Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

2. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/9390

Karar No

2024/1261

Karar Tarihi

27 Şubat 2024

MAHKEMESİ: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1025 E., 2022/1008 K.

DAVA TARİHİ: 28.07.2021

KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Giresun Aile Mahkemesi

SAYISI: 2021/437 E., 2022/398 K.

Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı erkek vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmiş olup; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 27.02.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde temyiz eden davacı ... ile vekili Av. ... ve karşı taraf davalı ... vekili Av. Bilge Gençer geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kadının, doğuştan monozomi 2 hastası olduğunu, bunun uzantısı olarak çocuk sahibi olamayacağını ancak bu durumu evlenirken davacıdan gizlediğini, buna rağmen davacının davalıyı el üstünde tuttuğunu, maddî manevî hiçbir desteğini esirgemediğini, davacının evlilik süresince ciddi hastalıklar geçirdiğini, davacı hastalandıktan sonra davalının davacıyı beğenmemeye başladığını, davacıyı aldattığını, davacıdan aldığı paraları bu kişiye gönderdiğini, sırf bu kişi ile birlikte olmak için Türkiye'ye giriş çıkış yaptığını, davalının telefondan başka bir şey ile ilgilenmediğini, davalının sevgilisi ile olan yazışmalarını tespit ettiğini ve bu yazışmaların cinsel içerikli olduğunu belirterek öncelikle zina, olmadığı takdirde evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebiyle tarafların boşanmalarına, erkek lehine 50.000,00 TL maddî ve 200.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı kadın vekili cevap dilekçesinde özetle; iddiaları kabul etmediklerini, tarafların çocuğunun olmamasının kimden kaynaklandığının bilinmediğini, kusurun davacıda da olabileceğini, evlendikten sonra davalının davacıyı mutlu edebilmek ve eşinin yanında olabilmek için Almanya ülkesine gittiğini, aldatma iddiasının doğru olmadığını, davacının aldatıldığını iddia etmesine rağmen davalı ile birlikte yaşamaya devam ettiğini, davalının aile birliğinin sonlanmasında kusurunun olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ispatlanamadığından erkeğin zina nedeniyle boşanma talebinin reddine, bir kısım tanıkların geçimsizliğe tanık olmadıkları, bir kısım tanık beyanlarının davacıdan duyumdan ibaret olduğu, bir an için tanıkların beyanlarına itibar edilecek olsa dahi davacının babasının, davacının yaşananlardan sonra davalı ile barışıp Almanya'da birlikte yaşamaya devam ettiklerini beyan ettiği ve sonrasında tekrar ayrılmalarına ve davacının davalı kadını Almanya'dan Türkiye'ye getirip ailesinin yanına bırakmasına kadar geçen süre içerisinde gerçekleşen olaylara tanık olmadığı, bunun yanında bu süreçle ilgili görgüye dayalı itibar edilebilir başkaca tanık beyanının da söz konusu olmadığı, bu haliyle affedilen olaylardan dolayı da kadına kusur izafe edilemiyeceğinden ve dosya kapsamından da tarafların barıştıktan sonra tekrar ayrılmalarına kadar geçen süre içerisinde yaşananlara ilişkin bir delilin gösterilemediği ve özellikle bu süreçte kadının kusurlu bir davranışının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacının, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı boşanma talebinin de ferileriyle birlikte reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı erkek vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddi yönünden istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla; davanın reddi yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; erkek tarafından öncelikle zina, olmadığı takdirde evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı açılan boşanma davasında davalı kadının zinasının ve kusurunun ispatlanıp ispatlanamadığı, davanın reddi kararının doğru olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı, 194 üncü, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 4 üncü ve 6 ncı maddesi, 161 inci ve 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Temyizen ..., tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere,

uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı erkek vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Duruşma için takdir olunan 17.100,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:31

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim