticesinde bu şekilde eylemde bulunduğu, örgüt ile bir alakasının olmadığı şeklinde beyanda bulunulmuş ise de, sanığın üstlendiği eylemin örgüt tarafından 3 üncü bir kişiye alelade yapılan iş teklifi ile verilecek bir eylem olmadığı, söz konusu sorumluluğun örgüt içerisinde bağlılığı tam ve güvenilir kişilere verildiğinin bilindiği, nitekim mahkemece itibar edilen Bylock görüşme tutanaklarında da sanığın eşine hitaben, "benim 1.evliliğim hizmet, 2 incisi siz olacaksınız" şeklinde beyanda bulunması ve görüşme tutanaklarının tamamı birlikte değerlendirildiğinde, hizmet olarak bahsedilen yapının FETÖ/PYD terör örgütü olduğu ve sanığın örgüte olan bağlılığının içeriklerden anlaşıldığı, bu hususların dosyadaki bilgi, belge ve tanık beyanıyla (...) da sabit olduğu ayrıca sanık tarafından da kısmen kabul edildiği, sanığın 2013 2016 yılları arasında haklarında FETÖ/PDY soruşturmaları bulunan 74 kişiyle irtibat kurduğu, dolayısıyla sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz eden eylemleri ile organik bağının bulunduğu, bu bağlamda toplanan deliller ve yukarıda değinilen gerekçelere göre sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olduğu ve hakkında 5237 sayılı TCK'nın 314/2 nci maddesi ile 3713 sayılı TMK'nın 3 üncü ve 5/1 inci maddelerinin uygulanma yeri bulunduğu anlaşılmış ve sanık hakkında neticeten 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği tespit edilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, 16.11.2018 tarihli duruşma tutanağı 214966 sicil numaralı üye hakim tarafından, 11.04.2019 tarihli duruşma tutanağı zabıt katibi tarafından elektronik olarak imzalanmamış ve bu suretle 5271 sayılı CMK'nın 219/1 inci ve 232/4 üncü maddelerine aykırı davranılmış ise de, 11.04.2019 tarihli duruşma tutanağında zabıt katibinin elektronik imzasının eksik olduğu, imza eksikliğinin zabıt katibi tarafından tutanak ıslak imza ile imzalanmak suretiyle giderildiği, bu zabtın mahkeme başkanı ve üye hakimler tarafından imzalanarak tutanak içeriğinin doğruluğunun tasdik edildiği, tutanağın UYAP ortamında başkan ve üye hakimler tarafından onaylanmak suretiyle dosya içerisine belge olarak kaydedildiği, 06.11.2018 tarihli duruşma tutanağında 214966 sicil numaralı üye hakimin imzasının eksik olduğu, ancak zaptın mahkeme başkanı ve diğer üye hakim ve zabıt katibi tarafından imzalanarak tutanak içeriğinin doğruluğunun tasdik edildiği, tutanağın UYAP ortamında başkan ve diğer üye hakim ve zabıt katibi tarafından onaylanmak suretiyle dosya içerisine belge olarak kaydedildiği, duruşma tutanaklarının içeriğine yönelik herhangi bir itiraz ileri sürülmediği hususları birlikte gözetildiğinde, yasanın aradığı ve amaçlanan tutanağa güveninin kafi derecede korunduğu anlaşılmış, mevcut imza eksikliğinin mahallinde tamamlanması olanaklı görüldüğü, sanıklardan alınan ve Adli Emanetin 2020/1069 sırasında ve 2017/1141 sırasında kayıtlı olan emanetler hakkında mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görüldüğü, öte yandan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 217 nci maddesi gereğince duruşmada taraflara okunup tartışılması gereken sanığın örgüt içerisindeki konumuna ilişkin İbrahim Güneş'in beyanına ilişkin belgenin hüküm tarihinden sonra geldiği görülmekte ise de, sanığın örgüt üyesi olduğuna dair kabulde isabetsizlik bulunmaması karşısında bu husus duruşma açılıp davanın yeniden görülmesi nedeni yapılmadığı değerlendirmesi yapılarak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE

a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16 956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.

b) TCK'nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle, 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde; suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun olarak makul bir cezaya hükmedilmesi, gerekçelerin de cezaların şahsiliği ilkesine uygun bulunması, keyfilikten uzak olması, sanıkların yargılama sırasında izlenen kişiliği ile ilgili bilgi ve belgelerin oluşa ve tüm dosya kapsamına göre yerinde takdir edildiğini göstermesi gerekir. Açıklanan ilkeler doğrultusunda; sanıklar hakkında toplanan deliller ve dosya kapsamına göre örgütteki konumları ve kaldıkları süre ile faaliyetlerindeki nitelik, yoğunluk ve çeşitlilik itibariyle temel cezanın tayininde asgari hadden kısmen uzaklaşılması yönündeki mahkeme kabulünde hukuka aykırılık saptanmamıştır.

c) Sanık ...'nin 06.06.2022 tarihinde Yunanistan ülkesine yasa dışı yollardan giriş yapmaya çalıştığı eylemi sebebiyle yargılamanın tutuklu olarak devam ettiği, eldeki dosyada sanığın beyanlarının etkin pişmanlık kapsamında olmadığı değerlendirilerek mahkeme kabulünde hukuka aykırılık saptanmamıştır.

d) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, sanık ... Amati'nin örgüt evleriyle ilgilendiği, örgüt evlerinin kiralanmasından başlayarak bütün ihtiyaçlarının karşılanması, örgüt evi kurmak amacıyla ev sahiplerinden evi kiraladığı, söz konusu eylemleri "Emrullah" kod adıyla gerçekleştirdiği, sanık ...'nın öğrencilerin kaldığı yaklaşık 5 örgüt eviyle ilgilenerek evlere ilişkin kira bedellerini topladığı, mahkemece itibar edilen Bylock görüşme tutanakların içeriklerinde sanığın eşine hitaben, "benim 1.evliliğim hizmet, 2.si siz olacaksınız" şeklinde beyanda bulunması şeklinde mahkeme kabulündeki hususlar birlikte değerlendirildiğinde, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduklarına dair kabulde hukuka aykırılık saptanmamıştır.

e) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.01.2022 tarihli ve 2020/1731 Esas ve 2022/44 sayılı Kararında sanıklar müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mardin 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.03.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararsüreçv.üyeistemlerininörgütünehükmünolmatemyiztevdiinekararınsilahlıhukukîolgularonanmasınagerekçesebeplerifetöpydesastanterörfetöpdyincelenenreddi

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:27:58

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim