Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
2. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2024/5018
2024/12505
23 Eylül 2024
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Hâkimliği
SAYISI: 2023/3485 D. İş
SUÇ: Karşılıksız yararlanma
İNCELEME KONUSU KARAR: Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.02.2024 tarihli ve KYB 2024/9555 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında,
Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/31267 soruşturma sayılı dosyasında anılan suçtan yapılan soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 12/09/2017 tarihli ve 2016/14702 esas, 2017/9657 karar sayılı ilâmında yer alan, "Şüphelinin işyeri, konut veya arazideki elektrik, su, doğalgaz kullanımını gerektiren tüketim ihtiyacının ve kurulu gücün varsa tüketim föyleri de getirtilmek suretiyle tesbiti ile teknik açıdan bu tüketim ihtiyacı ve kurulu gücün gereği kullanım miktarının bilirkişi marifetiyle belirlenmesi, bu miktarın sayaçtan geçirilerek kullanım halinde sayaç üzerindeki endeks ile de kıyaslanarak karşılıksız yararlanma suçunun kabulünü gerektirecek önemli bir farkın olup olmadığının, uğranılan vergili ve cezasız zarar miktarının tesbiti amacıyla keşif yapılması için Cumhuriyet Başsavcılığı'nca CMK 83, 162 maddelerine istinaden Sulh Ceza Hâkimliği'nden talepte bulunulması gerektiğinden...'' şeklinde ve yine benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 12/04/2018 tarihli ve 2018/2565 esas, 2018/5584 karar sayılı ilâmında yer alan, "Karşılıksız yararlanma suçu bakımından özel bir etkin pişmanlık düzenlemesi olan TCK'nın 168/5. maddesi gereğince ve kanun koyucunun amacı doğrultusunda şikâyetçi kurumun uğradığı zararı, vergisi dahil suç tutanağı ile belirlenmiş veya belirlenecek olan cezasız tutarının ödenmesi halinde şüpheli hakkında kamu davası açılamaz. Maddede “ ... bahsedilen zarar, vergili ve cezasız miktardır ... Bu durumda Cumhuriyet savcısı sulh ceza hâkiminden keşif yapılıp rapor alınması için talepte bulunmalı ve alınacak rapor sonucunda sanığa ödeme bildiriminde bulunmalıdır.” Yargıtay’ımızın istikrar bulmuş içtihatları da bu yönde olup, gecikme faizi ve benzeri zararlar 168. madde kapsamında değerlendirilemez. (Y. 17. C.D.’nin 16.06.2017, 2015/18830 E. ve 2016/9113 K. sayılı kararında olduğu gibi.)...Maddeye göre, ödenmesi halinde şüpheli hakkında takipsizlik kararı verilmesi sonucunu doğuracak olan vergili zarar miktarı gerekirse keşifte yaptırılmak (yada yapılmak) suretiyle tespit edilip, şüphelinin bu miktarı şikâyetçi kuruma ödemesi halinde hakkında dava açılmayacağına dair bir bildirimde bulunulmamıştır. Bu sebeple iddianamenin iadesi ve bu karara yönelik itirazın reddi kararları usul ve yasaya uygundur." şeklinde belirtildiği üzere,
Somut olayda, 21/02/2022 tarihli kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağında şüphelinin, "... Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin bilgisi dışında dağıtım sistemine doğrudan bağlantı yaparak tüketim yaptığının tespit edilmesi" karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 163/3. maddesinde düzenlenen karşılıksız yararlanma suçunun unsurlarının oluştuğu, şüphelinin savunmasının alınması, mahallinde keşif icra edilerek, dosya kapsamında mevcut tutanak uyarınca şüphelinin kaçak elektrik kullanıp kullanmadığının belirlenmesi ve kaçak elektrik kullanıyor ise düzenlenecek bilirkişi raporu doğrultusunda normal tarifeye göre vergili ve cezasız gerçek zarar miktarı tespit edilip, şüphelinin bu miktarı şikâyetçi kuruma ödemesi halinde hakkında dava açılmayacağına dair bir bildirimde bulunulması suretiyle, sonucuna göre, şüphelinin hukuki durumunun tespitinin gerektiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya haşlar.", aynı Kanun’un 160/2. maddesinde "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için. emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.'' aynı Kanun’un 170/2. maddesinde, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler. Aynı Kanun’un 172/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." hükümleri düzenlenmiştir.
Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen mahkeme, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
5271 sayılı Kanun’un 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikâyeti yoluyla soruşturma yaparak maddî gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hâkimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Aynı Kanun’un 170/2. maddesine göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnat edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkûmiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdanî kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir.
İncelemeye konu dosyada, şüpheli ... hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda, şüphelinin "Tuzla Tabaklar Mahallesi Karataş/ADANA" adresindeki meskeninde kaçak elektrik kullanığından bahisle tutanak düzenlenmiş ise de; " sayacın eksik ve hatalı ölçümünün sayaca müdahale ile olduğunun laboratuvar raporu ile tespitinden sonra kaçak tespit tutanağının düzenlenmesinin ardından doğru bulgu ve belgelerle ödeme bildiriminin tüketiciye bildirileceği ve aynı süre içerisinde kesme bildirimi düzenlemek suretiyle kullanım yerinin elektriği kesileceği belirtilmesi gerekirken, şirketin bu sıralamaya uymadan direkt kaçak tespit tutanağı düzenlediği ve elektriği kestiği, dosyada laboratuvar raporu bulunmadığı, dosyada bulunan kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağı 21.02.2022 tarihli olup 21.02.2022 tarihinde işlenen suç için düzenlenmediğinin belirtildiği, dolayısıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 163/3 maddesi gereği ''elektrik enerjisinin tüketim miktarının belirlenememesi''nin karşılıksız yararlanma suçunun unsuru olduğu, söz konusu olayda enerjinin tüketim miktarının belirlenme imkanının bulunduğunun değerlendirildiği, bu sebeple karşılıksız yararlanma suçunun unsurlarının oluşmadığı" belirtilerek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ve bu karara süresinde yapılan itiraz da itiraz merciince aynı gerekçelerle reddedilmiş ise de;
Somut olayda, şikâyetçi kurum vekilinin şüphelinin meskeninde kaçak elektrik kullandığı ve bu suretle karşılıksız yararlanma suçunu işlediğinden bahisle şikâyet dilekçesi ile Adana Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyette bulunduğu, şikâyet dilekçesi ekinde sunulan 21.02.2022 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağında, şüphelinin "dağıtım sistemine doğrudan bağlantı yaparak" kaçak elektrik kullandığının belirtildiği, buna göre Cumhuriyet savcısınca, şüphelinin savunmasının ve tutanak düzenleyen müşteki kurum görevlilerinin tanık sıfatı ile beyanlarının alınması/aldırılması, tutanaktaki bahse konu adreste şüphelinin hangi tarihlerde oturduğunun halen bu adreste oturup oturmadığının kolluk tarafından tespitinin sağlanması, kurum bilgisi dahilinde kullanılan sayacın takılı olduğu döneme ilişkin elektrik enerjisi tüketim föyleri dosya arasına getirtildikten sonra şüpheli suça konu yerde halen oturmakta ise, kaçak olarak kullanıldığı iddia edilen enerji miktarının sayaçtan geçirilerek kayıt altına alınan miktar ile kurulu güç ve kullanılan elektrikli aletler nazara alınarak uyumlu olup olmadığının ve vergili ve cezasız elektrik tutarının tespiti amacıyla keşif yapılması için Adana Sulh Ceza Hâkimliğinden talepte bulunulması, oturmuyor ise tespit tutanağında belirtilen bilgiler ve soruşturma sonucunda dosya arasına toplanacak deliller esas alınmak suretiyle kaçak kullanım bulunup bulunmadığı ve varsa bedeli konusunda teknik bilirkişiden rapor alınıp şüphelinin karşılıksız yararlanma kastıyla hareket edip etmediği bu suretle tespit edildikten sonra şüphelinin karşılıksız yararlanma kastıyla hareket ettiğinin tespit edilmesi durumunda şikâyetçi kurumun vergiler dahil cezasız zarar miktarı tespit edilip, şüphelinin bu miktarı şikâyetçi kuruma ödemesi hâlinde hakkında dava açılmayacağına dair bir bildirimde bulunularak sonucuna göre hukukî durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, belirtilen işlemler yapılıp, belirtilen hususlarda bilirkişi raporu alınmadan, böylece şüphelinin karşılıksız yararlanma kastıyla hareket edip etmediği tespit edilmeksizin eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Adana 4. Sulh Ceza Hâkimliğinden kesin olarak verilen 09.06.2023 tarihli ve 2023/3485 Değişik İş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, dava dosyasının itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:13:46