Yargıtay 2. CD 2023/20986 E. 2024/2504 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

2. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/20986

Karar No

2024/2504

Karar Tarihi

19 Şubat 2024

K A N U N Y A R A R I N A

B O Z M A

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Sulh Ceza Hâkimliği

SAYISI: 2021/3816 D.İş.

ŞİKÂYETÇİ: ...

ŞÜPHELİ: ...

SUÇ: Mala zarar verme

İNCELEME KONUSU

KARAR: Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB 2023/57923 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında,

Dosya kapsamına göre, müştekinin şikâyetinde özetle, şüphelinin olay tarihinde kendisine ait olan taşınmazda yangın çıkararak arazi üzerinde bulunan ağaçlara zarar verdiğini iddia etmesi üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, şüphelinin müştekiye ait araziyi kasıtlı olarak yaktığına dair müştekinin soyut iddiasından başka somut delil bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; müştekinin 11/07/2021 tarihli ifadesinde olaya ilişkin tanıkların açık kimlik bilgilerini bildirmesine rağmen tanıkların dinlenmediği anlaşılmakla, müşteki tarafından isimleri bildirilen tanıkların ifadeleri alındıktan sonra şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.", aynı Kanun’un 160/2. maddesinde "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için. emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.'' aynı Kanun’un 170/2. maddesinde, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler. Aynı Kanun’un 172/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." hükümleri düzenlenmiştir.

Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen mahkeme, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.

5271 sayılı Kanun’un 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikâyeti yoluyla soruşturma yaparak maddî gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hâkimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Aynı Kanun’un 170/2. maddesine göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnat edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkûmiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdanî kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir.

Somut olayda, şikâyetçinin kolluktaki beyanında, sahibi olduğu ve üzerinde zeytin ile meyve ağaçlarının bulunduğu arazisinde kasten çıkartılan yangın sonucu 55 adet zeytin ağacı ile 35 adet meyve ağacının yanarak kullanılamaz hâle geldiğini, bu olaydan dolayı husumetli olduğu ve geçmişte de benzer eylemleri yaptığını düşündüğü şüphelinin bahse konu eylemi gerçekleştirdiğini belirterek şüpheli hakkında şikâyetçi olduğu, şüphelinin şikâyetçiye ait araziyi kasıtlı olarak yaktığına dair şikâyetçinin soyut iddiasından başka somut delil bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; şikâyetçinin bahse konu beyanında, şüphelinin oğlu olan tanık V.K. ile tanık E.E'yi bahse konu yeri şüphelinin yaktığı hususunda tanık olarak gösterdiği dikkate alındığında, dosya kapsamı itibarıyla şikâyetçinin ismini bildirdiği tanıkların beyanlarının alınarak (öncelikle tanıklara 5271 sayılı Kanun'un 45/1 c, 3. maddeleri gereğince tanıklıktan çekinme hakları hatırlatılarak) şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırmaya dayalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğinden bahisle soruşturmanın genişletilmesi kararı yerine itirazın reddine dair kararın verildiği Söke Sulh Ceza Hakimliğinin 28.09.2021 tarihli ve 2021/3816 D.İş sayılı kararı hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Söke Sulh Ceza Hakimliğinden kesin olarak verilen 28.09.2021 tarihli ve 2021/3816 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 19.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararvermeyararınaitirazınkanunbozmakararınistemyerkonusukabulünekovuşturmayadairmalagerekçeolmadığınazararyönelikincelemeincelenenreddikararabozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:23:40

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim