Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/21699

Karar No

2023/1002

Karar Tarihi

7 Mart 2023

İNCELENEN KARARIN;

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2020/998 E., 2020/1386 K.

SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma 09.03.2018 (Sanık ... için)

HÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddi

TEMYİZ EDENLER: Sanıklar müdafileri

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, Bozma

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2020 tarihli ve 2019/204 Esas, 2020/179 sayılı Kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ayrı ayrı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca daha önce örgüte yardım suçundan aldığı cezanın mahsup edilerek 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2.Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 09.12.2020 tarihli ve 2020/998 Esas ve 2020/1386 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 30.03.2022 tarihli ve onama ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

  1. Sanık ... Müdafii Temyiz Dilekçesinde;

Özetle; Ankara KPL raporunda görüntülerdeki kişinin sanık olduğunun "mümkün" derecede olduğu bildirilmişse de söz konusu raporda tam uyum derecesinde bir tespitte bulunulmadığına, sanığın basın açıklamasına katılmadığına, basın açıklamasının örgüt üyeliği suçunun delili olarak kabul edilmeyeceğinin Anayasa Mahkemesi karar ile sabit olduğuna, suç işleme kastının sanık bakımından mevcut olmadığına, istinaf mahkemesi kararının gerekçeyi içermemesi sebebiyle hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

  1. Sanık ... Müdafii Temyiz Dilekçesinde;

Özetle; sanık hakkında verilmiş kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunması sebebiyle bu davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, fotoğraf analizlerinin uzman kuruluşlardan birine gönderilmediğine, Ankara KPL'nin tespitinin muğlak olduğuna, sanığın eylemlere ve basın açıklamalarına katılmadığına, söz konusu eylemlerin düşünce ve ifade özgürülüğü kapsamında olduğuna, sanığın örgüt üyesi olduğuna dair delil elde edilemediğinden beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

  1. Sanık ... Müdafii Temyiz Dilekçesinde;

Özetle; basın açıklamalarını tek delil olarak suçun yasal dayanağı kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, ifade özgürlüğünün ve örgütlenme özgürlüğünün ihlal edildiğine, insani amaçlı yapılan taziye ziyaretinin örgüt üyeliği suçu için delil olarak kabul edilemeyeceğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

A ) Sanık ... yönünden

Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmakla, elde edilen deliller, sanık savunmaları ve yapılan yargılama sonucu dosya kapsamı incelendiğinde,

PKK/KCK terör örgütü yöneticilerinin 2015 yılında yayın organları üzerinden duyurduğu sözde özerklik açıklaması yapılmasına ilişkin talimatının hemen akabinde aralarında ilimiz Varto ilçesinin de bulunduğu, HDP ve DBP siyasi parti yöneticileri tarafından ülkenin doğu güneydoğu bölgelerinde bulunan bir kısım il ve ilçelerinde basın açıklamalarının gerçekleştirildiği, 13.08.2015 tarihinde DBP Varto Kent Meclisi İlçe Eş Başkanı olarak görev yapan M.D.'nin Varto ilçe merkezinde bulunan DBP partisine ait bina önünde yapılan basın açıklamasında kısaca özetle "Bizler merkezden dayatılan Ankara'dan toplumla uyuşmayan her şeyi yapmak zorunda değiliz. Devletin atadığı vali ve kaymakamlar tarafından yönetilmek istemiyoruz. Bizler ÖZ YÖNETİM İLAN EDİYORUZ." şeklindeki basın açıklamasında Devlet'in Anayasal ve icrai organları olan valilik ve kaymakamlık ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarını tanımama, meşruiyetini ortadan kaldırmaya yönelik eylem ve söylemlerle devlet yetkisinin reddedildiği ve bu amaçla öz yönetim ile birlikte öz savunma birliklerinin kurulmasının amaçlandığı, görüntü tespit tutanakları ile görüntüler üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi doğrultusunda, söz konusu basın açıklaması başlamadan önce sanığın toplanan grup arasında katıldığı, bir dakika boyunca ölen örgüt mensupları ile örgüt elebaşısı Abdullah Öcalan için tertiplenen sözde saygı duruşuna zafer işareti yaparak iştirak ettiği, basın açıklaması metni okunduktan sonra yürüyüşe geçen kalabalığın arasında sanığın da bulunduğu, Ankara KPL uzmanlık raporunda görüntülerdeki kişinin sanık olduğunun "kuvvetle mümkün" olarak bildirildiği, neticede her ne kadar sanık savunmalarında aksini belirtse de mevzu konusu basın açıklamasına sanığın başından sonuna kadar hazır bulunarak katıldığı, (salt bu eyleme iştirak nedeniyle örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunun sübuta ereceğine dair Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 2019/772 esas sayılı ilamı) ve terör örgütü adına suç işlemek suçunun sübuta ereceğine dair yargıtay 16.CD 2017/562 esas sayılı ilamı)

Sanığın, katılmış olduğu değerlendirilen örgüt mensubu cenazesi, toplantı, gösteri yürüyüşü ve basın açıklamalarına bakıldığında;

02.06.2015 tarihinde, Suriye ülkesinde öldürülen Gorgin Gımgım (K) G.Ö. adlı örgüt mensubunun örgütü simgeleyen çok sayıda bez parçasının bulunduğu, yine örgüt elebaşısının posterlerinin açıldığı ve örgütün bir propagandası haline dönüşen cenaze defin etkinliklerine katıldığı, sanığın savunmalarında da ikrar mahiyetli açıklamalarda bulunduğu,

20.07.2015 ve 09.09.2016 tarihinde, "Öcalan'a uygulanan tecrit" konulu basın açıklamasına katıldığı, söz konusu basın açıklamasının, örgüt elebaşının ve sözde örgürlük mücadelesini meşru göstererek örgüte müzahir kitleleri canlı tutma, toplumsal desteği arttırma amacıyla yapılmakla örgütsel mahiyet arzettiği, sanık her ne kadar savunmalarında katılım hususunu reddetmiş ise de Ankara KPL raporunda görüntülerdeki şahsın "kuvvetle mümkün" sanık olduğu sonucuna ulaşıldığı, 09.09.2016 tarihli eylem yönünden Ulusal Kriminal Büro tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunun da sonuç kısmı itibariyle KPL raporu ile aynı doğrultuda olduğu,

22.12.2015 tarihinde, "Güneydoğu ve ilçelerimizde yapılan operasyonlarını protesto" konulu basın açıklamasına katıldığı, basın açıklamasının terörizm faaliyetleri kapsamında silahlı faaliyet yürüten örgüt mensuplarının, faaliyetlerinin engellenmesine ve hareket kabiliyetinin kesilmesine yönelik mücadeleye ket vurmak ve bu konuda toplumdan destek toplayarak örgütün amaç ve eylemlerine destek yaratmak istendiği, bu cümleden olarak doğrudan örgütsel bir nitelik taşıdığı,

Sanığın bunun dışında katıldığı tespit edilen basın açıklaması ve yürüyüşlerini ise örgütsel mahiyet arzetmediklerinden hükme esas alınmadığı,

Özerklik açıklamasına, örgüt mensuplarının cenazelerine ve doğrudan örgütsel içerikli basın açıklamalarına katılım sağlayan sanığın, bu anlamda süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk oluşturan eylemlerde bulunduğu anlaşıldığından üzerine atılı müsnet suçu işlediği sabit görülerek eylemine uyan TCK'nın madde 314/2 nci hükmü gereği cezalandırılmış,

Hükmedilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınmakla hakkında takdiren TCK'nın madde 62 hükmü tatbik edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

B ) Sanık ... yönünden

Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmakla, elde edilen deliller, sanık savunmaları ve yapılan yargılama sonucu dosya kapsamı incelendiğinde,

13.05.2018 tarihinde, Devlet'in Anayasal ve icrai organları olan valilik ve kaymakamlık ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarını tanımama, meşruiyetini ortadan kaldırmaya yönelik eylem ve söylemlerle devlet yetkisinin reddedildiği ve bu amaçla öz yönetim ile birlikte öz savunma birliklerinin kurulmasının amaçlandığı basın açıklamasına katıldığı, temin edilen bilirkişi raporu da göz önüne alınmakla, içeriğini benimsediğini ortaya koyacak şekilde alkışlayarak eylemlerde bulunduğu, sanık her ne kadar katılım hususunu inkar etse de temin edilen Ankara KPL raporunda, görüntülerdeki kişinin "mümkün" derecesinde sanık olduğunun bildirildiği, sanığın katıldığı örgüt talimatı ile yapıldığı aşikar olan 13.08.2015 tarihli özerklik açıklaması ile ilgili olarak Yargıtay 16 C.D.'nin 2017/562 esas 2017/3535 karar sayılı ilamında; açıklamanın kamuoyunda dikkat çekmesini sağlamak amacıyla, açıklama yapılan yerde bulunarak içeriğini benimsediğini ve kabul ettiğini basın önünde deklare edilmesi faaliyetinde bulunanların, örgüt hiyerarşisine bağlı, aldıkları emir ve talimatları sorgulamaksızın uygulayabilecek konumda olduklarının kabulü gerekecektir..... silahlı terör örgütü PKK/KCK'nın sözde Anayasası niteliğindeki KCK sözleşmesi içeriğindeki bir takım hükümleri hayata geçirmek amacıyla Hakkari kent meclisi adına yapılan basın açıklamasına destek verip alkışlamış olmaları karşısında; doğrudan silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan cezalandırılmaları gerekirken silahlı örgüt adına suç işleme suçundan cezalandırılmaları," şeklindeki belirleme ışığında, sanığın örgütün ideolojisini benimsediği, örgüt hiyerarşisine tabi olarak aldığı emir ve talimatları icra eden tipik bir örgüt üyesi olduğu kabul edilmekle, eylemine uyan TCK'nın madde 314/2 hükmü gereği cezalandırılmış,

Hükmedilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınmakla hakkında takdiren TCK'nın madde 62 hükmü tatbik edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

C ) Sanık ... yönünden

Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmakla, elde edilen deliller, sanık savunmaları ve yapılan yargılama sonucu dosya kapsamı incelendiğinde,

13.05.2018 tarihinde, Devletin Anayasal ve icrai organları olan valilik ve kaymakamlık ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarını tanımama, meşruiyetini ortadan kaldırmaya yönelik eylem ve söylemlerle devlet yetkisinin reddedildiği ve bu amaçla öz yönetim ile birlikte öz savunma birliklerinin kurulmasının amaçlandığı basın açıklamasına katıldığı, temin edilen bilirkişi raporu da göz önüne alınmakla, içeriğini benimsediğini ortaya koyacak şekilde alkışlayarak eylemlerde bulunduğu, sanık her ne kadar katılım hususunu inkar etse de temin edilen Ankara KPL raporunda, görüntülerdeki kişinin "kuvvetle mümkün" derecesinde sanık olduğunun bildirildiği, sanığın katıldığı örgüt talimatı ile yapıldığı aşikar olan 13.08.2015 tarihli özerklik açıklaması ile ilgili olarak Yargıtay 16 C.D.'nin 2017/562 Esas 2017/3535 Karar sayılı ilamında; açıklamanın kamuoyunda dikkat çekmesini sağlamak amacıyla, açıklama yapılan yerde bulunarak içeriğini benimsediğini ve kabul ettiğini basın önünde deklare edilmesi faaliyetinde bulunanların, örgüt hiyerarşisine bağlı, aldıkları emir ve talimatları sorgulamaksızın uygulayabilecek konumda olduklarının kabulü gerekecektir... silahlı terör örgütü PKK/KCK'nın sözde Anayasası niteliğindeki KCK sözleşmesi içeriğindeki bir takım hükümleri hayata geçirmek amacıyla Hakkari kent meclisi adına yapılan basın açıklamasına destek verip alkışlamış olmaları karşısında; doğrudan silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan cezalandırılmaları gerekirken silahlı örgüt adına suç işleme suçundan cezalandırılmaları," şeklinde belirleme bulunduğu,

Sanığın, katılmış olduğu değerlendirilen örgüt mensubu cenazesi, toplantı, gösteri yürüyüşü ve basın açıklamalarına bakıldığında 03.08.2013 tarihinde "Önderliğimizin sağlığı sağlığımızdır" konulu basın açıklamasına katıldığı,, 22.10.2014 tarihinde PKK/KCK terör örgütünün Varto ilçesinin kolan köyünde bulunan sözde PKK şehitliğinde nöbet tuttuğu, (bu hususun yargıtay onamasından geçerek kesinleşen Muş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/370 esas sayılı dosyası ile sabit olduğu) 18.12.2015 tarihinde, BTÖ'ye yönelik Şırnak, Diyarbakır, Mardin illerinde uygulanan sokağa çıkma yasağı ve teröristlere karşı yapılan operasyonları protesto etmek amacı ile yürüyen grup içerisinde yer aldığı, 22.12.2015 tarihinde, Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu bölgelerindeki sokağa çıkma yasakları ve bölücü terör örgütü mensuplarına karşı yürütülen operasyonları protesto etmek amacıyla toplanan grup içerisinde bulunduğu, atılan sloganlarla örgüt propagandası haline dönüşen eylemin, devletin güvenlik güçleri tarafından terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonları engelleme amacını taşıdığı, bu bakımdan terör örgütünün amaç ve hedeflerine hizmet ettiği, 09.09.2016 tarihinde, "Öcalan'a uygulanan tecrit" konulu basın açıklamasına katıldığı, söz konusu basın açıklamasının, örgüt elebaşının ve sözde örgürlük mücadelesinin meşru göstererek örgüte müzahir kitleleri canlı tutma, toplumsal desteği arttırma amacıyla yapılmakla örgütsel mahiyet arzettiği, Sanık her ne kadar yukarıda belirtilen gösteri yürüyüşleri ile basın açıklamalarına katılmadığını ileri sürmüş ise de temin edilen Ankara KPL uzmanlık raporunda, görüntülerdeki kişinin "kuvvetle mümkün" seviyesinde sanık olduğunun bildirildiği, sanığın 22.10.2014 tarihli eyleminden dolayı Yargıtayın onama kararı ile kesinleşmiş Muş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/370 esas sayılı dosyasında yargılanarak, terör örgütünün Varto ilçesi Kolan bölgesindeki sözde şehitliğinde nöbet tutmak suretiyle örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan cezalandırıldığı, kesinleşmiş mahkeme hükümlerinin maddi hakikatin tespiti noktasında kesin delil mahiyetinde bulunduğu, bu doğrultuda müsnet suçun belirlenmesinde hükme esas alınması gerektiği, sanığın bunun dışında katıldığı tespit edilen basın açıklaması ve yürüyüşlerinin ise örgütsel mahiyet arzetmediklerinden hükme esas alınmadığı, özerklik açıklamasına katılan, yapılan açıklamaya alkışlamak suretiyle destek veren, doğrudan örgütsel içerikli eylemlerde bulunan sanığın, bu anlamda süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk oluşturan eylemlerde bulunduğu, örgütün ideolojisini benimseyerek ve örgüt hiyerarşisine tabi olarak aldığı emir ve talimatları mutavaat halinde icra eden tipik bir örgüt üyesi olduğu kanaatine varılmakla sanık eylemine uyan TCK'nın madde 314/2 hükmü mucibince cezalandırılmış, hükmedilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınmakla hakkında takdiren TCK'nın madde 62 hükmü tatbik edilmiş, sanığın 22.10.2014 tarihli eylemi nedeniyle örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçundan ceza aldığı, sanığın üye olduğu kabul edilen döneme dair hükme esas alınan ilk eylem tarihininden daha sonra bu cezayı aldığı, bu noktada örgüt üyesinin yardım oluşturan eylemlerinin 220/7 hükmüne göre cezalandırılamayacağı, üye olduğu kabul eden dönemde örgüt üyeliğinden kesinleşmiş ceza hükmü bulunduğundan, üyelik suçundan kurulan ceza hükmünden kesinleşmiş ceza hükmünün mahsup edilmesi gerektiği göz önünde bulundurularak Muş 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen hapis cezası, mahkememiz işbu yargılaması neticesinde verilen hapis cezasından mahsup edilerek hüküm kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE

Sanık ... hakkında Mahkemenin takdirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, kriminal raporuna itibar edilmesinde ve örgütün propagandasına dönüşen basın açıklamasına katılmanın suçun delili olarak kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden verilen hükümlerde bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 09.12.2020 tarihli ve 2020/998 Esas, 2020/1386 sayılı Kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 2.Ceza Dairesinine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.03.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararsüreçv.üyepkkkckörgütüneediyoruz"için)olmatemyizisteminintevdiine...kararınyönetimsilahlıhukukî(sanıkolgularonanmasınagerekçesebeplerihükümlerinesastanterörincelenenreddi09.03.2018

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:28:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim