Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

2. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/7842

Karar No

2021/9262

Karar Tarihi

20 Aralık 2021

  1. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 28/11/2012 gününde verilen dilekçe ile taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kesin hüküm nedeniyle reddine dair verilen 04/11/2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davacı vekili, davalıların murisi Mustafa kızı Berge Noğay'ın Akçakale Noterliğince resen düzenlenmiş bulunan 20/12/1985 tarih ve 4005 yevmiye numaralı noter senedi ile; Akçakale, Yukarıderen Köyü, Aşağıdibat Mevkiinde kain 12, 15, 16, 17, 18, 48, 59, 60, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 89, 90, 91, 92, 118, 122, 123, 124, 125, 126, 128, 129, 131, 132, 139, 142, 144 ve 146 parsel sayılı taşınmazlardaki 6912/1935360 hissesinin tamamı ile, murisi ... oğlu...'ın 149760/1935360 oranındaki payında kendisine isabet eden miras payının tamamını müvekkiline satmayı vaad ettiğini, bedelin ödendiğini, dava konusu taşınmazların tamamında zilyetliğin davacıya devir ve teslim edildiğini, davacı tarafından aynı istemle Akçakale Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/125 Esas, 1990/153 Karar sayılı dosyasında tapu iptali ve tescil talebinin kabul edildiğini, ancak bu kararda davaya konu taşınmazların parsel numaralarının belirtilmediğini, kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiğini, davacının yeniden Akçakale Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/243 Esas, 2011/252 Karar sayılı dosyası ile aynı istemle dava açtığını, mahkemenin 1990/125 Esas, 1990/153 Karar sayılı dosyasında verilen kararı gerekçe göstererek kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verdiğini, bu kararın da temyiz edilmeksizin kesinleştiğini, davacının ilk kararın infazını sağlamak amacıyla tapu sicil müdürlüğüne başvurduğunu, ancak kararda parsel numaraları belirtilmemiş olduğu gerekçesiyle kararı infaz etmediklerini, müvekkilinin Akçakale Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/125 Esas, 1990/152 Karar sayılı dosyasında parsel numaralarının yazılmasını istediğini belirterek tavzih talebinde bulunduğunu, mahkemece tavzih talebinin ek karar ile reddedildiğini, anılan ek kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine kararın Yargıtayca onandığını iddia ederek, tapu iptali ve tescil isteminde bulunmuştur.

Davalılar, davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kaynağını Türk Borçlar Kanununun 29. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Türk Borçlar Kanununun 237. maddesi ile Türk Medeni Kanununun 706. ve Noterlik Kanununun 89. maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanununun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir.

Satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil davalarının kabulü için aranacak ilk husus, sözleşmenin ifa olanağının bulunup bulunmadığıdır. Elbirliği ortaklığına (iştirak halinde mülkiyete) konu bir taşınmazda elbirliği ortaklarından birinin, miras payını, ortaklık dışı bir kişiye satmayı vaat etmesi halinde sözleşme bir taahhüt muamelesi olarak geçerlidir. Ancak elbirliği ortaklığı çözülünceye kadar sözleşmenin ifa olanağının varlığından söz edilemez. Fakat elbirliği ortaklığına dahil paydaşlar arasında gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yapılmışsa iştirak bozulmamak kaydıyla satıcı elbirliği ortağının payının alıcı elbirliği ortağının payına ilave edilmek suretiyle satış vaadi sözleşmesinin ifa olanağı vardır.

Hukuk düzeninde istikrar sağlama amacı taşıyan kesin hüküm, hükme karşı yasa yollarının tükenmesi (şekli anlamda kesin hüküm) ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin bir daha dava konusu yapılmaması (maddi anlamda kesin hüküm) şeklinde hukuk yargılama sistemimizde yer almaktadır.

Şekli anlamda kesinleşmeyi zorunlu kılan, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin yeniden dava konusu yapılamaması amacını güden maddi anlamda kesin hüküm HMK’nın 303. maddesinde düzenlenmiştir.

Anılan maddeye göre kesin hükmün oluşabilmesi için;

1)Dava konusunun, diğer bir anlatımla dava ile elde edilmek istenen sonucun aynı olması,

  1. Dava sebebinin yani davanın dayanağı olan vakıaların aynı olması,

  2. Davanın taraflarının aynı olması gereklidir.

Tüm bu açıklamalardan sonra somut olaya gelince;

Davacının davası, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Kesin hüküm olduğu gerekçe gösterilen Akçakale Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/125 Esas, 1990/153 sayılı Kararında davanın kısmen kabulü davacı lehine tapu iptali ve tescile dair hüküm kurulmuş ise de hangi taşınmazlar için tapu iptali ve tescil hükmü kurulduğu belirtilmemiştir. Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün 18.11.2016 günlü 2547747 sayılı yazısından da anlaşılacağı üzere Akçakale Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/125 Esas, 1990/153 Karar sayılı kararı infaz edilememektedir.

Davacı, Akçakale Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/125 Esas, 1990/153 Karar sayılı dosyasında tapu iptali ve tescil isteminde bulunurken parsel numaralarını belirtmemiştir. Eldeki dosyada ise parsel numaralarını belirterek taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil kararı verilmesini talep etmiştir. Bu durumda, Akçakale Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/125 Esas, 1990/153 sayılı Kararının iş bu dava bakımından kesin hüküm oluşturduğu söylenemez.

Mahkemece; davacının parsel numaralarını belirttiği taşınmazlar hakkında yukarıda açıklanan taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davası ilkeleri doğrultusunda araştırma yapılarak işin esasına yönelik bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:59:17

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim