Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
2. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/8332
2024/2366
14 Şubat 2024
D U R U Ş M A T A L E P L İ D İ R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2012/746 E., 2013/585 K.
SUÇLAR: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin 06.07.2022 tarihli dilekçesindeki anlatımından eski hale getirme ve temyiz istemlerinde bulunduğu, sanığın yokluğunda verilen 22.10.2013 tarihli kararın, sanığın 17.10.2012 tarihinde Ankara Nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesi aracılığı ile mahkemeye gönderdiği dilekçesinde ve ayrıca yakalama üzerine savunmasının alındığı Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesindeki beyanında bildirdiği adresine tebliğe çıkartıldığı, adreste tanınmadığından bahisle 03.12.2013 tarihinde bila tebliğ iade edildiği, aynı adrese Tebligat Kanunun 35. maddesi gereğince tebligat çıkarıldığı 23.12.2013 tarihinde tebliğ edildiği, mahkemece tutulan 03.03.2014 tarihli tutanakta "UYAP sistemi üzerinden sanığın MERNİS adresinin güncellenmesi yapıldığı, ekteki UYAP çıktısında MERNİS adresinin bulunmadığının tespiti üzerine, 23.12.2013 tarihindeki tebligatın geçerli olduğundan" bahisle kararın 31.12.2013 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmakta ise de; Tebligat Kanunu'nun 35/2. maddesine göre tebliğin usûlüne uygun olarak yapılabilmesi için, daha önce aynı adrese Kanun’un gösterdiği usûllere uygun bir tebligat yapılmış olması ve muhatabın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin de tespit edilememesi gerektiği, aksi hâlde aynı Kanun’un 35. maddesine göre tebligat yapılmasının mümkün olmadığı, bu durumda Tebligat Kanunu'nun 28. maddesinde ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’in 48. maddesinde belirtilen yöntem izlenmek suretiyle ilanen tebligat yapılması gerektiği gözetilmeden, sanığa daha önce usûlüne uygun herhangi bir tebliğ yapılmamış olan anılan adreste Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca yapılan tebligat işleminin usûlsüz olduğu ve geçerli bir tebliğ işleminin sonuçlarını doğurmayacağı anlaşılmakla; sanık müdafiinin eski hale getirme isteminin kabulüyle öğrenme üzerine temyizinin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Hükmedilen cezaların türleri ve sürelerine göre sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle gereği düşünüldü:
- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın, katılanın otomobilinin camını kırması biçimindeki eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1. maddesinde öngörülen mala zarar verme suçu için öngörülen cezaların türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun'un 66/1 e, 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, 28.10.2008 olan suç tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Dosya kapsamına göre suçun saat 20.00 sıralarında işlendiği, suç tarihinde kış saati uygulaması da dikkate alınarak UYAP'tan alınan çizelgeye göre güneşin saat 16.52'de battığının, gece vaktinin ise saat 17.52'de başladığının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 6. maddesinin (e) bendinde gece vaktinin, güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvele kadar devam eden zaman dilimi olarak tanımlandığı da nazara alınarak, hüküm kurulurken aynı Kanun'un 143. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesinin gözetilmesine, 14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:24:23