Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/15814
2023/1008
7 Mart 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2018/3705 E., 2019/1097 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
- Şanlıurfa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.09.2018 tarihli ve 2018/82 Esas, 2018/582 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun
(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 221 inci maddenin beşinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 2 yıl 18 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 20.09.2019 tarihli ve 2018/3705 Esas, 2019/1097 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunu 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
-
7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 286 ıncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, mahkemenin kanuna aykırı teşekkül ettiği, doğal hakim ilkesinin ihlal edildiği, yerel mahkeme kararının hukuki ve fiili gerekçeden yoksun olduğu, atılı suçun unsurlarının oluşmadığı, tanıkların kovuşturma aşamasında dinlenmeyip soruşturma aşamasındaki beyanlarının hükme esas alındığı, tanık F.A.'nın beyanının soyut nitelikte olup sanığa somut bir isnadının olmadığı, bu haliyle aleyhe değerlendirilmemesi gerektiği, sanığa isnat edilen tüm eylemlerin darbe girişiminden önceki tarihlere dayandığı, bir yapının ancak kesinleşmiş yargı kararıyla silahlı terör örgütü olarak kabul edilebileceği, örgüt üyeliği için özel kastın gerektiği, TCK'nın 221/3 üncü maddesi uyarınca cezaya hükmolunmaması gerekirken ceza verilmesi ve asgari hadden indirim yapılmasının hakkaniyete aykırı olduğu, sanığın bildiği her şeyi samimi olarak anlattığı, hiçbir şekilde silahlı bir örgüte iştirak bilinç ve iradesiyle hareket etmediği, sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının bozulması, lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiği ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda dosya içerisinde bulunan sanığın etkin pişmanlık hükümleri kapsamında gerek soruşturma aşamasında vermiş olduğu ifadesi, gerekse mahkememizde vermiş olduğu savunması, savunmasında belirtmiş olduğu şahıslarla ilgili soruşturma olup olmadığına dair Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğünce düzenlenen araştırma tutanağı, sanığın nüfus ve sabıka kaydı, MİT'in ByLock ile ilgili düzenlediği rapor, İçişleri Bakanlığının FETÖ/PDY ile ilgili düzenlemiş olduğu bilgi notu, araştırma ve tespit tutanakları, araştırma tutanağı, adli raporlar, tespit tutanağı, sorgu tutanağı, SGK kayıtları, ihbar tutanağı, araştırma tutanağı, Bank ... yazısı, ByLock kaydı olmadığına dair tutanak, MASAK raporu, F. A. ve M. H. O.'nun hazırlık beyanları ve dosya
içerisinde bulunan tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hakkında soruşturma yürütülen F. A.'nın etkin pişmanlık yasasından faydalandığı ve bu kapsamda şüpheli sıfatıyla vermiş olduğu ifadesinde, sanığın lise yıllarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensupları tarafından askeri okullara girmesi için hazırlandığını beyan etmesi üzerine sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan soruşturmaya başlandığı, yapılan araştırmalarda; sanığın 22.06.2017 tarihinde Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğünde müdafii huzurunda etkin pişmanlık hükümleri kapsamında alınan ifadesinde; "Kahramanmaraş'ta örgüte ait evlerde kaldığını, kaldığı zamanlarda FETÖ/PDY terör örgütünün elebaşına ait olan kitapların okutulduğu, örgüt içerisinde Kur an'ı Kerim'e Roman, ... videolarına müzik, Risale okumaya şiir diye hitap ettikleri ve gizlilik ile hareket etikleri, askeri mülakatlara girmek için bu evde örgüt içerisinde yer alan ve abi diye tabir edilen şahıslar tarafından mülakat esnasında nasıl hareket etmeleri gerektiği yönünde hazırlandıklarını, terör örgütü tarafından Jandarma için "Canan" A/K kelimesini kullandıklarını" beyan ettiği, sanık hakkında 21.12.2017 tarihinde kollukça hazırlanan araştırma tutanağında; Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğüne 08.09.2016 tarihinde 1026219 ihbar kayıt numarası ile sanık hakkında bir adet ihbarın bulunduğu, ihbarın içeriğinde sanığın FETÖ/PDY terör örgütü içerisinde olduğunun ve örgütte Hakan A/K ismini kullandığının yer aldığı, tüm bu husular birlikte değerlendirildiğinde sanığın gerek Bakanlar Kurulu, gerek Milli Güvenlik Kurulu, gerekse mahkeme kararları ve kamuoyu tarafından silahlı terör örgütü olarak kabul edilen FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olduğu, sanık hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olduğuna yönelik bir adet ihbarın bulunduğu, ihbar içeriğinde sanığın terör örgütü içerisinde yer aldığını ve örgüt içerisinde Hakan A/K ismini kullandığının yer aldığı, sanığın terör örgütünün evlerinde kaldığı, terör örgütü FETÖ/PDY aracılığıyla askeri okullara hazırlandığı, sanığın askeri okuldayken de örgütün düzenlediği toplantıları gizlilik çerçevesinde toplantılara giderken abi diye tabir edilen örgütün üst düzey yöneticilerini uzaktan takip ettikleri, yolda hiç konuşmadıkları buradan da örgütün açığa çıkmaması için gizliliğe önem verdikleri katıldıkları, düzenlenen toplantılarda terör örgütünün elebaşına ait kitapların okutulduğunu, videoların izletildiğini sanığın bu durumları ifadesinde de kabul ettiği, tüm bu husular göz önünde bulundurulduğunda sanığın silahlı terör örgütü FETÖ/PDY'nin hiyerarşik yapısı içerisinde yer almak suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 314/2 ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanun'un 5/1 inci fıkrasında düzenlenen silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülmüştür. Sanık alınan savunmasında beraatine karar verilmesini, sanık müdafii de müvekkilinin beraat kararı verilmesini talep etmiş ise de, yapılan yargılama sonucunda mahkeme kabulünde belirtilen gerekçeler, sanığın etkin pişmanlık hükümleri kapsamında vermiş olduğu ifadesinin içeriği ve dosya içerisinde bulunan tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, sanığın silahlı terör örgütü FETÖ/PDY'nin hiyerarşik yapısı içerisinde yer aldığı sabit olmakla sanığın sabit olan eyleminden dolayı 5237 sayılı TCK'nın 314/2 fıkrasında düzenlenen silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması yoluna gidilmiştir. Sanık, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünden pişmanlık göstererek ayrıldığını, sanığın anlatımları, yakalama ve teşhis tutanağı nazara alındığında, FETÖ/PDY terör örgütü içerisindeki süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetleri itibariyle 5237 sayılı TCK'nın 314/2 nci maddesi kapsamında "terör örgütü üyesi" olma eylemini gerçekleştirdiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Sanığın yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi verdiği, örgüt içerisinde faaliyet gösteren bir çok şahsı tespit ettiğinden sanığın etkin pişmanlık hükümleri yönüyle durumunun değerlendirilmesi gerekmektedir. 5237 sayılı TCK'nın 221 inci maddesinde "(1) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu nedeniyle soruşturmaya başlanmadan ve örgütün amacı doğrultusunda suç işlenmeden önce, örgütü dağıtan veya verdiği bilgilerle örgütün dağılmasını sağlayan kurucu veya yöneticiler hakkında cezaya hükmolunmaz. (2) Örgüt üyesinin, örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeksizin, gönüllü olarak örgütten ayrıldığını ilgili makamlara bildirmesi hâlinde, hakkında cezaya hükmolunmaz. (3) Örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeden yakalanan örgüt üyesinin, pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi vermesi hâlinde, hakkında cezaya hükmolunmaz. (4) Suç işlemek amacıyla örgüt kuran, yöneten veya örgüte üye olan ya da üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi hâlinde, hakkında örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz. Kişinin bu bilgileri yakalandıktan sonra vermesi hâlinde, hakkında bu suçtan dolayı verilecek cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim yapılır. (5) Etkin pişmanlıktan yararlanan kişiler hakkında bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmolunur. Denetimli serbestlik tedbirinin süresi üç yıla kadar uzatılabilir. (6) Kişi hakkında, bu maddedeki etkin pişmanlık hükümleri birden fazla uygulanmaz." amir hükmü bulunmaktadır. Yapılan yargılama sonucunda Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının sanık hakkında re'sen soruşturma başlatmasından sonra sanığın yakalanarak gözaltına alındığı, sanığın yakalandıktan sonra etkin pişmanlık hükümleri kapsamında müdafii huzurunda ifade verdiği, fotoğraftan teşhis tutanağı ile ifadesinde geçen şahıslarla ilgili teşhiste bulunduğu, sanığın ifadesinde geçen şahıslarla ilgili soruşturma olup olmadığı hususunda Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğünce mahkemeye gönderilen yazı cevabı dikkate alındığında ifadesinde geçen bir şahısla ilgili soruşturma olduğunun belirtildiği, sanığın gerek soruşturma aşamasında gerekse mahkemede gelen yazı cevapları da göz önünde bulundurulduğunda örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi verdiği dikkate alınarak sanığın yakalandıktan sonra göstermiş olduğu etkin pişmanlıktan dolayı verilen cezada sanığın vermiş olduğu bilgilerin içeriği, bilgilerin yeterlilik düzeyi dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nın 221/4 fıkrası gereğince takdiren 1/2 oranında indirim yoluna gidilmiştir. Mahkemenin 20.02.2018 tarihli tensip zaptında dijital verilerin beklenmesine, F. A. ve M. H. O.'nun dinlenmesine karar verilmiş ise de, sanığın mahkemede etkin pişmanlık hükümleri kapsamında savunmasını yaptığı ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında dijital verilerin beklenmesinin, F. A. ve M. H. O.'nun dinlenmesinin dosyaya her hangi bir katkı sağlamayacağından dijital verilerin beklenmesine, F. A. ve M. H. O.'nun dinlenmesine yönelik ara karardan ayrı ayrı vazgeçilmesine karar verilerek sanığın sabit olan FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan etkin pişmanlık hükümleri kapsamında cezalandırılması yoluna gidilmiştir. Sanığın sabit olan FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dolayı suçun işleniş şekli, sanığın kastının yoğunluğu, meydana gelen tehlikenin ağırlığı, sanığın kamudaki görevi, sanığın askeri sınavlara hazırlanma şekli, örgüt içindeki konumu dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle takdiren ve teşdiden neticeten hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilen hapis cezasının süresi dikkate alınarak ertelenmesine yer olmadığına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına, sanığın gözaltında kaldığı sürenin sanığa verilen cezadan mahsubuna, sanığa verilen ceza miktarı dikkate alınarak soruşturma aşamasında verilen yurt dışına çıkış yasağına ilişkin adli kontrol tedbirinin aynen devamına, dijital materyaller adli emanete alındıktan sonra kararın kesinleşmesi ile birlikte dijital materyallerin sanığa iadesine dair mütalaaya uygun olarak oybirliğiyle hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkin kesin olarak hüküm verildiği, 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açıldığı, anılan Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddenin 1/f bendinde bu maddenin yayımlandığı tarihten itibaren 15 ... içinde talep edilmek koşuluyla temyiz yoluna başvurulabileceğinin belirtildiği ancak bölge adliye mahkemesi tarafından düzenlenen 01.11.2019 tarihli "temyiz kanun yoluna ilişkin ihtarda" dairenin iş bu kararının tebliğinden itibaren 15 ... içinde temyiz yoluna başvurulabileceğinin sanık müdafiine 06.11.2019 tarihinde 7188 sayılı Kanunu'nun öngördüğü 15 günlük temyiz süresi içinde bildirildiği ve bu şekilde sanık müdafiinin yasa yoluna başvuru süresi hakkında yanıltıldığı, sanık müdafiinin ise 7188 sayılı Kanunu'nda öngörülen 15 günlük süre içinde temyiz yoluna başvurmayıp dairenin kararının tebliğ tarihinden itibaren 15 ... içinde yasa yoluna başvurduğu anlaşıldığından sanık lehine değerlendirme yapılarak temyiz isteminin süresi içinde olduğu kabul edilip inceleme yapılmıştır.
a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16 956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b) Anayasamızın Kanuni Hakim Güvencesi başlıklı 37 nci maddesinde 'Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz.' denilmektedir. Bu bağlamda tabii mahkeme veya tabii hakim ilkelerinin incelenmesi gerekmektedir. Tabii mahkeme ilkesi, bir uyuşmazlığı çözümleyecek olan mahkemenin o uyuşmazlığın doğmasından önce kanunen belli olması anlamına gelir. Yani tabii mahkeme, çözümlenecek olayın meydana geldiği anda, olay için kanunun öngördüğü mahkeme demektir. Kısacası tabii mahkeme olaydan önce kurulmuş ve somut olay ile kuruluş bakımından ilgisi olmayan mahkeme demektir. Bu mahkemenin hakimine de 'tabii hakim' denir. Buna göre, bir uyuşmazlık ancak uyuşmazlığın doğumu anında görevli ve yetkili olan mahkeme tarafından çözümlenecektir. Böylece tabii hakim ilkesiyle, davanın olaydan sonra çıkarılacak bir kanunla kurulacak bir mahkeme tarafından yasaklanmakta, yani kişiye ve olaya özgü mahkeme imkanı ortadan kalkmaktadır. Anayasa Mahkemesinin 17.07.2013 ... ve 2012/146 Esas 2013/93 sayılı kararında da belirttiği üzere dosyamız sanığı için özel oluşturulmuş bir mahkeme olmayıp suç tarihinden önce kurulmuş bir mahkeme olması ve genel kanuni düzenleme ile yetki kuralının değişmesinin genel hakim ilkesinin aykırılık oluşturmayacağından sanık müdafiinin doğal hakim ilkesine ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
c) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere, dosya kapsamına, sanığın etkin pişmanlık hükümleri kapsamında yaptığı savunmasına göre, üniversite sınavlarına hazırlık döneminde örgüt evlerine giderek yapılanma ile tanışan sanığın, örgüt üyelerinin telkinleri doğrultusunda örgüte ait evlerde askeri sınavlara hazırlanması, askeri okul döneminde mahrem yapılanma içinde yer alan örgüt mensupları ile örgüte ait evlerde görüşmesi ile dosya kapsamındaki diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemekle yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1 Anayasa'nın 138/1 inci maddesi hükmü, TCK'nın 61/1 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3/1 inci maddesi uyarınca; sanık yönünden suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken, temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak kabul edilmesi suretiyle TCK'nın 61/3 maddesine aykırı davranılması,
2 Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9 18 78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
TCK’nın 221/4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 Esas 2015/1292 Karar 26.10.2015 tarih, 2015/1565 3464 Karar).
TCK’nın 221/4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde;
Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve TCK’nın 221/4 2 nci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, yakalandıktan
sonra soruşturma ve kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, TCK'nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddeleri uyarınca verilen cezalarda üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören TCK'nın 221/4 2 nci cümle maddesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun, üst sınırdan indirim yapılması gerekirken fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz talebi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 20.09.2019 tarihli ve 2018/3705 Esas, 2019/1097 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dosyanın Şanlıurfa 6. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:28:25