Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
2. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/8050
2023/833
23 Şubat 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A....Cumhuriyet Başsavcılığının 02.07.2015 tarih ve 2015/958 esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında karşılıksız yararlanma ve mühür bozma suçlarından 5327 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 163/3, 43/1, 203/1, 43/1. maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
B. ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2016 tarihli ve 2015/300 Esas, 2016/304 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
-
Karşılıksız yararlanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 163/3, 43/1 2, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
-
Mühür bozma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 203/1, 43/1 2, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; suçun oluşmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Mahkemece gerekçeli kararın delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe bölümünde, ... Büyükşehir Belediyesi ... Genel Müdürlüğü görevlilerince sanığın ikametinde 10.10.2012, 21.10.2014, 06.08.2014, 28.08.2014, 09.02.2015, 11.05.2015, 07.07.2015 tarihlerinde yapılan kontroller sonucu kesilen suyunu su borusuna spiral boru takmak ve mührü bozmak suretiyle suyu kullanıma açtığı, kabul edilmiştir.
-
Sanık, suçlamaları kabul ettiğini beyan etmiştir.
-
08.04.2014, 06.08.2014, 21.10.2014 ve 09.02.2015 tarihli kaçak su kullanımı tutanakları dosya içerisinde mevcuttur.
-
Tutanak tanıkları beyanlarında, tutanak içeriğinin doğru olduğunu, her kesim yaptıklarında telli mühür ile mühürleme yaptıklarını beyan etmişlerdir.
-
Sanığa ait adli sicil kaydı ile nüfus kayıt örneği dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Mühür Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B.Karşılıksız Yararlanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
6352 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı Kanun'un 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun cezasız ve vergili gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergili gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararının soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan TCK'nın 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması halinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği, somut olayda dosyada mevcut bilirkişi raporunda katılan kurumun zararının cezasız ve vergili olarak hesaplanmadığı ve sanığa “bilirkişinin hesapladığı kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını gidermesi durumunda 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine" ilişkin bildirimde bulunulmadığının anlaşılması karşısında; suça konu tutanaklara ilişkin olarak katılan kurumun cezasız ve vergili gerçek zararının bilirkişiye hesaplattırılıp yukarıda izah edilen şekilde sanığa usulüne uygun bildirimde bulunulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Mühür Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2016 tarihli ve 2015/300 Esas, 2016/304 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Karşılıksız Yararlanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2016 tarihli ve 2015/300 Esas, 2016/304 Karar sayılı kararırına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:31:11