Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
2. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/19946
2024/78
8 Ocak 2024
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Çocuk Mahkemesi
SAYISI: 2017/716 E., 2020/98 K.
ŞİKÂYETÇİ: ...
SUÇA SÜRÜKLENEN
ÇOCUK: ...
SUÇ: Hırsızlık
İNCELEME KONUSU
KARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2023 tarihli ve KYB 2023/57161 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21/04/2015 tarihli ve 2014/10 623 esas, 2015/117 sayılı kararında yer alan "....Şu halde; yabancı uyruklu sanığın nüfus kayıt örneği ve adli sicil kayıtlarının, Adalet Bakanlığının bu konudaki genelge hükümleri de göz önünde tutulmak suretiyle, öncelikle ilgili uluslararası kuruluş veya sanığın uyruğu olduğu ülkeden kayıtlara uygun olarak getirtilmesinden sonra, Türkiye'de de adli sicil kaydının bulunup bulunmadığının araştırılmasında ve getirtilen belgelerin 5271 sayılı CMK’nun 147, 191 ve 209. maddeleri uyarınca duruşmada okunmasında zorunluluk vardır. Ayrıca CMK’nun 225. maddesi gereği hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilebilecek olup 232. maddesi uyarınca da hükmün başında sanığın açık kimliğinin gösterilmesi şarttır.Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Yabancı uyruklu olup yakalandığında üzerinde herhangi bir kimlik belgesi çıkmayan sanığın nüfus ve adli sicil kayıtları ile ilgili hiçbir araştırmada yapılmadan sadece beyan edilen kimlik bilgilerine dayanılarak hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır." şeklindeki açıklama karşısında, yabancı uyruklu olan ve yakalandığı sırada üzerinde kimlik çıkmayan sanığın kimlik bilgileri konusunda araştırma yapılmadan, beyan edilen kimlik bilgilerine itibar edilerek mahkumiyetine karar verilemeyeceği,
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanun'unun "Geçici Koruma" başlıklı 91. maddesinde "Ülkesinden ayrılmaya zorlanmış, ayrıldığı ülkeye geri dönemeyen, acil ve geçici koruma bulmak amacıyla kitlesel olarak sınırlarımıza gelen veya sınırlarımızı geçen yabancılara geçici koruma sağlanabilir." şeklinde düzenlemeye yer verildiği, bu kişilerin Türkiye'ye kabulü, Türkiye'de kalışı, hak ve yükümlülüklerinin Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceğinin belirtildiği
6458 sayılı Kanun'un 91. maddesi uyarınca çıkartılan Geçici Koruma Yönetmeliği'nin "Kayıt" başlıklı 21. maddesinde ise, bu Yönetmelik kapsamındaki yabancıların kayıtları sırasında kimliğine ilişkin belge sunamayan yabancının, aksi ispat edilinceye kadar beyanının esas alınacağı, fotoğraf, parmak izi ya da kimlik tespitine elverişli diğer biometrik verilerin esas alınıp merkezi veri tabanına kaydedileceği, mevcut biometrik verilerle eşleştirileceği, kayıt altına alınan yabancıların bilgilerinin derhal Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne bildirileceği, yabancıların kayıt bilgilerinin doğum, ölüm, evlilik, boşanma, gönüllü geri dönüş gibi hallerde güncelleneceği, adres kayıt sistemine kaydedilecekleri şeklinde düzenlemeler getirildiği, 22. maddesinde ise kayıt işlemleri tamamlananlara, valilikler tarafından geçici koruma kimlik belgesi düzenleneceği, geçici koruma kimlik belgesi verilenlere de 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu kapsamında yabancı kimlik numarası verileceğinin belirtildiği,
Dosya kapsamına göre; yakalandığında üzerinde resmi makamlarca düzenlenmiş kimliğini ispat edecek herhangi bir belge bulunmayan yabancı uyruklu sanığın beyanına göre, isminin ... (02/04/2000 doğumlu, ... ... kızı, Suriye ülkesi vatandaşı) olduğu belirlenerek işlem yapıldığı, sanığın kimliğinin tespitine yönelik başkaca bir işlem yapılmadan sanığın beyanına göre işlem yapılarak iddianame düzenlendiği, Mahkemesince Göç İdaresi Müdürlüğüne sanığın açık kimlik bilgilerinin araştırılıp bildirilmesi istenildiği, cevabi yazıda GöçNet veri tabanında sanığın kaydının bulunmadığının belirtilmesi üzerine başkaca bir araştırma yapılmadan ... ismi ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de;
İlgisi nedeniyle incelenen İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/177 esas sayılı dosyası içinde bulunan 20/12/2017 tarihli ekspertiz raporunda, incelemeye konu dosyada hakkında soruşturma ve kovuşturma yürütülen ... ve ...'dan olma, 2000 doğumlu ... ile ...'in parmak izlerinin aynı ancak kimlik bilgilerinin farklı olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın soruşturma aşamasında parmak izi ve imzasının alınıp alınmadığı ve AFİS sorgulaması yapılıp yapılmadığının araştırılması, parmak izi ve fotoğraf kayıt formu ile sanığın temin edilen fotoğraflarının Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne gönderilerek Geçici Koruma Yönetmeliğinin 21 ve 22. maddeleri uyarınca sanığın Türkiye'ye kabul edilen yabancılardan olup olmadığının ve varsa yabancı kimlik numarası ile adres kayıt sistemindeki kayıtlarının tespit edilmesi, şayet kimliği bu şekilde belirlenemiyorsa 6458 sayılı Kanun'un 91. maddesi uyarınca çıkartılan Geçici Koruma Yönetmeliğinin 21 ve 22. maddeleri gereğince gerekli kayıtlarının yapılıp geçici koruma belgesi çıkarılıp gönderilmesinin istenilerek belirlenen kimlikleri esas alınıp hükümlülüğüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 21.04.2015 tarihli ve 2014/10 623 Esas, 2015/117 sayılı kararında yabancı uyruklu olup, yakalandığında üzerinde herhangi bir kimlik belgesi çıkmayan sanığın nüfus ve adlî sicil kayıtları ile ilgili hiçbir araştırma yapılmadan sadece beyan edilen kimlik bilgilerine dayanılarak hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır denilmiştir.
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 91. maddesinde "geçici koruma" “Ülkesinden ayrılmaya zorlanmış, ayrıldığı ülkeye geri dönemeyen, acil ve geçici koruma bulmak amacıyla kitlesel olarak sınırlarımıza gelen veya sınırlarımızı geçen yabancılara geçici koruma sağlanabilir.” şeklinde hüküm altına alınmış, bu kişilerin Türkiye’ye kabulü, Türkiye’de kalışı, hak ve yükümlülüklerinin Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiştir.
6458 sayılı Kanun’un 91. maddesi uyarınca çıkartılan Geçici Koruma Yönetmeliği’nin (Bakanlar Kurulu Kararının Tarihi: 13.10.2014 No: 2014/6883 Dayandığı Kanunun Tarihi: 04.04.2013 No: 6458 Yayımlandığı Resmi Gazetenin Tarihi: 22.10.2014 No: 29153) 21. maddesinde; bu Yönetmelik kapsamındaki yabancıların kayıtları sırasında kimliğine ilişkin belge sunamayan yabancının, aksi ispat edilinceye kadar beyanının esas alınacağı, fotoğraf, parmak izi ya da kimlik tespitine elverişli diğer biometrik verilerin esas alınıp merkezi veri tabanına kaydedileceği, mevcut biometrik verilerle eşleştirileceği, kayıt altına alınan yabancıların bilgilerinin derhal Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne bildirileceği, yabancıların kayıt bilgilerinin doğum, ölüm, evlilik, boşanma, gönüllü geri dönüş gibi hallerde güncelleneceği, adres kayıt sistemine kaydedilecekleri düzenlemeleri getirilmiş, 22. maddesinde ise; kayıt işlemleri tamamlananlara, valilikler tarafından geçici koruma kimlik belgesi düzenleneceği, geçici koruma kimlik belgesi verilenlere, 25.04.2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu kapsamında yabancı kimlik numarası verileceği belirtilmiştir.
6458 sayılı Kanun’un 121. maddesine dayanılarak çıkartılan Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik, 17.03.2016 tarihli ve 29656 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Somut olayımızda ise; sanığın Suriye vatandaşı olduğunun, sanığın beyanına göre, adının ..., doğum tarihinin 02.04.2000 olduğu, anne baba adının ... ... olduğundan hareketle iddianamenin düzenlendiği, Mahkemece Göç İdaresi Müdürlüğüne yazılan yazıya istinaden cevabi yazıda, sanığın kaydının bulunmadığının belirtildiği, ayrıca İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.02.2020 tarihli ve 2018/177 Esas, 2020/197 Karar sayılı dosyası içinde bulunan 20.12.2017 tarihli Ekspertiz Raporunda, incelemeye konu dosyada hakkında soruşturma ve kovuşturma yürütülen ... ve ...'dan olma, 2000 doğumlu ... ile ...'in parmak izlerinin aynı ancak kimlik bilgilerinin farklı olduğunun anlaşılması ve bahse konu dosyanın gerekçeli kararında "Soruşturma aşamasında incelenen evraklardan sanığın Türkiye'ye yasal yollarla giriş yaptığı, ... olarak pasaport örneğinin İstanbul Havalimanı Şube Müdürlüğü tarafından alındığı, aynı tarihte parmak izinin de alındığı, sanığın 05.03.2017 ve 20.12.2017 tarihlerinde ilkinde ..., ikincisinde ... olarak tanıttığı, parmak izleri karşılaştırıldığında parmak izlerinin pasaport örneğinin alındığı tarihteki parmak izleriyle aynı olduğu, buna göre sanığın yakalandığı olaylarla ilgili emniyet ifadelerinde gerçek kimliğinin ortaya çıkmaması için kendini farklı isimlerle tanıttığı, ancak sanığın verdiği isimlerin bilinen başka birine ait kimlik bilgilerini içermediği..."nin belirtilmesi karşısında, bu suretle suça sürüklenen çocuğun kimlik bilgilerinde tereddüt oluştuğunun ve dosya içerisinde suça sürüklenen çocuğun parmak izi ve fotoğraf kayıt formunun bulunmadığının anlaşılması, bu aşamada Suriye’ye yönelik adli yardımlaşma taleplerine Dışişleri Bakanlığınca yapılacak bildirime kadar ara verilmesi karşısında, öncelikle suça sürüklenen çocuğun yukarıda belirtildiği üzere, gerçekte Türkiye'ye yasal yollarla giriş yapan ... olup olmadığının araştırılmasının gerektiği, suça sürüklenen çocuğun resmî kimlik bilgilerinin diplomatik yazışmalarla belirlenemeyeceği sabit ise de; soruşturma makamınca suça sürüklenen çocuğun beyanı üzerine tespit edilen kimlik bilgileri, varsa parmak izi ve fotoğraf kayıt formunun dosyaya eklenmesi, yoksa bunların temini ile suça sürüklenen çocuğun fotoğraflarının Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne gönderilerek Geçici Koruma Yönetmeliğinin 21 ve 22. maddeleri uyarınca sanığın Türkiye’ye kabul edilen yabancılardan olup olmadığının ve varsa yabancı kimlik numarası ile adres kayıt sistemindeki kayıtlarının tespit edilmesi, şayet kimliğinin bu şekilde belirlenmesinin mümkün olmaması halinde ise bu kez suça sürüklenen çocuğun fotoğrafının karara yapıştırılması ve alınan parmak izlerinin de karara eklenmesi suretiyle hükümlülüğüne karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, İstanbul 2. Çocuk Mahkemesinin 27.02.2020 tarihli ve 2017/716 Esas, 2020/98 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un aynı maddenin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin Yerel Mahkemece yerine getirilmesine, dava dosyasının Yerel Mahkemeye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:31:33