Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
2. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/17507
2024/1785
7 Şubat 2024
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2019/121 E., 2020/467 K.
ŞİKÂYETÇİ: ...
HÜKÜMLÜ: ...
SUÇ: Hırsızlık
İNCELEME KONUSU
KARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.05.2023 tarihli ve KYB 2023/40876 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya aslının diğer sanık yönünden istinaf incelemesi sonucu Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 11/03/2021 tarihli ve 2021/189 esas, 2021/468 sayılı kararı ile bozulması nedeniyle, Mahkemenin 2021/231 esasında derdest olduğu anlaşıldığından, onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede;
1 Benzer bir olayla ilgili olarak Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 18/03/2020 tarihli ve 2020/107 esas, 2020/4361 karar sayılı ilamıyla,"...28.06.2014 tarihli 6545 sayılı Yasa ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 142/2 h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3 ve 196/2. maddeleri uyarınca sanıklar G. T. ve Z. M.’e zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanunun 188/1 ve 289/1 e maddesine aykırı davranılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması...bozulmasına...” şeklinde belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150. maddesinin 2 ve 3. fıkralarında yer alan, “(2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir. (3) Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanığa yüklenen 28/06/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 142/2 h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/3. maddesi uyarınca, sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmasında,
2 Sanığın hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2 h maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı ve iddianamede 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 143/1. maddesinin uygulanması istenilmediği halde, ek savunma hakkı verilmeden anılan Kanun’un 143/1. maddesi uygulanmak suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 226/1. maddesine aykırı davranılmasında, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.15.06.1949 tarihli ve 1948/4 Esas, 1949/11 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca “ tevhidi içtihat kararlarına dayanılarak daha önce müstekar bir surette tatbik olunan içtihatlar dairesinde muhkem kaziye teşkil etmiş olan kararlar hakkında karar tahsisi yoluna gidilemeyeceği” şeklinde yer alan hüküm uyarınca içtihat değişikliklerinin kesinleşmiş kararlarda geriye yürümeyeceği ilkesi nedeniyle hükümlüye zorunlu müdafi atanmaksızın yapılan yargılama sonucu verilen kararda bir isabetsizlik görülmemesi nedeniyle (1) numaralı kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir.
- Hükümlünün hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2 h maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı ve iddianamede 5237 sayılı Kanun'un 143/1. maddesinin uygulanması istenilmediği hâlde, ek savunma hakkı verilmeden anılan Kanun’un 143/1. maddesi uygulanmak suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 226/1. maddesine aykırı davranılması, Kanun’a aykırı olup (2) numaralı kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan (1) numaralı KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE,
- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (2) numaralı kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Aksaray 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2020 tarihli ve 2019/121 Esas, 2020/467 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:25:20