Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

2. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/7786

Karar No

2023/610

Karar Tarihi

15 Şubat 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: Hırsızlık

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin (Sanık ... bakımından gerekçe kısmında açıklanan nedenlerle) süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.... Çumhuriyet Başsavcılığının 31.08.2015 tarihli, Esas No:2015/4301, İddianame No:2015/3578 sayılı iddianamesi ile, 24.07.2015 günü gece muayyen vakitlerde ... Mahallesinde meydana gelen olayda şüpheliler ... ve ...'ün hırsızlık maksadıyla ... plakalı araçla şikayetçinin yetkilisi olduğu iş yeri önüne gelerek burada işyerine ait park halindeki ... plaka sayılı kamyonetten iki adet aküyü hırsızladıkları ve akabinde bu aküleri satarak parasını aralarında paylaşmak suretiyle irade ve eylem birliği içerisinde üzerilerine atılı suçları işledikleri şeklindeki anlatımla; sanıkların 5237 sayılı TCK'nın 142/1.e.1, 143, 53, 63. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2.... Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2015/531 Esas, 2016/262 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında hırsızlık suçundan, TCK'nın 142/1 e, 62/1, 53/1. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, sanık ... bakımından mahsuba karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 22.03.2021 tarihli ve

2 2016/318223 sayılı, sanık ... bakımından süre yönünden ret, sanık ... (...) bakımından onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ... ... süresi içerisinde verdiği 24.06.2016 havale tarihli dilekçesinde, hiç bir suçunun bulunmadığını, o zamanlar hamile olduğunu ve dosya hakkında hangi mahkeme olduğu belirtilmediğinden savunmasını yapamadığını, bu dosya ile ilgili sadece karar sonucunun geldiğini, sanık ... süresi içerisinde bulunduğu cezaevinden verdiği 29.06.2016 havale tarihli dilekçesinde cezayı fazla bulduğu için temyiz ettiğini belirtmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.24.07.2015 günü, tespit edilemeyen bir zaman diliminde ... plakalı araçla şikayetçinin yetkilisi olduğu iş yeri önüne gelen şahıslarca, işyerine ait park halindeki ... plaka sayılı kamyonetten iki adet akü çalınmıştır.

2.24.07.2015 tarihinde saat 09.10 sıralarında ... adlı başka bir şahsın aracından yapılan hoparlör hırsızlığı olayında bilgi sahibi olarak ifadesi alınan ... adlı şahıs, olayı gerçekleştiren şahısların ... plakalı bir araç kullandıklarını söylemiştir.

  1. Aracın, ... Rent A Car adlı firma tarafından sanık ... ...'ye satıldığı ancak sanığın aracın devrini almadığı tespit edilmiştir.

  2. ... (...) soruşturma aşamasında müdafii olmaksızın verdiği beyanında, ... ile birlikte şikayetçiye ait ... kamyondan akü hırsızlığını birlikte işlediklerini, kendisinin bu sırada araçta beklediğini, ...'in kamyon kasasının altından iki adet aküyü yerinden sökerek araca yüklediğini söylemiştir.

5.Sanık ..., 09.10.2015 tarihli duruşmada, "Aküyü söküp aldığını" söylemiş, 03.11.2015 tarihli duruşmada ise, "Önceki yaptığım savunmada söylediğim husus yanlış anlaşılmış olabilir, akü açıktaydı, herhangi bir kablo bağlantısı yoktu, dolayısı ile önceki beyanımda aküyü söktüğüm yönündeki ifadeyi bu yönü ile değiştiriyorum" demiştir.

6.Şikâyetçi soruşturma aşamasındaki 24.07.2015 tarihli beyanında, akünün aracın kasa kısmının sol ön teker altında mandallı akü haznesinin içinde bulunduğunu söylemiştir.

  1. Sanık ...'ün 11.11.2015 tarihli dilekçesi ekindeki ... Asker hastanesinin 09.11.2015 tarihli psikiyatri raporunda, "Uyum bozuklukları ve anksiyete bozukluğu tanımlanmış" ibaresi yer almakta, soruşturma evrakları arasındaki, ... Asker Hastanesi Baştabipliğinin 29.05.2015 tarihli sağlık raporunda "Antisosyal kişilikte uyum bozukluğu tanısı ile 6 aya kadar hava değişimi verilmiş, belirtiler arasında suç işleme davranışı sergileme" ibaresine de yer verilmiş bulunmaktadır.

IV. GEREKÇE

1.7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinin, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, bu adrese tebliğ yapılması gerekirken, yokluğunda verilen kararın sanık ...'ün bilinen son adresi ve aynı zamanda MERNİS adresi olan adresine doğrudan “MERNİS adresi” ibaresi ile çıkarılan ve adresin kapalı olduğu gerekçesiyle 21.04.2016 tarihinde doğrudan muhtara yapılan tebligat işleminin usule aykırı olmasından dolayı sanığa daha sonra bulunduğu cezaevinde 28.06.2016 tarihinde yapılan tebligat üzerine 29.06.2016 tarihli temyiz talebinin kanunî süresinde olduğu belirlenmekle, Tebliğnamenin sanık ... bakımından süre yönünden ret isteyen görüşüne iştirak olunmamıştır.

2.5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, tüm dava dosyası kapsamı, sanık ...'in aşamalardaki ikrarı, sanık ...'in ise tevilli ikrarı karşısında sanıkların eylemi sübuta ermekle, sanıklar hakkında mahkûmiyet kararı kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. Ancak;

Sanık ... ile ilgili olarak, dosya içerisinde bulunan ... Asker Hastanesinin 09.11.2015 tarihli psikiyatri raporunda "Uyum bozuklukları ve anksiyete bozukluğu tanımlanmış" ibaresinin, ... Asker Hastanesi Baştabipliğinin 29.05.2015 tarihli sağlık raporunda "Antisosyal kişilikte uyum bozukluğu tanısının bulunduğunun" belirtilmiş olması karşısında; sanık ...'ün atılı suçu işlediği sırada fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını anlama ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini azaltacak derecedeki akıl zayıflığının etkisi altında olup olmadığı, 5237 sayılı TCK’nın 32. maddesi kapsamında cezai ehliyetini etkileyen akıl hastalığının bulunup bulunmadığı konusunda, Adli Tıp Kurumunun ilgili İhtisas Dairesinden ya da Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanelerinden rapor aldırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.

V. KARAR

1.Sanık ... (...) hakkında kurulan hüküm yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 205/531 Esas, 2016262 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA,

  1. Sanık ... yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2015/531 Esas, 2016/262 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararhukukîtemyizhırsızlık“mernistevdiinesüreçv.olgularonanmasınasebeplerimernisgerekçebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:34:00

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim