Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
2. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2019/1342
2019/7075
12 Haziran 2019
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ: Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından; kusur belirlemesi, nafakalar ve tazminatlar yönünden, davalı kadın tarafından ise; kusur belirlemesi, nafakaların miktarları ile tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1 Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı erkeğin tüm, davalı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2 Dava, davacı erkek tarafından Türk Medeni Kanunu'nun 166/1 maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma davası olup, ilk derece mahkemesince davacı erkeğin tutumlu olduğu, eşinin ailesini istemediği, aile müdehalesine sessiz kaldığı, baskıcı olduğu, "İstemiyorum" diyerek eşini yanından gönderdiği; buna karşılık davalı kadının da maddi beklenti için evlendiği, eşinin koşullarını beğenmediği, inatlaştığı, hakaret ettiği, aile müdehalesine sessiz kaldığı, "Beni boşa" dediği gerekçesiyle tarafların eşit kusurlu olduğu değerlendirmesi yapılarak; davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, davalı kadın lehine 250 TL tedbir/yoksulluk nafakasına, tarafların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi yapan bölge adliye mahkemesince tarafların kusur belirlemesine ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile "Tarafların sürekli kavga ettikleri, davalı kadının fevri davrandığı, eşine hakaretler ettiği, fotoğrafına peruk ekleyerek aşağıladığı, eşinin sağladığı koşulları beğenmediği, hiçbir şeyden memnun olmadığı, sık sık boşanmak istediğini söylediği, ailesinin evlilik birliğine müdahalesine tepkisiz kaldığı, davalı kadın ve ailesinin, erkeğin Fetöcü olduğu yönünde isnatlarda bulunduğu, davacı erkeğin ise; aşırı tutumlu olup, birlik görevlerini tam olarak yerine getirmediği, eşine ilgisiz davrandığı, ailesinin evlilik birliğine müdahalesine tepkisiz kaldığı, eşinin sosyal yaşantısını kısıtladığı, giyimine, arkadaşlarına, telefon konuşmalarına müdahale ettiği, baskıcı davrandığı, evlilik birliği içerisinde olan olayları ailesine anlattığı, en son anlaşamıyoruz diye eşini Türkiye'ye gönderdiği, evlilik birliğinin ortak hayatı devam ettirmeleri kendilerinden beklenemeyecek derecede şiddetli geçimsizlik nedeniyle temelinden sarsıldığı, ilk derece mahkemesince verilen boşanma kararının isabetli olduğu, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında tarafların eşit kusurlu olduğu" gerekçesiyle kararın kusur belirlemesine ilişkin gerekçesi düzeltilmiştir. Mahkemece boşanmaya sebep olan olaylarda taraflar eşit kusurlu kabul edilmişse de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı kadının hakaret eyleminden sonra evlilik birliğinin devam ettiği, bu eylemin davacı erkek tarafından affedildiği, en azından hoşgörü ile karşılandığı nazara alındığında, davalı kadına kusur olarak yüklenilemeyeceğinin; yine davalı kadına kusur olarak yüklenen eşinin şartlarını beğenmediği vakıasının, tarafların sosyal ve ekonomik durumu gözetildiğinde davalı kadının 7 metrekarelik bir odada kalmak istememesinin olağan olduğu bu vakıanın da kadına kusur olarak yüklenemeyeceği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre boşanmaya neden olan olaylarda davacı erkek, davalı kadına oranla daha ağır kusurludur. O halde, davacı erkeğin boşanmaya sebep olan olaylarda ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekirken, yazılı şekilde tarafların eşit kusurlu kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3 Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere; tazminat isteyen davalı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların onun kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK m. 4) dikkate alınarak kadın yararına maddi ve manevi tazminata (TMK m.174/1 2) karar vermek gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle bölge adliye mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın davacıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 176.60 TL temyiz başvuru harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran davalıya geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 12.06.2019 (Çrş.)
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 21:15:01