Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
2. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/21758
2023/4897
27 Eylül 2023
...
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2012/55 E., 2014/75 K.
...
SUÇLAR: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
...
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ: Kekeme olan sanığın müdafii ile savunması alınmadan yalnızca yazılı
savunması ile yetinilerek hüküm kurulması nedeniyle hükümlerin bozulması
İTİRAZA KONU KARAR: Mahkûmiyet hükümlerinin onanmasına dair karar
İTİRAZ EDEN: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 11.01.2016 tarih, 2015/8165 Esas ve 2016/31 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2023 tarihli ve KD 2023/54417 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/1. maddesinde belirtilen " Sanığın lehine itirazda süre aranmaz" hükmü gereği yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı; kekeme olan sanığa yargılama boyunca müdafi yardımından faydalandırılmadan, sanığın yazılı savunması ile yetinilerek mahkûmiyetine karar verilmesi ve bu suretle 5271 sayılı Kanun'un 150/2. ve 188. maddelerine muhalefet edilmek suretiyle savunma hakkının sınırlanmasının hukuka aykırılık oluşturduğuna ilişkindir.
II. GEREKÇE
Sanığın katılan ... ve şikâyetçi ...'e yönelik hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından mahkûmiyetlerine ilişkin Buldan Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2014 tarihli, 2012/55 Esas ve 2014/75 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 11.01.2016 tarih, 2015/8165 Esas ve 2016/31 Karar sayılı kararı ile hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçları bakımından sanığın temyiz istemi yerinde görülmeyerek hükümlerin onanmasına karar verildiği, 18.07.2023 tarihli ve KD 2023/54417 sayılı itirazı üzerine 5271 sayılı Kanun'un 308. maddesi uyarınca itiraz hakkında karar verilmek üzere dosya Dairemize gönderilmekle yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun'un 150/2. maddesinde “Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.” şeklinde düzenleme bulunduğu, bu maddede düzenlenen zorunlu müdafilik sistemi, kendisini hiç veya yeterli düzeyde savunamayan şüpheli veya sanıklar için öngörülen ve onların haklarının her düzeyde savunulabilmesi için ihdas edilen, isteme bağlı olmayan bir düzenlemedir. Sanığın soruşturma aşamasında ifadelerinin alınması sırasında kendisine müdafii atanmasına rağmen yargılama sırasında Mahkemece sanığın kekeme olduğunun tespit edilmesi nedeniyle savunmasını yazılı beyan edeceğinin zapta geçirildiği, Mahkemece yapılan gözlem sonucu, "sanık kekeme olduğundan sorulan sorulara makul olarak süresinde cevap veremediği, sanığın tam olarak konuşamadığı, yapılan konuşmaları tastikler mahiyette baş salladığı, avukat istemediğini beyan ettiği" tutanak altına alınmıştır.
Mahkemece sanığın savunmasını veremeyecek durumda olduğunun tespiti karşısında, Baro Başkanlığına müzekkere yazılarak müdafii eşliğinde sanığın savunmasının alınmasına karar verildiği, ilk celse bu sebeple sanığın savunmasının alınamadığı, sanığın yazılı savunma sunduğu, 2. celse sanığa atanan müdafinin şikâyetçi ...'in de vekili olduğu tespit edildiğinden vekilin çekilme talebinde bulunduğu, sanığın bu celse yine savunmasını yazılı yapacağını söylediği, Mahkemece yine sanığa yeni bir müdafii tayini için Baro Başkanlığına yazı yazıldığı, 3. celsede sanığa atanan müdafinin görevlendirme yazısının kendisine tebliğ edilmediğini söyleyerek dosyanın esası hakkında beyanda bulunmak için süre talep ettiği, celse arasında avukatlık mesleğini bıraktığına dair dilekçe sunduğu, Baro Başkanlığı'na yeni bir müdafii tayini için tekrar yazı yazıldığı, müzekkereye cevap verilmediği, bundan sonra karar celsesi olan 13. celseye kadar da sanığın dinlenmediği ve müdafii görevlendirmesi yapılmadığı, söz konusu ara kararın yerine getirilmediği ve bu ara karardan dönülmesini gerektirir gerekçe oluşturulmadan ve ara karardan dönüldüğüne dair bir belirleme yapılmadan sonraki celselerde bu konuda tekrar ara karar da verilmeyerek, karar celsesi olan 13. celse dahil 9 celse boyunca müdafii atanması hususunda işlem yapılmaksızın, sanık yargılama boyunca müdafii yardımından faydalandırılmadan yazılı savunması ile yetinilerek sanığın mahkûmiyetine karar verildiği ve bu suretle 5271 sayılı Kanun'un 150/2 ve 188. maddelerine muhalefet edilmek suretiyle savunma hakkının sınırlandığı tespit edildiğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu değerlendirilmiştir.
III. KARAR
1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
- 5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 11.01.2016 tarih, 2015/8165 Esas ve 2016/31 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iki kez hırsızlık ve iki kez iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından verilen "onama" kararlarının KALDIRILMASINA,
3.Açıklanan nedenlerle Buldan Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.03.2014 tarihli, 2012/55 Esas ve 2014/75 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:29:16