Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
22. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2015/29146
2017/28406
11 Aralık 2017
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 02.05.2006 09.12.2010 tarihleri arasında mesul müdür olarak çalıştığını, ücretinin ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini belirterek kıdem tazminatı ile yıllık izin, fazla mesai, hafta tatili ile resmi tatil, bayram ve prim alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının işyeri ortaklarından olup mesul müdür olarak çalıştığını, işyerinin tüm kazanç ve ödemelerinin kendi elinden geçtiğini, davacının yıllık izinlerini kullandığını, hafta tatili ve resmi tatillerde çalışmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre davacının üst düzey yönetici olarak çalıştığı gerekçesiyle fazla mesai alacağı reddedilmiş diğer taleplerin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1 Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2 Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının prim alacağına hak kazanıp kazanmadığı ve hak kazanmışsa miktarı konusundadır.
Prim, işçinin mal veya hizmet üretiminde daha istekli hale gelmesi ve başarısının artması için işverence ödül niteliğinde verilen ek ödemeler şeklinde tanımlanabilir. Prim ödemesinden amaç, işçinin dava verimli bir şekilde çalışmaya özendirilmesidir. Pirimin kişiye özgü olması sebebiyle ikramiyeden farklı olarak prim ödemelerinin genel bir nitelik taşıması gerekmez. Bununla birlikte, işveren tarafından ayrımı haklı kılan geçerli nedenler olmadığı sürece pirim uygulaması yönünden de işverenin eşit davranma borcu söz konusudur.
İşçinin prime hak kazanması için işyerinde pirim ödemesini gerektiren dönemin sonuna kadar çalışmış olması gerekmez. İşyerinde çalışılan süreyle sınırlı olmak üzere işçinin prim talep hakkı vardır.
Prim uygulaması, bireysel ya da toplu iş sözleşmeleri ile de kararlaştırılabilir. İş sözleşmesinde kararlaştırılmamış olsa dahi, işverence tek taraflı olarak düzenli şekilde yapılan prim ödemesi “işyeri şartı” niteliğindedir.
Somut olayda, davacı ile yapılan iş sözleşmesinin III. ÜCRET bölümü (b) bendinde; Doktorun hekimlik hizmeti verdiği hasta adına poliklinik tarifesine uygun olarak tahakkuk ettirilen hizmet bedeli işveren tarafından tahsil edilir ve bir aylık sürede hizmet verdiği hasta sayısına göre hesaplanan hizmet bedelinin (KDV dahil tutarın) % 30'u doktora prim adı altında ertesi ayın 7. günü ödeneceği düzenlemesi mevcuttur.
Dosya içeriğine göre prim alacağı konusunda dosyada farklı raporlar mevcuttur. 08.06.2012 tarihli bilirkişi İş Müfettişi Niyazi Karadağ tarafından düzenlenen raporda 02.05.2006 02.05.2007 arası 1 yıllık dönem esas alınarak şirketin cirosuna göre bilançodaki meblağ esas alınarak 175.450,26 TL prim alacağı hesaplanmıştır.
Tarafların itirazı üzerine 10.12.2012 tarihinde SMMM ... tarafından düzenlenen raporda davacının tek hekim olarak çalıştığı ve hasta protokol defterindeki kayıtlar ve şirketin muayene gelirlerine göre 132.157,73 TL prim alacağı hesaplanmıştır.
Tarafların itirazı üzerine SMMM ... ve Avukat ...'dan heyet raporu aldırılmış, 31.10.2013 havale tarihli raporda diğer raporlardan farklı olarak diğer hizmet gelirlerinin 1/3 ü'nün % 30'u da prim hesabına dahil edilerek 304.555,55 TL prim alacağının bulunduğu tespit edilmiştir.
Taraf vekillerinin itirazı üzerine bu heyetten ek rapor aldırılmış ek raporda davacı ile birlikte ikinci bir hekimin muayene hizmetlerini yürüttüğüne dair yazılı bir belgenin dosyada bulunmadığı, muayene ve gözlem gelirleri dışında başka kalemlere yer verilmediği ve itirazların hesaplamayı değiştirecek mahiyette olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahkemece bilirkişi ... tarafından düzenlenen 10/12/2012 tarihli raporda, 132.157,73 TL prim alacağı hesap edildiği, bilirkişiler, ... ve ... tarafından düzenlenen raporda ise, 304.555,55 TL prim alacağı hesap edildiği raporlar arasındaki farkın ... tarafından düzenlenen raporda, diğer hizmet gelirlerinden elde edilen gelirin prim hesabına esas alınmamasından kaynaklandığını, davalı vekili tarafından, diğer hizmet gelirleriyle ilgili fatura ve ekinde personel ücret bordrosu belgelerinden davalı şirketin işyerinde çalışan personeli belli ücret karşılığında ...Hastanesi'ne kiraladığı diğer hizmet gelirlerinin de bu kiralama ücretinden oluştuğu, hizmet sözleşmesinde doktorun hekimlik hizmeti verdiği hasta adına poliklinik tarifesine uygun olarak tahakkuk ettirilen hizmet bedeline göre, prim hesabının yapılacağının düzenlendiği, diğer hizmet gelirlerinin ise, hasta adına tahakkuk ettirilen hizmet bedeli olmayıp davalı iş yerinde çalışan personelin belli bir ücret karşılığında dava dışı şirkete kiralanması karşılığında elde edilen bir gelir olduğu ve sözleşmedeki prim düzenlemesi dışında kaldığından, diğer hizmet gelirlerinden elde edilen gelirler prim hesabına esas alınamayacağı, prim hesaplaması konusunda dosyaya sunulan 10.12.2012 tarihli bilirkişi raporun dikkate alındığı gerekçelendirilmiştir.
03.04.2014 tarihli celsede davalı işverence sunulan 31.03.2014 havale tarihli dilekçe ve ekinde (mavi klasör) işverence; prim hesabı yapılırken 600.100.000011 nolu diğer hizmet gelirleri hesabında davacının katkısının net bir şeklide belirlenmesive ne kadar olduğunun tartışmaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerektiği belirtildikten sonra ekinde sunulan faturalarda davacının katkısının kendilerince çok kapsamlı incelendiği ifade edilerek davacının diğer hizmet gelirlerine katkısının;
2006 yılı için 10.800,00 olduğu,
2007 yılı için raporda 1/3 125.079,68 olarak belirlenmişse de davacı payının 3.337,88 TL olup % 30'u 1.001,36 TL olduğu,
2008 yılı için raporda 1/3'i 87.598,26 olarak belirlenmişse de davacının katkısı olmadığı,
2009 yılı için raporda 1/3'i 133.163,64 olarak belirlenmişse de davacı payının 18.624,15 olup % 30'u 5.587.25 TL olduğu,
2010 yılı için raporda 1/3'i 167.126,38 olarak belirlenmişse de davacı payının 18.624,15 olup % 30'u 5.806,23 TL olduğu, toplamda davacının hakettiğinin 23.194,84 TL olduğu, bu miktarın ... ve ... tarafından düzenlenen raporda belirlenen 304.555,55 TL prim alacağı olduğuna dair raporda 153.806,79 TL fazla hesaplandığını belirtmiştir. Yani kalan 150.748,76 TL'ye davalının itirazı bulunmamaktadır.
Dosyada bulunan ve sadece davacının çalıştığı polikliniğe ait kayıtlar davacının tek hekim olarak çalıştığı gözönünde bulundurularak, yurtdışında bulunduğu süre dışında tüm dönem işten anlayan SMMM ve hastane yönetiminden anlayan bilirkişi de dahil olmak üzere 3 kişilik bilirkişi heyetiyle incelenerek davacının prim alacağının yeniden belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
SONUÇ: **
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililerine iadesine, 11.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 23:03:37