Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
2. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/20912
2023/5917
25 Ekim 2023
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2021/701 D. İş,
SUÇ: Karşılıksız yararlanma
İNCELEME KONUSU
KARAR: İtirazın kabulü
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.06.2023 tarihli ve KYB 2023/61555 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Dosya kapsamından ;
1 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunun 251. maddesinde yer ... ''Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.'' şeklindeki düzenlemeye nazaran sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Kanun'un 163/3. maddesinde düzenlenen karşılıksız yararlanma suçuna yönelik 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü ve basit yargılama usulüne tabi olmadığı anlaşılmakla; Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın üzerine atılı karşılıksız yararlanma suçunun basit yargılama usulü kapsamında olduğu ve bu nedenle karar verilmeden önce basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağı hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden hüküm kurulduğundan bahisle katılan vekilinin itirazının kabulüne karar verilmesinde;
2 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yayın yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un yürürlüğe girdiği 05/07/2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun vergili ve cezasız ... zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “Bilirkişinin hesapladığı kurumun vergili ve cezasız ... zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun ... zararı soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan TCK'nın 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması halinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği nazara alınarak, somut olayda sanık ...'a soruşturma aşamasında yapılan ihtarda “Bilirkişinin hesapladığı kurumun vergili ve cezasız ... zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulmadığından, sanık tarafından yapılmış bir ödeme varsa bunun miktarı müşteki kurumdan sorulup ödediği toplam miktarın bilirkişiye hesaplattırılan vergili ve cezasız ... zararını karşılaması durumunda sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerektiği, ödeme yapılmaması veya yapılan ödemenin zararı karşılamaması durumunda ise yargılamaya devamla dosyadaki delillere göre hüküm kurulacağı ihtarı ile makul süre verilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunmasının gözetilmemesinde, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251. maddesinde yer ... ''Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adlî para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.'' şeklindeki düzenlemeye nazaran sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 163/3. maddesinde düzenlenen karşılıksız yararlanma suçuna yönelik 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü ve anılan suçun basit yargılama usûlüne tabi olmadığı anlaşılmakla; Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın üzerine atılı karşılıksız yararlanma suçunun basit yargılama usûlü kapsamında olduğu ve bu nedenle karar verilmeden önce basit yargılama usûlünün uygulanıp uygulanmayacağı hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden hüküm kurulduğundan bahisle katılan vekilinin itirazının kabulüne karar verilmesi,
2.6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yayın yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı Kanun'un 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun vergili ve cezasız ... zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usûlüne uygun süre verilmek suretiyle “Bilirkişinin hesapladığı kurumun vergili ve cezasız ... zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun ... zararı soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi hâlinde bu bir dava şartı olduğundan 5237 sayılı Kanun'un 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması hâlinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği nazara alınarak, somut olayda sanığa soruşturma aşamasında yapılan ihtarda “Bilirkişinin hesapladığı kurumun vergili ve cezasız ... zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulmadığından, sanık tarafından yapılmış bir ödeme varsa bunun miktarı katılan kurumdan sorulup ödediği toplam miktarın bilirkişiye hesaplattırılan vergili ve cezasız ... zararını karşılaması durumunda sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerektiği, ödeme yapılmaması veya yapılan ödemenin zararı karşılamaması durumunda ise yargılamaya devamla dosyadaki delillere göre hüküm kurulacağı ihtarı ile makûl süre verilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunduğu gözetilmediğinden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.01.2022 tarihli ve 2021/701 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:12:52