Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

21. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2019/212

Karar No

2019/6159

Karar Tarihi

15 Ekim 2019

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi

İLK DERECE

MAHKEMESİ: ... İş Mahkemesi

A)Davacı İstemi;

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, iş kazası nedeniyle müvekkillerinin murisinin vefatı nedeniyle davacı eş için 10.000,00 TL, davacı çocuklar ... ve ... lehine ayrı ayrı 5.000,00 TL maddi tazminat ile, davacı eş için 100.000,00 TL çocukların her biri için 75.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

B)Davalı Cevabı;

Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle, müteveffa işçinin müvekkili şirkette belirsiz süreli iş akdi ile çalıştığını, müvekkili şirketin .... Entegre Tesisleri ile yapılan sözleşmeye istinaden Merkez ... şirketine sunta getirdiğini, ... Entegre Tesisleri ile yapılan sözleşme uyarınca müvekkilinin yetkilisi olduğu şirketin yük boşaltma sorumluluğunun bulunmadığını, şoförün sorumluluğunun nakliye ve taşıma ile ile ilgili olduğunu, boşaltma gibi bir yükümlülüğünün bulunmadığını, müteveffa işçinin yükümlülüğü bulunmamasına rağmen forklitçiye işini çabuk bitirmesi için yardım etmek istemesi üzerine istenilmeyen bu kazanın meydana geldiğini, meydana gelen kazada müvekkili işverenin illiyet bağı olmadığı için sorumluluğunun bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle, davacıların murisinin müvekkili şirketin işçisi olmadığını, diğer davalı ... şirketinin işçisi olduğunu, olayın müvekkili açısından iş kazası olmadığından ve iş hukuku hükümlerine göre müvekkilinin sorumluluğu söz konusu olmadığından davanın husumet nedeni ile reddi gerektiğini, başka bir şirketin işçisinin müvekkilinin iş yeri sınırlarında kaza geçirmesinin sorumluluğunun müvekkiline yüklenilmesinin doğru olmadığını, layın müvekkili açısından iş kazası olmadığını, olay nedeni ile ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/650 esas sayılı dosyası ile açılan kamu davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C)İlk Derece Mahkemesi Kararı :

Mahkemece davacı eş ... için 89.599,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi, davacı çocuk ... için 17.564,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi, davacı çocuk ... için 1.403,73 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminat ile davacı çocuk ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22/07/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

D)Bölge Adliye Mahkemesi Kararı :

İlk Derece Mahkemesi Kararının Davalı şirketlerin vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince “davacının davalılardan .... ŞTİ işçisi olarak çalışırken davalılardan Merkez ... ŞTİ iş yerinde aracın boşaltılması sırasında kaza geçirdiği, SGK tarafından 22/07/2011 tarihinde geçirilen kazanın iş kazası olduğunun tespit edildiği, kazanın meydana gelmesinde davalı şirketin işveren olarak diğer davalı şirketin ise adam çalıştıran olarak 5510 Sayılı Kanunun 21. maddesi gereğince sorumlu oldukları ve çalışanlarına kusur izafe edildiği, 13/07/2016 tarihli ek bilirkişi raporuna göre davalı ...... Şti % 35, iş güvenliği uzmanı ...'ya % 5, forklift opaeratörü ...'na %20, Merkez ... teknik ambar ustabaşısı ...'aı'ya % 10 ve davacıların murisi ...'a % 30, oranında kusur verildiği, iş kazası inceleme raporunda da her iki davalı şirketin de kusurlu olarak belirtildiği, tanık beyanlarına göre davacının asgari ücretle çalıştığı, mahkemece karara esas alınan bilirkişi raporunda asgari ücretin 1,25 katı olarak esas alınmakla davacının yaptığı iş de nazara alındığında dosya kapsamına uygun olduğu, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarlarının kusur oranı, kazanın meydana geliş şekli ve kaza tarihi nazara alındığında dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır. ” gerekçesiyle davalı istinaf istemlerinin esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

E) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe;

1 Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlerle, temyiz kapsamı ve nedenlerine göre davalılar vekillerinin tüm, davacılar vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,

2 Dava, sigortalının 22/07/2011 tarihli iş kazası sonucu vefatı nedeniyle eş ve çocuklarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.

Somut olayda, sigortalının davalı ... şirketinde kamyon şoförü olarak çalışırken, Davalı ... Nakliyat Şirketinin başka bir firmadan sipariş verdiği suntaların ...’dan nakliyesi işinde çalıştığı, olay günü suntaların davalı ... Nakliyata ait forklift ve bu şirket çalışanı forklift operatörü ... vasıtasıyla indirilmesi sırasında forkliftteki suntaların kayarak, kamyonun kasasında yan kapakları kapatmak için bulunan, kazalının başına çarpması neticesinde ağır yaralandı ve hastanede tedavi görürken 03/08/2011 tarihinde vefat ettiği, olayın SGK tarafından iş kazası olarak kabul edildiği, hükme esas kusur raporunda davalı ... şirketinin %35, davalı ... Şirketinin çalışanlarının kusurundan sorumlu olmak üzere, bu şirket çalışanı İş Güvenliği Uzmanı ...’nın %5, Forklift Operatörü ...’nun %20, ...’un %10 ve müteveffa sigortalının % 30 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.

Bilindiği üzere gerek mülga 818 sayılı B.K.'nun 47 ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı T.B.K’nun 56. maddesi hükmüne göre Hakim, ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir. Hakimin manevi zarar adı ile ölenin yakınlarına verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin Duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de; hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.

Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291 370)

Bu ilkeler gözetildiğinde, davacı eş lehine takdir edilen 30.000,00 TL manevi tazminat ile davacı çocukların her biri lehine takdir edilen 20.000,00 TL manevi tazminatın ayrı ayrı az olduğu açıktır.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı kaldırılmasına, ilk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir

SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesi'ne, karardan bir örneğin de Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, aşağıda dökümü yapılan harcın davalılardan tahsiline, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine,

15/10/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

derece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 21:04:43

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim