Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
2. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2024/9034
2024/12498
23 Eylül 2024
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2010/ 264 E., 2015/85 K.
SUÇLAR: Hırsızlık, mala zarar verme
İNCELEME KONUSU KARARLAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.05.2024 tarihli ve KYB 2024/56004 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Suça sürüklenen çocuğun erteleme süresinde işlemiş olduğu bir başka suç sebebiyle cezasının aynen infazına dair Gebze 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/04/2019 tarihli ve 2010/264 esas, 2015/85 sayılı ek kararının, Gebze 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/01/2015 tarihli ve 2010/264 esas, 2015/85 sayılı kararının bozulması hâlinde, infaz kabiliyeti olmayacağı değerlendirilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre;
1 Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20/11/2018 tarihli ve 2016/6 986 esas, 2018/554 karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ile 5395 sayılı Kanun'un Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca, fiil işlendiği sırada 12 15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,
2 Suça sürüklenen çocuğun, inceleme dışı diğer suça sürüklenen çocuklarla birlikte müşteki ...'in ikametinin önünde park halindeki aracının sol ön kapısını yanlarında bulundurdukları bıçak ve demir cisim ile kanırtıp zarar verdikten sonra, aracı düz kontak yöntemi ile çalıştırıp çalmaları, aracın bu hırsızlık eyleminden dört gün sonra terk vaziyette ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, araca zarar verildiğinden bahisle suça sürüklenen çocuğun nitelikli hırsızlık suçunun yanı sıra, mala zarar verme suçundan da mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, hırsızlık suçunun konusu olan araç ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması ve korunan hukukî yararın tek olması karşısında, mala zarar verme suçunun oluşmayacağı gözetilmeden, suça sürüklenen çocuğun bu suçtan da mahkûmiyetine karar verilmesinde,
3 Suça sürüklenen çocuğun, inceleme dışı diğer suça sürüklenen çocuklarla birlikte müşteki ...'in ikametinin önünde park halindeki aracının sol ön kapısını yanlarında bulundurdukları bıçak ve demir cisim ile kanırtıp zarar verdikten sonra, aracı düz kontak yöntemi ile çalıştırıp çalmaları ve benzer şekilde müşteki ...’ya ait aracın sağ ön camını yanlarında bulundurdukları demir cisimlerle kırarak aracın içerisinde bulunan cd çaları çalmaları şeklinde gerçekleşen eylemlerin, 5237 sayılı Kanun’un 142/1 b maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek, aynı Kanun’un 142/1 e maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesinde,
4 Kabule göre de; Kayden 10/09/1995 doğumlu olan ve suçun işlendiği 28/01/2010 tarihi itibariyle 15 18 yaş aralığında bulunan, dosyada mevcut adli sicil kaydına göre de suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin mahkumiyeti bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında belirlenen 11 ay 20 gün ve 1 ay 20 gün hapis cezalarının kısa süreli olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesinde, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. Suça sürüklenen çocuk hakkında şikâyetçi ...'e yönelik mala zarar verme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik kanun yararına bozma talebinin incelenmesinde;
A. GEREKÇE
Suça sürüklenen çocuk hakkında erteli hapis cezalarının denetim süresi içerisinde suç işlenmesi nedeniyle verilen 15.04.2019 tarihli ek kararının kararın niteliği itibariyle, infaz kabiliyetinin olmayacağı belirlenerek yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuk ve kanun yararına bozma dışı suça sürüklenen çocukların şikâyetçi ...'in ikametinin önünde park halinde olan 41 ... plaka sayılı aracının sol ön kapısını yanlarında bulundurdukları bıçak ve demir cisim ile kanırtıp zarar verdikten sonra aracı düz kontak yöntemi ile çalıştırıp çaldıkları, aracın bu hırsızlık eyleminden dört gün sonra terk vaziyette ele geçirildiği olayda, araca bu şekilde zarar verildiğinden bahisle suça sürüklenen çocuğun mala zarar verme suçundan da mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; hırsızlık suçunun konusu olan araç ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması ve korunan hukukî yararın tek olması karşısında, ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmayacağı gözetilmeden, bu suçtan da mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
B. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Gebze 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2015 tarihli ve 2010/264 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendinin verdiği yetkiyle, suça sürüklenen çocuğun unsurları oluşmayan şikâyetçi ...'e yönelik mala zarar verme suçundan BERAATİNE, tayin olunan cezanın çektirilmemesine, verilen kararın niteliği itibariyle 22.12.2022 tarihli kanun yararına bozma talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
III. Suça sürüklenen çocuk hakkında şikâyetçiler ... ve ...'ya yönelik hırsızlık ve şikâyetçi ...'ya yönelik mala zarar verme suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik kanun yararına bozma taleplerinin incelenmesinde;
A. GEREKÇE
Suça sürüklenen çocuk hakkında erteli hapis cezalarının denetim süresi içerisinde suç işlenmesi nedeniyle verilen 15.04.2019 tarihli ek kararının kararın niteliği itibariyle, infaz kabiliyetinin olmayacağı belirlenerek yapılan incelemede;
-
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 12 15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuk ...’in işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılması gerekli olduğu halde, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
-
Suça sürüklenen çocuk ve kanun yararına bozma dışı suça sürüklenen çocukların şikâyetçi ...'in ikametinin önünde park halinde olan 41 ... plaka sayılı aracının sol ön kapısını yanlarında bulundurdukları bıçak ve demir cisim ile kanırtıp zarar verdikten sonra aracı düz kontak yöntemi ile çalıştırıp çaldıkları; yine suça sürüklenen çocuğun kanun yararına bozma dışı suça sürüklenen çocuklar ile birlikte şikâyetçi ...’ya ait 41 ... plaka sayılı aracın sağ ön camını yanlarında bulundurdukları demir cisimlerle kırarak aracın içerisindeki CD çaları çaldıkları olayda, suça sürüklenen çocuğun her iki şikâyetçiye yönelik eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 142/1 b maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı Kanun’un 142/1 e maddesi ile uygulama yapılması
-
5237 sayılı Kanun'un 50/3 maddesi gereğince, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olup, suçu işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk ... hakkında şikâyetçilere yönelik hırsızlık suçu ve şikâyetçi ...'ya yönelik mala zarar verme suçı bakımından belirlenen kısa süreli hapis cezalarının, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
B. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Gebze 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2015 tarihli ve 2010/264 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 3. fıkrası uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin Yerel Mahkemece yerine getirilmesine, dava dosyasının Yerel Mahkemeye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:13:46