Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

2. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/7998

Karar No

2023/744

Karar Tarihi

21 Şubat 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: Hırsızlık

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1 maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.... Cumhuriyet Başsavcılığının 22.12.2015 tarihli ve 2015/24937 Esas, 2015/22730 İddianame numaralı iddianamesi ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1 ve 168/1 maddeleri gereğince cezalandırılması, aynı Kanun'un 53/1 maddesi gereğince hak yoksunluklarına hükmedilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.

2.... Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2016/52 Esas, 2016/411 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2 h, 143/1 ve 62/1 maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53/1 maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz isteği ; Sanığın suç işleme kastı olmadığına, suça konu cep telefonunu kullanıp geri vermek amacı ile aldığına, mağdurun da bundan haberi olduğuna, ancak olaydan haberi olmayan tanığın yanlış değerlendirmesi sonucu davanın açılmasına sebebiyet verildiğine, tanık beyanının kamera görüntüleri ile çeliştiğine, sanığın suç işleme kastı ile hareket ettiğine dair somut, her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmadığına, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 145 ve 168/1 maddelerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Mağdurun suç tarihinde çalıştığı otoparkta gece vardiyasında bulunduğu, cep telefonunu otopark içinde ofis tabir edilen binada şarja takılı vaziyette bırakarak uyumaya başladığı, güvenlik görevlisi tanık ...'nin nöbetçi olduğu, bu sırada sanığın otoparka gelip otopark içindeki ofise girdiği, sanığın, tanık ... 'ye, mağdurun telefonunu kast ederek "telefonu alıp görüşeyim ve getireyim " dediği, tanığın mağdura ait telefonu kendisinin iznini almadan veremiyeceğini beyan ettiği, sanığın bu talebini uykuda olan mağdura iletmek üzere olay mahallinden kısa süreli ayrıldığı esnada sanığın tanığın geri gelmesini beklemeden şarja takılı vaziyetteki cep telefonunu alarak olay mahallinden uzaklaştığı, tanık beyanının dosyada mevcut 26.02.2016 tarihli fotoğraflı bilirkişi raporu ile de doğrulandığı, bu rapora göre sanığın saat 04.53 itibarıyla ofise geldiği, şarja takılı vaziyetteki cep telefonuna doğru eğildiği, tanık ... 'nin bu sırada sanığın ne yaptığına baktığı, daha sonra sanığın telefonu eline alıp ofisten çıktığı, sanığın peşi sıra tanığın da ofis kısmından çıktığı, sanığın da eylemi doğruladığı, fotoğraflı raporda 2 rakamı ile gösterilen kişinin kendisi olduğunu kabul ettiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE

1.Sanık savunmasında, daha önceden tanışıklığı ve samimiyeti olan mağdurun telefonunu kullanmak ve geri getirmek üzere aldığını beyan etmiş ise de, mağdur tarafından açık kimlik, iletişim ve adres bilgisi bilinmeyen sanığın telefonu geri getirebileceği değerlendirilerek bir süre beklendiği, gelmeyince suça konu telefonun arandığı, ancak sanığın cevap vermediği, olayın ihbarı üzerine emniyet görevlilerince sanığa ulaşılması üzerine telefonun iadesinin sağlandığı, tanık beyanına göre de sanığın olay yerine gelip şarjda takılı olan telefonu, kendisine izin verilmediği halde alıp çıktığı ve hiç beklemeden dışarıda kendisini bekleyen araca binerek olay yerinden uzaklaştığı anlaşıldığından, Mahkemece sanığın hırsızlık kastıyla hareket ettiğinin kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

2.Sanık hakkında hükmedilen sonuç cezanın 6 yıl 3 ay hapis cezası olması nedeniyle, Mahkemece sonuç cezanın süresi dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 50 ve 51. maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesinde; dosya kapsamında yer alan 09.12.2014 tarihli, ... İletişim Elektronik Tekstil İnşaat ve Sanal Mağ. Hizm. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından tanzim edilen faturaya göre, suça konu telefonun 1.399,00 TL değerinde olduğu ve bu değerin az kabul edilemeyeceği anlaşıldığından, Mahkemece şartları oluşmadığı gerekçesi ile 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

4.03.12.2015 tarihli yakalama, üst yoklama, teslim tutanağı içeriğine göre, mağdur tarafından olayın ihbarı üzerine emniyet görevlilerince yakalanan sanığa konu anlatıldığında, olayı doğrulayıp suçunu ikrar ederek, çalmış olduğu telefonu görevlilere teslim etmek suretiyle mağdura iadesini sağladığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/1 maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünün (4) numaralı paragrafında açıklanan nedenle ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2016/52 Esas, 2016/411 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karartemyizhukukîhırsızlıktevdiinev.süreçolgularsebeplerigerekçebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:32:06

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim