Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
2. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/14089
2023/939
1 Mart 2023
MAHKEMESİAsliye Ceza Mahkemesi
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yönünden; o yer Cumhuriyet savcısının 27.07.2015 tarihli temyiz isteminin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 310. maddesinde öngörülen yasal bir aylık süreden sonra sunulduğu belirlenmiştir.
Sanığın temyiz istemi yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Temyizin kapsamına göre;
-
.Cumhuriyet Başsavcılığının 19.06.2012 tarihli ve 2012/287 soruşturma, 2012/87 Esas, 2012/28 iddianame numaralı iddianamesi ile sanık hakkında, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/1, 53, 58 maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
-
. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2015 tarihli ve 2012/38 Esas, 2015/84 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 116/4, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 03.11.2022 tarihli ve 2022/138253 sayılı, bozma görüşlü Ek Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; suç işleme kastının olmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin dikkate alınmadığı, beraat kararı verilmesinin gerektiği, dava zamanaşımının dolduğu, 5237 sayılı Kanun'un 50 ve 51. maddelerinin uygulanmadığı, koşulları oluştuğu halde 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkemece; sanık ...'ın 21.05.2012 günü katılan ... ile birlikte içki içip ayrıldıktan sonra evinden dışarıya çıkarak elinde içki şişesiyle yürüdüğü, bir müddet yürüdükten sonra alkolün de tesiriyle katılan ...'un evine girdiği, bu şekilde gece vakti konut dokunulmazlığının ihlâli suçunu işlediği kabul edilmiştir.
-
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 116/4. maddesinin uygulanma ihtimaline binen ek savunma hakkı verilmiştir.
-
Sanık aşamalardaki savunmalarında ikrara dönük beyanlarda bulunmuştur.
-
Katılan ...'un aşamalardaki beyanlarında, aynı mahallede kendine ait evin haricinde babasından kalma 2 katlı ahşap evin olduğunu, evin alt katını depo olarak üst katını ise bazı günlerde ikamet amacıyla kullandıklarını, her iki evde de oturduğunu, olay günü sabahında 2 katlı ahşap evin penceresinde sanığı gördüklerini, sanığın kaçtığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Diğer katılan ...'un aşamalardaki beyanları, katılan ...'un beyanları ile aynı yöndedir.
-
Kolluk görevlilerince düzenlenen 21.05.2012 tarihli olay yeri inceleme raporu, olay yeri krokisi ve fotoğrafları ile aynı tarihli olay yeri tespit tutanağı dosya içerisinde mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden
O yer Cumhuriyet savcısının karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 310. maddesinde belirlenen yasal bir aylık kanunî süre geçtikten sonra 27.07.2015 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu anlaşılmakla, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden
-
Katılanların soruşturma aşamasında alınan ifadelerindeki, atılı suçun işlendiği 2 katlı ahşap evin üst katını bazı günlerde ikamet amacıyla kullandıklarına dair beyanları ve katılan ...'in kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde bahse konu evde de oturduğuna dair beyanı ile kolluk görevlilerince düzenlenen 21.05.2012 tarihli olay yeri inceleme raporu, olay yeri krokisi ve fotoğrafları ile aynı tarihli olay yeri tespit tutanağından, söz konusu 2 katlı evin suç tarihinde konut amaçlı kullanılmaya elverişli olduğunun anlaşılması karşısında, Tebliğname'deki konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun unsurlarının oluşmadığına dair bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
-
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, sanığın aşamalardaki ikrarı, katılanların beyanları, olay yeri inceleme raporu, krokisi ve fotoğraflarına göre eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, 5237 sayılı Kanun'un 66/1 e, 67/4. maddelerine göre hesaplanan 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin inceleme tarihi itibarıyla dolmadığı, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesinin uygulanmama gerekçesinin kararda gösterildiği, sanığın adli sicil kaydında kasıtlı suçtan 3 aydan fazla hapis cezasını içeren mahkûmiyet hükümlerinin bulunması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine ve 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmağına dair Mahkeme uygulamasının hukuka uygun bulunduğu, sanığın eylemine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
-
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2015 tarihli ve 2012/38 Esas, 2015/84 Karar sayılı kararırına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği REDDİNE,
B. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle .Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2015 tarihli ve 2012/38 Esas, 2015/84 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:29:47