Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

2. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/17489

Karar No

2024/527

Karar Tarihi

15 Ocak 2024

K A N U N Y A R A R I N A

B O Z M A

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Sulh Ceza Hâkimliği

SAYISI: 2020/2779 D.İş, 2020/5012 D.İş.

ŞİKÂYETÇİ: ...

ŞÜPHELİLER: ..., ...

SUÇLAR: Hırsızlık, hakaret

İNCELEME KONUSU KARAR: Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi, soruşturmanın genişletilmesi kararı

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.05.2023 tarihli ve KYB 2023/41300 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

" 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 172/2. maddesinde yer alan; ''Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz'' şeklindeki,

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 23/06/2015 tarihli ve 2013/7 700 esas, 2015/241 karar sayılı ilamında, "... CMK'nun 172/2. maddesinde yer alan "yeni delil" kavramından ne anlaşılması gerektiğine gelince; kovuşturmaya yer olmadığına dair karardan önce mevcut olan, ancak ele geçirilemeyen, dosyada bulunan ancak Cumhuriyet savcısı tarafından görülmeyen ve değerlendirilmeyen delil, yeni delildir. Yeni bir soruşturmanın başlatılabilmesi için, delilin yeni olmasının yanında, tek başına veya diğer delillerle birlikte bir suçun işlendiğini kuvvetle ispatlama gücüne sahip olması gerekir. Dava açmaya yetecek kadar güçlü elverişlilikte veya kovuşturmama kararının nedenini ortadan kaldırıcı ve ayrıca davanın da açılmasını sağlayacak kuvvette, suç şüphesini kuvvetlendirici nitelikte bulunması gerekir. Bu nitelikte yeni bir delil ortaya çıktığında, Cumhuriyet savcısı işe tekrar el atarak, iddianame düzenleyebilecek, kabulü halinde kamu davası açılmış olacaktır." şeklindeki düzenlemeler karşısında,

Dosya kapsamına göre,

1 )Hakaret suçu yönünden, kamera görüntüsünde ses kaydı olmadığı ve tanık beyanının da bulunmadığından bahisle Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 07/05/2020 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Adana 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 25/06/2020 tarihli kararını müteakip, müşteki vekilince söz konusu kamera görüntülerinde ses kaydının bulunduğu ve tanık araştırmasının da yapılmadığını belirtilerek talepte bulunması üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığınca taleplerin yeni delil mahiyetinde olup olmadığı hususu değerlendirilmeden, daha önce itirazın reddine karar verilerek kesinleşen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz edildiği zannıyla 29/07/2020 tarihli yazı ile Sulh Ceza Hakimliğine gönderildiği,

Yeni delil üzerine yapılacak işlemlerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 172/2. maddesi kapsamında düzenlendiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 23/06/2015 tarihli kararının anılan hükümleri devamında da açıklandığı üzere, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra yeni delil bulunduğundan bahisle başvurulması üzerine, eğer ki kovuşturmaya yer olmadığı kararı itiraz edilmeksizin kesinleşmiş ise, Cumhuriyet Savcısının bu yeni delili değerlendirerek merciinden bir karar almaksızın, (ki itiraz edilmeksizin kesinleştiğinden merciinden de bahsedilemez) işe tekrar el atabileceği, kovuşturmaya yer olmadığı kararı itiraz merciinin kararı ile kesinleşmiş ise, kamu davası açılabilmesi için önceden itiraz konusu hakkında karar veren merciinden yeni delil husunda bir karar alınmasının gerektiği, ancak bundan önce taleplerin yeni delil olup olmadığı hususunda Cumhuriyet Savcısınca bir değerlendirme yapılması gerektiği, söz konusu iddiaların yeni delil mahiyetinde olduğunun kabulü halinde merciinden karar verilmesi talebinde bulunulacağı, iddiaların yeni delil mahiyetinde olmadığının veya delilin kovuşturma açılmasına yeter mahiyette olmadığının kabulü halinde ise, Cumhuriyet Başsavcılığınca yeniden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilebileceği ve bu kararın da itiraza tabi olarak Sulh Ceza Hakimliğince denetlenebileceği, bazı durumlarda yeni delilin varlığından bahsedenlerin Sulh Ceza Hakimliklerinden taleplerinin karşılanmasını istedikleri görülmekle, bu durumda dahi Sulh Ceza Hakimliklerinin yeni delil olup olmadığının değerlendirilmesi için talebi soruşturmayı yapan Cumhuriyet Savcısına iletmesinin gerektiği,

Somut olayda, yeni delilin varlığından bahsedilerek bir değerlendirmede bulunulmadan ve değerlendirmede yanılgıya düşülerek kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz edildiği şeklindeki kabul ile gelen talep üzerine, merciince daha önce itirazın reddine karar verilmiş olması da nazara alındığında soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesinin yetki gasbı mahiyetinde olduğu, yeni delil olup olmadığını değerlendirme yetkisinin Cumhuriyet Savcısında olduğu ve yeni delil olduğunun düşünülmesi halinde talep edilmesi üzerine merciinin yalnızca bu hususun değerlendirebileceği gözetilmeden, yazılı şekilde Adana 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 10/09/2020 tarihli kararı ile soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesinde,

Kabule göre de,

2 )Soruşturmanın genişletilmesine karar verildikten sonra anılan kamera görüntülerindeki ses kayıtlarının net olmamasından dolayı şüphelilerin hakaret ettiğine dair delil bulunmadığından itirazın reddinde karar verilmiş ise de; alınan tanık beyanlarında şüphelilerin müştekiye yönelik hakaret içeren sözlerin söylendiğini açıkça doğruladıkları gözetilmeden, yazılı şekilde Adana 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 27/01/2022 tarihli kararı ile itirazın reddine karar verilmesinde,

3 )Müşteki vekilinin 24/09/2019 tarihli şikayet dilekçesinde, müştekiye ait işyerinde çalışan şüphelilerin olay günü yemekhanede bulunan ekmekleri aldıkları ve müştekiye hakaret ettiklerinden bahisle şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturmada; hırsızlık suçu yönünden, yemekhanede bulunan ekmekleri çöpe atılmaması için aldıkları, hırsızlık kasıtlarının bulunmadığı ve hakaret suçu yönünden ise, kamera kaydında ses kaydı olmadığı ve tanık beyanının da bulunmadığın bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, müşteki vekilinin 20/01/2020 tarihli dilekçesine ek olarak sunulan kamera görüntülerinde, ses kaydı bulunmasına karşın, bilirkişi raporunda ses kaydı bulunmadığının belirtiltildiği ve anılan savcılıkça da bu gerekçeye dayanıldığı, tanık araştırması yapılmadığı ve beyanlarının alınmadığı, bu suretle toplanacak diğer deliller ile yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği cihetle, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde Adana 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 25/06/2020 tarihli kararı ile itirazın reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.", aynı Kanun’un 160/2. maddesinde "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için. emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.'' aynı Kanun’un 170/2. maddesinde, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler. Aynı Kanun’un 172/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." hükümleri düzenlenmiştir.

Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen mahkeme, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.

5271 sayılı Kanun’un 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikâyeti yoluyla soruşturma yaparak maddî gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hâkimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Aynı Kanun’un 170/2. maddesine göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnat edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkûmiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdanî kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir.

Somut olayda, şikâyetçi vekilinin 24.09.2019 tarihli dilekçede, şikâyetçinin iş yerinde çalışan şüphelilerin suç tarihinde yemekhanede bulunan ekmekleri aldıklarını ve şikâyetçiye de hakaret içeren sözler söylediklerinden bahisle şikâyetçi olduğu, bilirkişi raporundaki görüntülerde ses kaydı bulunmadığı ibaresine itibar edilerek hırsızlık suçu bakımından, yemekhanede bulunan ekmekleri çöpe atılmaması için aldıkları, hırsızlık kasıtlarının bulunmadığı ve hakaret suçu bakımından da, belirtildiği şekilde, kamera kaydında ses kaydı olmadığı ve tanık beyanının da bulunmadığın bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ancak, şikâyetçi vekilinin 20.01.2020 tarihli dilekçesine ek olarak sunduğu iş yerine ait kamera görüntülerinde, ses kaydının bulunduğu, bu hususun gözardı edildiği, ayrıca dosya kapsamı itibariyle herhangi bir tanık araştırması ve sonucunda beyanlarının alınması cihetine gidilmediği, bu itibarla toplanacak deliller ile yapılacak araştırma sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırmaya dayalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiğinden bahisle soruşturmanın genişletilmesi kararı yerine itirazın reddine dair kararın verildiği Adana 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/2779 D.İş sayılı kararı hukuka aykırı bulunmuştur.

  1. 5271 sayılı Kanun'un 160. maddesi uyarınca, bir suçun işlendiği ihbarını alan Cumhuriyet savcısı, delil toplayıp maddi gerçeği araştırmaya başlayarak, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe bulunması halinde, aynı Kanun'un 170/2. maddesi uyarınca iddianame düzenleyip kamu davasını açmakla, yeterli şüphe bulunmaması halinde ise Kanun'un 172. maddesi uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar vermekle görevli bulunmaktadır. Buna karşın Cumhuriyet savcısının kararına itiraz üzerine Sulh Ceza Hâkimliğince Cumhuriyet savcısı tarafından gerekli delillerin toplanmadığı veya araştırmanın olayın özelliğine göre yetersiz ve yüzeysel kaldığının açıkça anlaşıldığı durumlarda, soruşturmanın eksik yapıldığından bahisle, genişletilmesine gerek görürse bu hususu açıkça belirtmek suretiyle aynı Kanun'un 173/3. maddesi uyarınca soruşturmanın genişletilmesi kararı vererek, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir, Cumhuriyet başsavcılığı belirtilen eksikleri tamamlayıp delilleri topladıktan sonra itirazı incelemek üzere dosyayı yeniden Sulh Ceza Hâkimliğine gönderecektir. Sulh Ceza Hâkimi bu kez dosyayı inceleyip itirazı kabul veya reddedecektir.

Somut olayda, şikâyetçi vekilinin 27.07.2020 tarihli dilekçesinde bahsettiği hususların yeni delil mahiyetinde olup olmadığı konusunda Cumhuriyet savcısınca bir değerlendirmede bulunulmadan, daha önce verilen ve itiraz sonucu kesinleşen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz edildiği kabulüyle dosyanın Sulh Ceza Hâkimliğine gönderildiği, ancak bu konuda yeni delil olup olmadığını takdir etme yetkisinin Cumhuriyet savcısında olduğu, yeni delil olduğunun takdiri halinde, dosyanın bununla ilgili karar vermek üzere Sulh Ceza Hâkimliğine gönderilmesinin gerektiği, yeni delil sunulmadığının takdirinde ise, verilecek kararın bir kez daha kovuşturmaya yer olmadığına dair karar olacağı ve bu kararın da itiraza tabi olacağı, Sulh Ceza Hâkimliğince daha önce itirazın reddine karar verdiği de gözetildiğinde, yalnızca yeni delil olup olmadığı konusunda Cumhuriyet savcısının değerlendirme yetkisinden sonra bu hususla sınırlı bir karar verebileceği gözetilmeksizin soruşturmanın genişletilmesine karar verildiği anlaşılmakla; Adana 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 10.09.2020 tarihli ve 2020/5012 D.İş sayılı kararı hukuka aykırı bulunmuştur.

  1. 10.09.2020 tarihli soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesinin ardından yaptırılan araştırma sonucu, bahse konu iş yerine ait kamera görüntülerindeki ses kayıtlarının net olmadığından bahisle, şüphelilerin şikâyetçiye hakaret ettiğine dair delil bulunmadığından itirazın reddinde karar verilmiş ise de; kolluk tarafından beyanları alınan tanıklar Hacer Kılıçarslan, Sami Nacar ve Elife Çetin'in beyanlarında şüphelilerin şikâyetçiye yönelik hakaret içeren sözleri söylediklerini beyan etmeleri karşısında, hakaret suçu bakımından soruşturmanın genişletilmesi sonrası verilen Adana 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 27.01.2022 tarihli ve 2020/5012 D.İş sayılı kararı hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Adana 4. Sulh Ceza Hakimliğinden kesin olarak verilen 25.06.2020, 10.09.2020 ve 27.01.2022 tarihli ve 2020/2779 ve 2020/5012 Değişik İş sayılı kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararhırsızlıkincelenenyararınakararıngerekçekanunistembozulmasınakabulünehakaretbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:30:23

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim