Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
2. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/10945
2023/4748
25 Eylül 2023
...
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/458 E., 2016/331 K.
SUÇLAR: Hırsızlık, dolandırıcılık, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Batman Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.11.2015 tarihli ve 2015/3705 Esas nolu iddianamesi ile sanık hakkında, evlendikleri zaman oturmak amacıyla alacağı evin ödemeleri için katılana kredi çektirmesi ve katılanın evinde bulunan kredi kartını izinsiz alarak banka ATM'sinden para çekmesi şeklindeki eylemleri nedeniyle dolandırıcılık, hırsızlık ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157/1, 142/2 h, 143, 245/1, 53. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Batman 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.05.2016 tarihli ve 2015/458 Esas, 2016/331 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında dolandırcılık, hırsızlık ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 157/1, 62, 142/2 h, 143, 62, 245/1, 62. maddeleri uyarınca sırasıyla 10 ay hapis cezası ile 1.000,00 TL adlî para cezası, 6 yıl 3 ay hapis cezası, 2 yıl 6 ay hapis cezası ile 1.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hırsızlık suçu yönünden aynı Kanun’un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, suçlamaları kabul etmediğine, katılandan haksız para almadığına ve paraların rıza ile hesabına aktarıldığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılan ve sanığın 2014 yılı mayıs ayında tanıştıkları ve zamanla aralarında duygusal bir ilişki olduğu, evlenme planları yapmaya başladıkları, sanığın ev alacağından bahisle katılana iki defa banka kredisi çektirdiği, katılanın çektiği paraları sanığa gönderdiği, sanığın katılanı aldatmak amacıyla bir tapu resmini mesaj olarak gönderdiği, ayrıca inşaat hâlindeki bir evi de gösterdiği; diğer taraftan 30.12.2014 günü sanığın, katılanın evinde olduğu esnada, katılanın çantasında bulunan kredi kartını haberi olmaksızın alarak, bir banka ATM'sinden 2.000,00 TL para çektiği, sanığın aşamalarda suçlamaları kabul etmediği, ancak dosyada yer alan olayları doğrular tanık beyanları ve banka kayıtları dikkate alınarak, sanığın üzerine atılı suçları işlediği belirtilmekle; tüm dosya kapsamı ile atılı suçların sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında dolandırıcılık ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarından kurulan hükümlerde, 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanması hususunda bir karar verilmemişse de, anılan madde ve fıkrada belirtilen hak yoksunluklarının uygulanması hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olup, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yapılan değişiklik ile birlikte infaz aşamasında gözetilmesinin mümkün olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
A 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2 h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1 e maddelerine aykırı davranılması suretiyle hırsızlık suçu ve savunmanın bölünmezliği ilkesi gereğince bu suç ile birlikte işlenen dolandırıcılık ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçları bakımından sanığın savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.
B Sanığa atılı banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu için 5237 sayılı Kanun'un 245/1. maddesinde, üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası yaptırımlarının her ikisinin de birlikte öngörüldüğü, kanunda hapisle birlikte öngörülen adlî para cezasının gün sayısının alt sınırının gösterilmediği hâllerde aynı Kanun'un 52/1. maddesi gereğince alt sınırın beş gün olduğu; somut olayda sanık hakkında yüklenen suçtan dolayı temel hapis cezasının kanun maddesinde gösterilen alt sınırdan belirlendiği hâlde, aynı gerekçe ile adlî para cezasının gün sayısının 5 gün yerine, 60 gün olarak belirlenmesi suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 245/1 ve 52/1. maddelerine açıkça aykırı davranılması suretiyle fazla adlî para cezası tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Sanık Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.02.12.2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık tespit edilmiştir.
2.Kabule göre de; sanığa atılı dolandırıcılık suçu için 5237 sayılı Kanun'un 157/1. maddesinde, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası yaptırımlarının her ikisinin de birlikte öngörüldüğü, kanunda hapisle birlikte öngörülen adli para cezasının gün sayısının alt sınırının gösterilmediği hâllerde aynı Kanun'un 52/1. maddesi gereğince alt sınırın beş gün olduğu; somut olayda sanık hakkında yüklenen suçtan dolayı temel hapis cezasının kanun maddesinde gösterilen alt sınırdan belirlendiği hâlde, aynı gerekçe ile adlî para cezasının gün sayısının 5 gün yerine, 60 gün olarak belirlenmesi suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 157/1 ve 52/1. maddelerine açıkça aykırı davranılması suretiyle fazla adlî para cezası tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A), (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle Batman 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.05.2016 tarihli ve 2015/458 Esas, 2016/331 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:31:19