Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/35196
2022/9759
15 Aralık 2022
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Katılanlar : T.C. Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi, ..., ...
Suç : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etme, kasten öldürmeye teşebbüs
Hüküm : 1 Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... Ve ...’nin TCK'nın 37/1 delaletiyle 309/1, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince mahkumiyetlerine,
2 Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... Ve ...’nin TCK’nın 309/1, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 39/2 c, TCK’nın 62, 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince mahkumiyetlerine,
3 Sanık ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan TCK’nın 36, 41 ve CMK’nın 223/4 b maddeleri uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına,
4 Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’in kasten öldürmeye teşebbüs suçundan CMK’nın 223/2 e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine
Temyiz edenler : Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... Ve ... İle Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ......, ..., .., ... ve ... müdafileri, katılan T.C. Cumhurbaşkanlığı vekili, katılan ... Büyük Millet Meclisi vekili, katılan ... vekili, katılan ... vekili, o Yer Cumhuriyet savcısı
İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle;
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin, ilk derece mahkemesinde, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, istinaf ve temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,
1 Anayasayı ihlal ve kasten öldürmeye teşebbüs suçları yönünden katılan ... ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın, kasten öldürmeye teşebbüs suçu yönünden katılan T.C. Cumhurbaşkanlığı ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin niteliği itibariyle doğrudan zarar görmedikleri ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmadıkları ve bu kapsamda davaya katılmalarına ilişkin karar hukukî değerden yoksun olup, hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK’nın 298/1. maddesi uyarınca REDDİNE,
Diğer temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonucunda;
Sanıklara müsnet suçların unsur ve nitelikleri, bu suçların aralarındaki irtibatlar, savunmada ileri sürülen hukuki kurumlar ile sanıkların hukuki durumları değerlendirilecektir.
Ayrıntıları Dairemizin 22.03.2019 tarih 2018/7103 Esas, 2019/1953 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere;
5237 sayılı TCK’nın 309. maddesinde düzenlenen Anayasayı ihlal suçunun maddi unsuru/tipik eylem, cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye elverişli vasıtalarla teşebbüs etmektir.
Suçun bu amaçla kurulmuş bir örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi, korunan amaçlara matuf fiillerin elverişliliğinin değerlendirilmesi bakımından önem taşımakta ise de, bu husus suçun unsuru değildir.
Suç, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmak, bu düzen yerine başka bir düzen getirmek veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemek amacına matuf doğrudan genel kast ile işlenebilen bir suçtur.
Suç tanımında belirtilen amaçları gerçekleştirmeye yönelik bir fiil işlenmesi hususunda iştirak iradeleri bulunan sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 309. maddesinde düzenlenen Anayasayı ihlal suçu yönünden iştirakin her şeklinin uygulanması mümkündür.
Suça iştirakten söz edebilmek için amaca yönelik bir fiil işleme hususunda iştirak iradelerini ortaya koyan kişilerin hepsinin bu amaçla kurulmuş bir örgütün üyesi olması da gerekmez.
15 Temmuz 2016 günü, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Anayasal düzeninin değiştirilmesi amacıyla, Türk Silahlı Kuvvetlerine sızmış FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu olan ve/veya bu örgütsel faaliyeti destekleyen 8.000’in üzerinde askeri personel tarafından savaş uçakları dahil 35 uçağın, 3 geminin, 37 helikopterin, 74’ü tank olmak üzere 246 zırhlı aracın ve 4.000’e yakın hafif silahın kullanılarak; Cumhurbaşkanına suikasta teşebbüs edilmiş, TBMM ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi başta olmak üzere birçok stratejik ... bombalanmış, Başbakanın konvoyuna silahlı saldırı gerçekleştirilmiş, kalkışmaya karşı koyan güvenlik görevlileri ile sokaklara çıkan sivillere devletin silahlı kuvvetlerine ait uçak, helikopter, tank ve silahlarla saldırılarak 4’ü asker, 63’ü polis ve 183’ü sivil olmak üzere toplam 250’den fazla kişi şehit edilmiş, 23’ü asker, 154’ü polis ve 2.558’i sivil olmak üzere toplam 2.735 kişi de yaralanmıştır.
Somut darbe teşebbüsü, 5237 sayılı TCK’nın 309. maddesinde sayılan amaçlara matuf zarar tehlikesi doğuran vahim eylemler vasfını aşarak, Anayasal düzeni doğrudan ortadan kaldırma neticesine yönelmiş, örgütün ülke genelindeki organik bütünlüğünden ve etkinliğinden istifade edilerek planlanıp uygulanmış, neticesi ve başarısı eş zamanlı, senkronize hareketlere bağlı hukuki anlamda tek bir fiil olarak ortaya çıkmıştır. Bu nedenle örgütsel koordinasyon veya iştirak iradesi gereğince ve iş bölümü doğrultusunda bulundukları mahal ve konumlarına uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan icrai harekette bulunanların, icra aşamasına geçerek amaç suç yönünden somutlaştığında ve elverişliliğinde tartışma bulunmayan bu fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurdukları gözetilerek 5237 sayılı TCK’nın 37. maddesi kapsamında “doğrudan fail” olduklarının kabulünde zorunluluk vardır.
Mensup olduğu örgütle kurduğu bağ nedeniyle örgütsel faaliyet kapsamında işlenen Anayasayı ihlal suçuna ilişkin planlama, hazırlık ve icra organizasyonundan haberdar olmak suretiyle darbeye teşebbüs suçunu sevk ve idare edenler tarafından verilen emirleri/görevleri kabullenerek ülke çapındaki icra hareketleriyle illi bir değer taşıyan icra hareketlerini gerçekleştirenlerin ya da görev paylaşımı bağlamında henüz sırası gelmemiş icra hareketleri için gerekli hazırlıkları yapanların bu suç yönünden müşterek fail olarak sorumlu tutulmaları gerekmektedir.
Doğrudan kanuni tanımda öngörülen cebir ve şiddet içeren icrai hareket niteliğinde olmayan, somut zarar tehlikesinin gerçekleşmesini sağlayacak biçimde (faillerle birlikte) fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurmalarını temin edecek fonksiyonel bir mahiyet taşımayan, suç organizasyonu içinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirilmeleri nedeniyle ika edildiği kanıtlanamayan ancak suçun icrasına başlanmasından sonra katılma iradesini açıkça ortaya koyan, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen hareketleri gerçekleştiren sanıkların eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 309/1 ve 39/2 c maddeleri kapsamında Anayasayı ihlale teşebbüs suçuna yardım etmek suçunu oluşturacağı gözetilmeli, hukuki durumları buna göre tespit edilmelidir.
5237 sayılı TCK’nın 309. maddesinde düzenlenen suç bir somut tehlike suçu olduğundan suçun oluşması için ayrıca bir neticenin gerçekleşmesi aranmamaktadır. Bu itibarla sanığın amaca matuf eylemi ve/veya işlediği elverişli araç suç ile suçun konusu üzerinde meydana gelen somut tehlike arasında illiyet bağının bulunması gerekli ve yeterlidir. Suça teşebbüsün kabulü için aranan elverişli vasıtalarla cebri eylemlere başlanıp başlanmadığı araştırılırken ve vasıtanın elverişliliği takdir edilirken tek tek yapılan eylemlerle amaçlanan hedefler arasında doğrudan doğruya bağ kurmak yoluna gidilemez. Ancak her hâlükârda ülke genelinde gerçekleştirilmek istenen amaca matuf cebri/icrai fiilin, sanığın bulunduğu mahalde/sorumluluk sahasında da doğrudan doğruya ya da araç suçlar yönünden icrasına başlanması aranmalıdır. Sanığın bu icrai fiile yine icrai bir hareketle katılması mümkün olduğu gibi garantörlük yükümlülüğünü ihmal etmek suretiyle de iştirak edebileceği görülmektedir.
Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde yerine getiren ile emri veren sorumlu olur (1982 Anayasasının 137/2 ve 5237 sayılı TCK’nın 24/3. maddeleri). Askeri hizmete müteallik hususlarda verilen emir bir suç teşkil ederse bu suçun işlenmesinden emri veren mesuldür. Ancak amirin emrinin adli ve askeri bir suç maksadını ihtiva eden bir fiile müteallik olduğu kendisince malum ise, maduna da faili müşterek cezası verilir (1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu 41/3 B).
İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesince Kabul Edilen Somut Olay;
15.07.2016 tarihinde, FETO/ PDY’na mensubu ve mensup olmamakla birlikte fille iştirak eden failler tarafından, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Anayasal düzeninin zorla değiştirilmesi amacıyla gerekleştirilen kalkışma kapsamında; TRT ve DigiTürk yayınlarının kesilmesi için, TRT Ulus Yerleşkesi, Taksim Meydanı, DigiTürk Binası, Vodafane Arena Stadı ve Casper Plaza adlı iş yerlerini işgal edilmesi, darbe teşebbüsüne karşı direnen halka yönelik gerçekleştirilen silahla yaralama eylemleri davanın konusunu oluşturmaktadır.
Bu eylemlere genel olarak; İstanbul’da bulunan Harp Akademileri Komutanlığında görevli bir kısım subaylar ; Hava Harp Okulunda görevli subay ve astsubaylar ile öğrenci subaylar; Hasdal Kışlası olarak bilinen 23. Piyade Tugayı 6. Alay Komutanlığındaki subay ve astsubaylar ile erbaş ve erler katılmışlardır.
Gerçekleşen bu eylemler öncesinde yapılan plan ve hazırlıklar şu şekildedir; 13.07.2016 tarihinde 2. Zırhlı Tugay Komutanlığında koordinasyon toplantısı gerçekleşmiş, 15.07.2016 tarihinde gerçekleşmesi planlanan eylemler ile ilgili olarak sorumluluk bölgeleri ile ilgili hazırlıkların seviyesi tespit edilmiş; 15.07.2016 günü gecesi planlanan eylemlerin ifşa olmaksızın personelin belirlenen görev alanlarına sevki ve yönlendirmesi amacıyla gece eğitimi yapılması, terör eylemleri olduğundan bahisle kolluk kuvvetlerini destekleme kapsamında birlik personelinin mesaiye çağrılmasına karar verilmiş; Türkiye genelinde sıkı yönetim listesinin yayınlanacağı kararlaştırılmıştır. Benzer şekilde, 15.07.2016 tarihi öncesinde İstanbul’da gerçekleştirilecek eylemlerle ilgili olarak 14.07.2016 tarihinde 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığında ve Hava Harp Okulunda da toplantılar yapılmıştır. 2. Zırhlı Tugay Komutanlığında yapılan toplantıda ağırlıklı olarak İstanbul’da Anadolu yakasındaki faaliyet konuları ve Avrupa yakasındaki yerler ile ilgili olarak plan ve koordinasyon görüşülmüş; 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığında yapılan toplantıda 2. Zırhlı Tugay Komutanlığında alınan kararlar orada bulunanlara tebliğ edilmiş ve ayrıca Avrupa yakasındaki faaliyet yerleri ile ilgili olarak plan ve koordinasyonlar görüşülerek akşam saatlerinde Yeşilköy’de bulunan Hava Harp Okulu Komutanlığında yeni bir toplantı yapılması hususunda karar alınmış; Hava Harp Okulunda yapılan toplantıda da icra edilecek faaliyetler ve bu kapsamda yapılan planlar görüşülmüş, alaylara ve tugaylara gidecek olan akademili öğrenci subayların ne şekilde birliklere gideceği kararlaştırılmış, olay yerlerine rütbeli ve rütbesiz askerlerin gönderilmesi yönünde planlamalar yapılmıştır.
Yapılan bu plan ve hazırlıklar doğrultusunda, Harp Akademileri Komutanlığında subay olan failler yönetiminde Hasdal 6. Motorlu Alaya bağlı asker olan failler tarafından TRT ulus yerleşkesi işgal edilmiş; Harp Akademileri Komutanlığında görevli subay olan failler dört beş kişilik gruplar halinde bu birliklere gitmişler, bu birliklerden sorumlu olan darbe girişimini yöneten koordine eden faillerin emrine girmişler, belirlenen rütbeli ve rütbesiz asker olan failler kendilerine dağıtılan silah ve mühimmatları alarak personel taşıyıcı araçlarla, tanklarla ve diğer askeri araçlar ile birlikte TRT Ulus yerleşkesine gitmişler, TRT Ulus yerleşkesi girişinde bulunan güvenlik görevlilerine terör tehdidi olduğu söylenerek binada çalışan TRT personelinin telefonlarını bırakarak binayı boşaltmaları sağlanmış, subay olan faillerin kontrolündeki er ve erbaşlar binaya dağıtılmış, gelen talimat üzerine binada beklemeye başlanmış ve akabinde TRT binası bahçesinde bulunan piste iniş yapan helikopterle bir kısım failler de takviye amacıyla TRT binasına girmişler, ilerleyen saatlerde darbe teşebbüsünün açığa çıkması ile birlikte sivil vatandaşlar TRT binasının önünde toplanmaya başlamış ancak binada bulunan faillerce kendilerine verilen hukuka aykırı emirler doğrultusunda eyleme devam edilmiş ve hatta Taksim’de darbeye teşebbüs eylemi içinde bulunan faillere yardım amacıyla takviye ekip gönderilmesi yönünde gelen hukuka aykırı emir üzerine de TRT Ulus yerleşkesinde bulunan bazı failler Taksim’e gitmiş ancak kalabalık bir şekilde Taksim’de bulunan sivil vatandaşların tepkisi üzerine tekrardan TRT Ulus yerleşkesine geri dönmüşler, TRT Ulus yerleşkesinde toplanan sivil vatandaşların dağılması için zaman zaman havaya ateş açılmıştır.
Hava Harp Okulunun da görevli bulunan bir kısım subay ve astsubaylar ile Hava Harp Okulu öğrencilerinin bir kısmı Yalova’da bulunan Tatbiki Eğitim Kampında, bir kısmı da Bakırköy’de Yeşilköy Hava Harp Okulunda eğitim amaçlı olarak bulunurlarken, daha önce yapılan plan ve hazırlıklar doğrultusunda, 15.07.2016 tarihinde Yalova’da bulunan öğrenci grubunun İstanbul’a hareket etmeleri talimatı üzerine, Yalova’da bulunan subay ve askeri öğrenci olan faillerin bir kısmının helikopterlerle bir kısmının da deniz otobüsü ile İstanbul’a geldikleri; aynı şekilde birlik dışına olan ancak İstanbul’da bulunan Harp Okulu öğrencisi, subay ve astsubay olan faillerin de Harp Okuluna çağrıldıkları, burada kendilerine teslim edilen silah ve mühimmatlar ile tam teçhizatlı olarak kuşanıp, Atatürk Havalimanı VİP bölümündeki askeri pistte hazır bekleyen helikopterlerle havalandıkları; helikopterlerden birinin doğrudan TRT Ulus Yerleşkesine indiği ve içinde bulunan failleri buraya bırakarak tekrar havalandığı; DİGİTÜRK ve TRT yayınlarının kesilmesini sağlamakla görevlendirilen sivil ve askeri ekip, halk tarafından karayolunun kapatılmış olması nedeniyle planlanan yere ulaşamadıklarından, Ümraniye’deki Casper Plaza adlı iş yerinin çatısına çıkarak kendilerinin alınması için beklemeye başladıkları, bu sanıklar için gönderilen bir helikopterin iş yerinin çatısına iniş yaptığını gören vatandaşlar tarafından bina çevresinin kuşatıldığı halkın direncinin kırılması bir kısım darbeciler tarafından havaya ateş edildiği, ayrıca subay rütbesindeki Ali Akkaş tarafından halka doğru ateş edilmesi sonucu iki vatandaşın yaralandığı, çatıda bekleyen failleri alan helikopter, bir kısmını TRT Ulus yerleşkesine indirmiş, diğerlerini ise DigiTürk yerleşkesine gitmeleri için Vodafone Arena stadına iniş yapmıştır. TRT Ulus Yerleşkesine inen helikopter tekrar havalanarak Atatürk Havalimanı VİP bölümüne dönerek, takviye amaçlı aldığı darbecileri Vodafone Arena stadına getirdikten sonra, stad kapıları zor kullanılarak açılmış, silah tehdidi ile bir belediye otobüsü ve sivil bir araç durdurulmak suretiyle DigiTürk binası yakınlarına intikal edilmiştir. Binanın içine girilip yayınların durdurulmasına çalışılmış ancak Digi Türk görevlililerinin teknik yardımda bulunmaması nedeniyle başarılı olunamamış bu kez tehdit kullanılarak yayın kesme işlemi gerçekleşmeyince cihazlara ateş edilmek suretiyle zarar verilmiştir.
Eylemde Harp okulunun değişik sınıflarında okuyan 37 öğrenci yer almıştır. Bu sanıklardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ..., ... ve ...’nin emri altına girdikleri darbeci subaylarla birlikte Ümraniye’deki Casper Plaza isimli iş yerine giderek iş merkezinin çatısına inilmek suretiyle oradaki darbede görev alan sivil sanıkları alıp ilgili yerlere nakletme görevini icra ettikleri, bu sırada darbeye karşı çıkan halkın binaya doğru hareketlenmeleri üzerine sanıklardan ..., ... ve ...’ın kişileri hedef almaksızın havaya doğru ateş ettikleri;
Sanıklardan ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ... ve ...’in helikopterle Beşiktaş’taki Vodafone Arena stadına inerek otobüslerle Digitürk binasına gittikleri binanın işgali girişiminde görev aldıkları, bu süreçte herhangi bir silahlı çatışmanın gerçekleşmediği; öğrenci sanıkların darbeci subaylar tarafından işgal ettikleri binaların güvenliğini sağlamakta kullandıkları,
Sanıklardan ... ve ... helikopter ile TRT binasına giderek sabah saatlerine kadar bekledikleri suça iştirak eden subaylardan ikisinin her iki sanığa 100’er lira para verip harp okuluna dönmelerini söylemeleri üzerine ticari taksiye binerek okula döndükleri şeklinde gerçekleşen olayda;
2 Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... Ve ... Hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme; Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... Ve ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etme suçları yönünden verilen mahkumiyet kararları ile sanık ... hakkında verilen Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçu yönünden verilen ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin karara yönelik yapılan incelemede;
Oluş, dosya kapsamı ve mahkeme kabulü nazara alındığında, tebliğnamede sanıklar ..., ..., ... ve ... yönünden bozma içeren düşünceye iştirak edilmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... Ve ... İle Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... Ve ... müdafiilerinin; tüm sanıklar yönünden katılan T.C. Cumhurbaşkanlığı vekilinin, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... Ve ... yönünden katılan ... Büyük Millet Meclisi’nin ve sanıklAr ..., ..., ..., ... ve ... yönünden ise o yer Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle mahkumiyet ve ceza verilmesine yer olmadığına dair hükümlerin ayrı ayrı ONANMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca
dosyanın İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:53:17