Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
2. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/487
2022/9129
10 Kasım 2022
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 21.09.2022 günü temyize cevap dilekçesi ile duruşma talep eden dahili davalı ...Ş. vekili Av. ... ... ile karşı taraf davalı ... Elektronik Fiş Kulaklık San ve Tic. Ltd. Şti. Vekili Av. ..., davalı ... Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. vekili Av. ... ... ... geldiler. Başka gelen olmadı. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilini, ... ... ve ... ...'in evlatlık olarak aldıklarını, ... ...'in vefatı üzerine Sarıyer Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/461 esas sayılı dosyası ile davacıya ... olana kadar ...'ın vasi olarak atandığını, müvekkiline mirasen kalan mal varlığının vasisi tarafından hileli yollarla satıldığını, dava konusu İstanbul ili ... ilçesi ... tapusunda kayıtlı eski 6 pafta 5011 parsel ... 5153 parsel sayılı taşınmazdaki 13/96 hissesinin vesayet makamlarını yanıltmak suretiyle hileli yollarla ve çok düşük bedelle vasi ve ailesinin ortak olduğu davalı ... Elektronik Fiş Kulaklık San. ve Tic. Ltd .Şti.’ne satıldığını beyanla, yapılan ihalenin iptali ile taşınmazın davacı adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde davalı adına oluşturulan sicilin yolsuz tescil sebebine dayalı olarak iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava açıldıktan sonra dava konusu 5153 parsel sayılı taşınmazın davalı ... Elektronik Fiş Kulaklık San. ve Tic. Ltd .Şti. tarafından devredilmiş olması nedeniyle davacı vekili 22/12/2015 tarihli dilekçesi ile taşınmazı 1/2’... hisseli olarak devralan ... ... Gayrimenkul AŞ'ni ve ... Tekstil San.ve Tic. Ltd. Şti'ni davaya dahil etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde dava konusu edilen; davacının malik olduğu taşınmazın, vasinin de ortak olduğu ... Elektronik Fiş Kulaklık San ve Tic Ltd Şti'ne yolsuz bir şekilde ihale edilerek bu şirket adına tescil edildiği, dahili davalı şirketler yönünden de iyiniyetle iktisap koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle “Terditli açılan davada davacının ihalenin iptali hakkındaki talebinin reddine; yolsuz tescil nedeniyle iptal ve tescile yönelik terditli talebin kabulü ile, dava konusu İstanbul ili ... ilçesi ... mahallesi 5153 parsel sayılı taşınmazın dahili davalılar adına kayıtlı 13/96 hissesinin iptali (infaz aşamasında dahili davalıların her birinin tapuda 1/2 miktarında hissedar olduklarının göz önünde bulundurularak dahili davalılardan eşit miktarda olmak üzere iptali) ile davacı adına tapuya tesciline” karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin tapu iptali ve tescile dair hükmü; davalı ve dahili davalı şirketler tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesi; davacıya ait hissenin vesayet ve denetim makamlarının izin ve onayı ile yani mahkeme kararları ile ihale edildiğini, davalı şirketin ve öncesinde şirket yetkililerinin taşınmazda hissedar olduklarını, pazarlık usulü ile satış sonrası davacının hissesini bedeli karşılığı aldıklarını, dolayısıyla davalı şirket adına yapılan taşınmaz devrinin yukarıda açıklandığı üzere dayanağının yolsuz tescil niteliğinde olmadığını belirterek “Dahili davalılar ve davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine” karar vermiştir. Bölge adliye mahkemesinin kararı, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Gaziosmanpaşa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/13 esas ve 2018/33 karar sayılı dosyası incelendiğinde; davacının şikayeti üzerine yapılan yargılamada vasinin kısıtlının menfaatine işlemler yapması gerektiği halde ortağı olduğu şirkete kısıtlının hissesini satmasının vasilik görevini kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gerekçesiyle vasi hakkında 5 ay hapis cezası verilip ertelendiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 2018/688 esas ve 2018/1514 karar sayılı ilamı ile verilen cezanın para cezasına çevrildiği, verilen cezanın kesin olduğu anlaşılmıştır. Hukuk mahkemesi hakimi ceza mahkemesinin kesinleşen kararındaki maddi olayın tespiti ile bağlıdır. O halde vasi tarafından satışa izin kararı alınarak davacıya ait hissenin davalı ... Elektronik Fiş Kulaklık San. ve Tic. Ltd .Şti.’ne devrine dair işlemi yolsuz tescil niteliğinde kabul etmek gerekir. Gerçekleşen bu durum karşısında; davalı ... Elektronik Fiş Kulaklık San. ve Tic. Ltd .Şti.’nden taşınmazı devralan dahili davalıların; davacıya ait hisse yönünden 4721 sayılı TMK’nın 1023. maddesi koruyuculuğundan yararlanıp yararlanamayacakları önem arz etmektedir.
Hukukumuzda, diğer ... hukuk sistemlerinde olduğu gibi kişilerin huzur ve ... içerisinde alış verişte bulunmaları satın aldıkları şeylerin ilerde kendilerinden alınabileceği endişelerini taşımamaları, dolayısıyla toplum düzenini sağlamak düşüncesiyle, ... kişinin iyi niyetinin korunması ilkesi kabul edilmiştir. Bu amaçla 4721 s. Türk Medeni Kanununun (TMK) 2.maddesinin genel hükmü yanında menkul mallarda 988 ve 989., tapulu taşınmazların el değiştirmesinde ise 1023. maddesinin ... hükümleri getirilmiştir. Öte yandan, bir devleti oluşturan unsurlardan biri insan unsuru ise bunun kadar önemli olan ötekisi topraktır. İşte bu nedenle Devlet, nüfus sicilleri gibi tapu sicillerinin de tutulmasını üstlenmiş, bunların aleniliğini (herkese açık olmasını) sağlamış, iyi ve doğru tutulmamasından ... sorumluluğu kabul etmiş, değinilen tüm bu sebeplerin doğal sonucu olarak da tapuya itimat ..., taşınmaz mal edinen kişinin iyi niyetini korumak zorunluluğunu duymuştur. Belirtilen ilke TMK'nin 1023. maddesinde aynen "tapu kütüğündeki sicile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan 3 ncü kişinin bu kazanımı korunur" şeklinde yer almış, aynı ilke tamamlayıcı madde niteliğindeki 1024.maddenin 1. fıkrasına göre "Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise bunu ... veya bilmesi gereken 3 ncü kişi bu tescile dayanamaz" biçiminde öngörülmüştür.
Ne var ki; tapulu taşınmazların intikallerinde, huzur ve güveni koruma, toplum düzenini sağlama uğruna, tapu kaydında ismi geçmeyen ama asıl malik olanın hakkı feda edildiğinden iktisapta bulunan kişinin, iyi niyetli olup olmadığının tam olarak tespiti büyük önem taşımaktadır. Gerçekten bir yanda tapu sicilinin doğruluğuna inanarak iktisapta bulunduğunu ileri süren kimse diğer yanda ise kendisi için maddi, hatta bazı hallerde manevi büyük değer taşıyan ayni hakkını yitirme tehlikesi ile karşı karşıya kalan önceki malik bulunmaktadır. Bu nedenle, yüzeysel ve şekilci bir araştırma ve yaklaşımın büyük mağduriyetlere yol açacağı, kişilerin Devlete ve adalete olan ... ve saygısını sarsacağı ve yasa koyucunun amacının ilk bakışta, şeklen iyi niyetli gözükeni değil, gerçekten iyiniyetli olan kişiyi korumak olduğu hususlarının daima göz önünde tutulması, bu yönde tüm delillerin toplanıp derinliğine irdelenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir. Nitekim bu görüşten hareketle, "kötü niyet iddiasının def'i değil itiraz olduğu, iddia ve müdafaanın genişletilmesi yasağına tabii olmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve mahkemece kendiliğinden (resen) nazara alınacağı” ilkeleri 8.11.1991 tarih l990/4 esas l99l/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında kabul edilmiş, bilimsel görüşlerde aynı doğrultuda gelişmiştir.
Hal böyle olunca, dahili davalı şirketlerin tapu kaydına güvenerek iyiniyetli mülk edinen konumunda olup olmadıklarının üzerinde özenle durulması, farklı bir söylem ile durumu ... ya da kendilerinden beklenen özeni göstermeleri halinde bilebilecek durumda olup olmadıklarının saptanması, bunun için yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca tüm deliller toplanarak derinliğine irdelenmesi ve sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana iadesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verildi. 10.11.2022 (Prş.)
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:05:19