Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
2. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/29559
2024/221
9 Ocak 2024
T U T U K L U
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Daires
SAYISI: 2023/3222 E., 2023/2244 K.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2023 tarihli ve 2023/17784 Esas No'lu iddianamesi ile sanık hakkında olay günü gece vakti katılana ait kilitli şekilde park hâlindeki karavandan akü ve mini buzdolabı çalması şeklindeki eylemi nedeniyle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2 h, 143, 53/1 ve 58. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
-
Bakırköy 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.07.2023 tarihli ve 2023/336 Esas ve 2023/388 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2 h ve 143. maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
-
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 19.09.2023 tarihli ve 2023/3222 Esas, 2023/2244 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1 a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, yerel mahkemece dosyada olay anına ilişkin olarak celp edilen bilirkişi raporunda müvekkili sanığın kesin ve net olarak teşhis edilemediğine, ceza takdirinde 5237 sayılı TCK'nın 141. maddesi üzerinden değerlendirme yapılması gerektiğine, verilen kararda alt sınırdan uzaklaşılarak 6 yıl üzerinden hareketle, arttırım yapılmak suretiyle hüküm tesis edildiğine, halbuki müvekkilinin gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamasında samimi ve tutarlı ikrar ve beyanlarda bulunduğuna, uyuşmazlığa konu suça ilişkin pişmanlığını dile getirdiğine, hükümde "Sanığın tekerrüre esas olmayan sabıka kayıtları ve duruşmada yargılamaya katkı sağlayan tutumunun bulunmaması nedeniyle..." denilmek suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanmadığına, dosya kapsamında müvekkili sanığın beyan ve ikrarlarıyla çelişen bir husus olmadığına, müvekkilinin yargılama faaliyetinin kolaylaşmasına katkı sağladığına, bu nedenle yerel mahkemenin takdiri indirim sebeplerini herhangi bir hukuka uygun gerekçe göstermeden uygulamamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporları, kolluk tutanakları, tanık beyanı, kamera görüntüleri ve tüm deliller birlikte ele alınarak, katılana ait park hâlindeki kilitli karavandan iki akü, mini buzdolabı, set üstü ocak ve regülatörünün çalınması iddiasına ilişkin, olay yerinden elde edilen görüntüler ve sanık ... savunması karşısında karavandan hırsızlık yapanlardan birinin sanık ... olduğu, diğer şahsın ise kimlik bilgileri tespit edilememekle birlikte Aykut beyanına göre Çınar isminde bir şahıs olduğu, her ne kadar sanık ...'un bu suçu uyuşturucunun etkisi altında gerçekleştirdiğini savunmuş ise de 5237 sayılı Kanun'un 34. maddesinin 2. fıkrasında "...iradi olarak alınan alkol veya uyuşturucu madde etkisinde suç işleyen kişi hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz..." hükmü karşısında savunmanın bu yönüne itibar edilmediği, yine her ne kadar sadece iki akü çaldığını ve bu aküleri de iade ettiğini savunmuş ise de katılan beyanı ve katılan beyanı ile doğru olacak şekilde kamera görüntülerinde kimliği belirsiz şahsın geri gelerek mini buzdolabı aldığına dair tespitler karşısında sanık ... ile kimliği belirsiz Çınar isimli şahsın eylemi fikir ve eylem birliği içerisinde işlemiş olmaları da gözetildiğinde hırsızlık konusunun katılan beyanındaki gibi olduğu, katılanın da kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza göstermemesi karşısında sanık ... hakkında aynı Kanun'un 168. maddesi hükümlerinin uygulanabilme olanağının bulunmadığı, netice olarak sanık ...'un eylemi sabit kabul edilerek üzerine atılı hırsızlık suçunu işlediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
Sanık üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir. 07.04.2023 tarihli Görüntü İzleme, Tespit, Yakalama Tutanağı, 10.07.2023 tarihli Teknik Bilirkişi Raporu ve 22.05.2023 tarihli Bilirkişi Raporu dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin ancak "bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda veya aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiil ile işlenmesi durumunda" uygulanmasının mümkün olduğu, dosya kapsamında yer alan güvenlik kamera görüntülerine göre sanığın katılana ait karavana olay gecesi önce saat 02.49 sıralarında geldiği, kimliği tespit edilemediği için dosyası tefrik edilen diğer sanık ile birlikte karavanın içine girdikleri, bir süre içeride kaldıktan sonra hiçbir şey almadan ayrıldıkları; daha sonra aynı gece saat 03.50 sıralarında tekrar karavanın yanına 34 ... plakalı araçla geldikleri, suça konu eşyaları alarak olay yerinden ayrıldıkları, bu şekilde sanığın yaklaşık 1 saat arayla katılana ait karavana iki kez girdiği, ilk eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı, ikinci eylemin ise tamamlandığı anlaşıldığından, iki olay arasında geçen sürenin kısa olması nedeniyle sanığın suç teşkil eden tek bir eyleminden bahsedilemeyeceğinin anlaşılması karşısında oluşa ve dosya kapsamına göre, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesindeki zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği hâlde yazılı şekilde hüküm kurulması aleyhe temyiz istemi bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın ikrarı, dosya kapsamında yer alan güvenlik kamera görüntüleri ve bu görüntülere ilişkin bilirkişi raporları, tanık Ö.Ö.'nün beyanları, İlk Derece Mahkemesince gösterilen gerekçe ve tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, suç unsurlarının bulunduğu, eylemin kilitli şekilde park edilmiş olan karavandan gerçekleştirilmiş olması nedeniyle suç vasfının 5237 sayılı Kanun'un 142/2 h maddesi olarak belirlenmesinde, temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimindeki ustalık ve suç konusunun miktarının sayı ve maddi olarak çokluğunun alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirmesi, suç konusunun önem ve değeri, sanığın kastına dayanan kusurunun ağırlığı ile suç sebep ve saikleri dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılmasında, "sanığın tekerrüre esas olmayan sabıka kayıtları ve duruşmada yargılamaya katkı sağlayan tutumunun bulunmaması nedeniyle" şeklindeki yeterli gerekçe ile aynı Kanun'un 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesinde ve kurulan mahkumiyet hükmünde hukuka aykırılık görülmemiş ve sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 19.09.2023 tarihli ve 2023/3222 Esas, 2023/2244 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 17. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:31:20