Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
2. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/20197
2023/5661
18 Ekim 2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2019/1130 E., 2022/637 K.
ŞİKÂYETÇİ: ...
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK: ...
SUÇLAR: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme, bozma
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca her ne kadar suça sürüklenen çocuğun 02.06.2023 tarihli dilekçesi temyiz talebi kabul edilerek, ek tebliğname düzenlenmiş ise de; Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 22.02.2023 tarihli ve 2023/308 Esas, 2023/813 Karar sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuğun bilgisi dışında temyiz dilekçesi veren Av. ... ... ...'in temyizini kabul ... etmediği, muvafakat ettiği taktirde müdafınin temyizinin inceleneceği, muvafakat vermediği takdirde Av. ... ... ...'in temyizinin incelenmeyeceği konusunda meşruhatlı tebligat çıkarılarak, bunu gösterir belgeler ile suça sürüklenen çocuk tarafından muvafakat edilmesi durumunda bu konuda ek tebliğname düzenlenerek incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verildiği, kararın suça sürüklenen çocuğa tebliği üzerine 02.06.2023 tarihli dilekçesinin içeriğine göre sadece Av.... ... ...'in temyizine ... verdiği, kendisinin ayrıca bir temyiz talebinde bulunmadığı belirlenerek, sadece suça sürüklenen çocuğun müdafiinin temyizine yönelik olarak yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.12.2012 tarihli ve 2012/5536 Esas No.lu iddianamesi ile, suça sürüklenen çocuğun, temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ... ve yaşı büyük sanık ... ile birlikte, 20.11.2012 tarihinde, gece saat 01.00 sıralarında, sokak üzerinde ... halinde bulunan şikâyetçiye ait aracın camını kırarak içerisinden 1 adet parfüm ve 1 adet flashbellek çaldığı iddiasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1 b, 151/1, 31/3. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davaları açılmıştır.
2.Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.05.2015 tarihli ve 2012/1463 Esas, 2015/973 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 142/1 b, 143, 31/3, 151/1. maddeleri gereğince sırasıyla 2 yıl 1 ay hapis, 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.Kararın suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 12.06.2019 tarihli ve 2019/6551 Esas, 2019/10413 Karar sayılı kararı ile, "Şikâyetçiye ait otomobilin camını kırıp içesinden değer tespit tutanağına göre 12,00 TL değerinde 1 adet flash bellek, toplam 20,00 TL değerinde 20 adet CD ve şikâyetçinin beyanına göre maddi değeri bulunmayan 1 şişe parfüm çaldıkları olayda, suça sürüklenen çocuklar ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesinin uygulanması koşullarının bulunup bulunmadığının değerlendirilmemesi, mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerde, aynı Kanun'un 31/3. maddesi uygulanmamak suretiyle fazla ceza tayini, kabule göre de; daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan ve fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuklar hakkında, mala zarar verme suçundan hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, aynı Kanun'un 50/3. maddesi gereğince, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi", nedenleriyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
4.Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2022 tarihli ve 2019/1130 Esas, 2022/637 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 142/1 b, 143, 145, 31/3, 62, 151/1, 31/3, 62. maddeleri gereğince sırasıyla 6.220,00 TL adlî para cezası ve 4.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, mala zarar verme suçundan "Zamanaşımının dolmuş olması nedeniyle düşme"; hırsızlık suçundan ise, "Diğer suça sürüklenen çocuk ...'nın zarar giderimine karşı duruşu olmayan suça sürüklenen çocuk ... hakkında da 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesinin uygulanması gerektiğinden bozma" görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi; somut delil bulunmamasına rağmen cezalandırılmasına karar verildiği, Yerel Mahkemenin kararda sadece "dosya kapsamına göre" şeklinde gerekçe bildirdiği, suça sürüklenen çocuğun savunmalarına hangi somut delile dayalı olarak itibar etmediğini açık ve net bir şekilde ortaya koymadığı, diğer suça sürüklenen çocuk ...'nın da, suçun ... tarafından işlendiğini açıkça ifade ettiği, “Şüpheden sanık yararlanır ilkesi”nin uygulanmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuğun, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... ile birlikte, fikir ve eylem birliği içerisinde olay tarihinde gece sayılan zaman diliminde şikâyetçiye ait aracın ön camını kırarak araç içerisinde bulunan CD, parfüm ve flash belleği çaldıkları, suça sürüklenen çocuğun beyanlarının kendilerini ceza almaktan kurtarmak ve eylemi birbirlerinin üzerine yıkmaya çalışmak olarak değerlendirildiği, temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ...'nın kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık gösterdiği gözetilerek sadece ... lehine 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiği, hırsızlık suçuna ilişkin şikâyetçiye ait eşyaların soruşturma evresinde kolluk tarafından yapılan değer tespiti tutanağına göre 32,00 TL olduğu görülerek, suça sürüklenen çocuk hakkında aynı Kanun'un 145. maddesinin uygulanması gerektiği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
- Suça sürüklenen çocuk soruşturma safhasındaki savunmasında; "Sanık ...'ı çalıştığı köfteci dükkanına gelmesi nedeniyle ... tanıdığını, olay tarihinde ... ve ... ile birlikte giderken ...'ın da beraberlerinde yolda yürüdüğünü, değişik hareketlerde bulunduğunu, yol kenarında ... aracın camını kırdığını, içinde bulunan CD'leri aldığını", kovuşturma aşamasındaki beyanında ise "Sanık ...'ı kesinlikle tanımadığını, ...'yı tanıdığını, daha öncesinde ...'nın motorunu yarım saatlik ödünç alıp kullandığını, bu motorla hız sınırını aştığı için 50,00 TL trafik cezası aldığını, bu cezayı ...'in ödediğini, zaman zaman bu parayı ödemesini istediğini, olay tarihinde ... ile ...'in hırsızlık yaptıktan sonra yanına geldiklerini ve yanında çalıştığı eniştesine CD lazım mı diye sorduklarını, ellerinde tahmini 100 adet CD, parfüm ve flash bellek olduğunu, eniştesinin şüphelenmesi üzerine dükkandan gönderdiğini, ancak dükkandan çıkmadan önce 50,00 TL borcu ne zaman ödeyeceksin dediklerini, vermeyince de hırsızlıktan yakalandıkları zaman adını vererek üzerine suçu atacaklarını söylediklerini" ileri sürerek aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunmuştur.
3.Suça sürüklenen çocuğa, 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesinin uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı verilmiştir.
4.Mahkemece, hukuki süreç başlığı altında, 3. maddede belirtilen bozma gereği yerine getirilmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hüküm yönünden:
-
Suça sürüklenen çocuğun mala zarar verme suçundan, yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 151/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1 e ve 66/2. maddeleri gereği 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
-
Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 67/2 d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 22.05.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten itibaren 31.03.2022 olan ikinci mahkûmiyet tarihine kadar 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulduğu belirlenmiştir.
B. Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden:
Tüm dava dosyası kapsamı, suça sürüklenen çocuğun, temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ...'nın ve yaşı büyük sanık ...'ın birbirlerine suç atmaya yönelik beyanları, suça sürüklenen çocuğun soruşturma aşamasında olay anında olay yerinde bulunduğuna dair ikrarı, aşamalardaki çelişkili beyanları nazara alınarak eylemi sübûta ermekle, suça sürüklenen çocuk hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmış; temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ... bozma sonrası yapılan yargılama esnasında, dosyada mevcut dekonta göre araçta meydana gelen 150,00 TL zararı ve hırsızlık nedeniyle oluşan zararı, 29.09.2021 tarihli duruşmada tamamen gidermiş ve sadece bu suça sürüklenen çocuk bakımından etkin pişmanlık hükümleri uygulanmış olup, suça sürüklenen çocuk ...'ın bozma öncesi yapılan yargılama esnasında Anamur Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/550 Talimat dosyası ile 10.01.2014 tarihinde alınan ifadesinde, "Suçsuz olduğu için şikâyetçinin zararını karşılamayı kabul etmeyeceğini" beyan etmekle, zarar giderimine açıkça karşı duruş gösterdiği anlaşıldığından, hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, Tebliğname'deki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A.Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hüküm yönünden:
Gerekçe bölümünün A bendinde açıklanan nedenlerle Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2022 tarihli ve 2019/1130 Esas, 2022/637 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, DÜŞÜRÜLMESİNE,
B. Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden:
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2022 tarihli ve 2019/1130 Esas, 2022/637 Karar sayılı kararında, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:16:59