Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
2. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/4926
2023/5632
17 Ekim 2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2020/272 E., 2021/193 K.
ŞİKÂYETÇİ: ...
SUÇA SÜRÜKLENEN
ÇOCUK: ...
SUÇ: Konut dokunulmalığının ihlâli
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Urla Cumhuriyet Başsavcılığının, 31.12.2013 tarihli ve 2013/1324 Esas No.lu iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında; şikâyetçinin evine mutfak kapısının kilidini kırarak girip bir gece kalması şeklindeki eylemi nedeniyle konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116/1 4,119/1 c ve 31/3. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Urla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.02.2015 tarihli ve 2014/23 Esas, 2015/37 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 116/1 4, 119/1 c, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmedilen bu hapis cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine, aynı Kanun'un 51/3. maddesi uyarınca 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
- Yukarıda anılan kararın suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 13. Ceza Dairesinin, 17.03.2020 tarihli ve 2020/2079 Esas, 2020/4318 Karar sayılı kararı ile 'hüküm tarihinde Çocuk Eğitimevinde hükümlü olan ve duruşmadan vareste tutulma talebi olmayan suça sürüklenen çocuğun yokluğunda karar verilerek savunma hakkının kısıtlanması' gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; Urla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2021 tarihli ve 2020/272 Esas, 2021/193 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Kanun’un 116/1 4, 119/1 c, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5.. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının olağanüstü zamanaşımının dolması sebebiyle düşmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri, suça sürüklenen çocuk hakkında lehine olan hükümlerin uygulanmadığına, kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 50 ve 51. maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanmamasının usûli bir eksiklik olduğuna ve kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Suça sürüklenen çocuk ile yaşı büyük dosyanın sanığı ... birlikte, şikâyetçinin evine rızası olmaksızın girerek iki ... kaldıkları, bu şekilde suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı konut dokunulmazlığının ihlâli suçunu işlediğinin tüm dosya kapsamı ile ... olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2.Suça sürüklenen çocuk savunmasında atılı suçu ikrâr etmiştir. Olay Yeri ... ve Tespit Tutanağı dosya içerisinde mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Suça sürüklenen çocuğun, birden fazla kişiyle birlikte gece vakti şikâyetçinin konutuna girmesi şeklindeki eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 116/4, 119/1 c, 31/3. maddelerinde düzenlenen nitelikli konut dokunulmazlığının ihlâli suçunda, suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâlleri de aynı Kanun'un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alındığında, aynı Kanun'un 66/1 d, 66/2 ve 67/4. maddelerine göre hesaplanan 10 yıllık olağan ve 15 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin dolmadığı belirlenmekle, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
1.5271 sayılı Kanun'un 216/3. maddesine aykırı olarak, hükmün verildiği 16.03.2021 tarihli oturumda hazır olan suça sürüklenen çocuktan son sözü sorulmadan yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
-
Bozmadan önce temyiz dışı yaşı büyük sanık A.P.'nin davası ile birleştirme kararı verildiği ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 17/3. maddesinin "Davaların birlikte yürütülmesinin zorunlu görülmesi hâlinde, genel mahkemelerde, yargılamanın her aşamasında, mahkemelerin uygun bulması şartıyla birleştirme kararı verilebilir. Bu takdirde birleştirilen davalar genel mahkemelerde görülür." şeklinde düzenlendiği dikkate alınmaksızın, bozma sonrası yapılan yargılamanın da "Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla" yapılmayacağının ve buna göre duruşmalara Cumhuriyet savcısının katılımının zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
-
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 20.11.2018 tarihli ve 2016/6 986 Esas, 2018/554 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15 18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, Mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
-
Yargıtay 13. Ceza Dairesinin, 17.03.2020 tarihli bozma ilâmından önce verilen ve sadece suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilen 20.02.2015 tarihli kararda suça sürüklenen çocuk hakkında, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen hapis cezasının ertelendiği, aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle bu kararın, bozmadan sonra kurulan 16.03.2021 tarihli hükümde, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk lehine kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden, tayin olunan hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Urla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2021 tarihli ve 2020/272 Esas, 2021/193 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:18:23