Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
2. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/4605
2023/4130
6 Temmuz 2023
...
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2019/19 E., 2021/20 K.
...
SUÇ: Dikili ağaç, fidan veya bağ çubuğuna zarar verme
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... Cumhuriyet Başsavcılığının 18.12.2012 tarihli ve 2012/106 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında sanığın kendisine ait küçükbaş hayvanları otlatmak amacıyla farklı zamanlarda şikâyetçilerin bahçesine soktuğu ve ziraat bilirkişisi raporu ile sabit olduğu üzere şikayetçilere ait bahçelere zarar vermesi nedeniyle mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1, 43/1 2 ve 53. maddeleri uyarınca, cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
-
... Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2014 tarihli ve 2012/53 Esas, 2014/6 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 152/1 c, 43/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
... Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2014 tarihli ve 2012/53 Esas, 2014/6 Karar sayılı kararının sanık ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 14.01.2019 tarihli ve 2017/4105 Esas, 2019/471 Karar sayılı kararı ile,
Oluşa, dosya kapsamına göre; katılanlardan ... 25.08.2012 tarihli kolluk ifadesinde, 22.08.2012 tarihinde sanığın vatandaşların arazisine hayvan soktuğunu ve zarar verdiğini tespit ettiğini daha sonra da 25.08.2012 tarihinde diğer katılanlar ..., ... ve ...'le birlikte arazilerini gezerken sanığa ait hayvanların bahçelere zarar verdiğini gördüklerini beyan etmesi, ..., ... ve ... bu beyanı kolluk aşamasında alınan beyanları ile doğrulaması karşısında, katılan ...'nin ayrıntılı olarak beyanı alınarak, sanığın 22.08.2012 tarihinde kimlerin arazisine zarar verdiğini, buna ilişkin bir tespit tutanağı düzenlenip düzenlenmediği ve sanığı hayvanları ile birlikte zarar verirken görüp görmediği, yine yukarıda adı geçen katılanların 25.08.2012 tarihinde sanığın hayvanlarının kimlerin arazisine zarar verdiğini tespit ettikleri hususlarının açıklığa kavuşturularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırmayla hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 65. maddesiyle 5237 sayılı Kanun'un 152/1. maddesinde yapılan değişikliğe göre, ceza miktarının üst sınırının altı yıldan dört yıla indirilmesi ve sanık hakkında hüküm kurulurken alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tertip edilmesi göz önüne alınarak sanığın hukuki durumunun yasa değişikliği doğrultusunda yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
- ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2021 tarihli ve 2019/19 Esas, 2021/20 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 152/1 c, 43/2 atfı ile 43/1, 62, 51 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine, 1 yıl 7 ay denetim süresine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hiç kimsenin taşınmazına girip hayvan otlatmadığını, söz konusu arazilerde daha doğrusu yakın arazilerde tapulu taşınmazının olduğu, o dönemde evli olduğu ve eşinin de hayvan otlattığı arazilerde hissesinin bulunduğu, tapu kayıtları getirtilseydi, rızalarının bulunduğunun ortaya çıkacağı, ayrıca eşinin hissedarı olduğu taşınmazlarda doğal olarak kendisinin de mal sahibi olduğu düşüncesiyle hayvan otlattığını, şikâyetçilerin herhangi bir malına zarar vermediğini, şikâyet konusu taşınmazların ekili olmayan boş ve otlak niteliğinde olduğunu, bu nedenle üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık ...'in çobanlık işiyle uğraştığı, ... İlçe Jandarma Komutanlığınca tutulan araştırma tutanağına göre 200 adet küçükbaş hayvanının bulunduğu, sanığın hayvanlarını ... Köyü sınırları içerisinde kalan katılanlar ve şikâyetçilere ait arazilere sokmak suretiyle üzüm fidanlarına zarar verdiği, 04.09.2012 tarihli ziraat bilirkişi raporuna göre şikayetçilere ait bahçelerde bulunan ağaçların yaprak saplarıyla birlikte sürgün uçlarında görünen kesiklerin muhtemel bir canlı tarafından yenilmek suretiyle yaprak ve senelik sürgünlerin zarara uğratıldığı, önemli seviyede zarar gördüğü, yeşil aksamların bitkilerdeki normal büyüme seyrini sekteye uğratacağı ve kimi bitkilerde hayati tehlike oluşturabileceği kanaatine varıldığı, zararlara ilişkin tablonun raporda yer aldığı, 04.09.2012 tarihinde ... İlçe Jandarma personeli ile birlikte ziraat mühendisi bilirkişi ile zarar gören bahçelerin ve bağ çubuklarının zarar tespitinin yapılıp ayrıca zarar gören ağaç, bitki ve üzüm bağlarının ayrıntılarıyla fotoğraflandığı, bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere pek çok ağacın sürgün uçlarının hayvanlar tarafından yenildiği, bazı fidanların kırılmış olduğu tespit edilmiştir.
Mağdur ...'nin bozma sonrası alınan beyanında, "jandarma ile olay yerlerine gittiğimizden birkaç gün öncesi yani muhtemelen 22.08.2012 ben arazime gittiğimde ...'in ve hayvanlarının arazimde ve etrafındaki arazilerde olduğunu gördüm. Hayvanların başında ... vardı. Hayvanlar arazideki ağaç benzeri bitkileri yiyordu. Ben ...'in hayvanların başında olduğuna ve hayvanların ağaçlara zarar verdiğine eminim. ...'i o an uyardım. Ancak herhangi bir tespit tutanağı düzenlemedim. PTT'den hayvanlarını o bölgeye getirmemesi için tebligat çıkarmıştım. Arazimin etrafındaki arazi sahiplerinin isimlerini şu an net bilemiyorum, ancak iddianamedeki şikayetçilerdir. O an bir tek o bölgede ben vardım olayı ben gördüm. Jandarma ile de birkaç gün sonra olay yerlerine gidip inceleme yapmıştık. O an ...'in hayvanlarının ağaçlara zarar verdiğini görmedik. Ancak ilerlerden geliyorlardı. Biz ...'in hayvanları ile yakınımıza doğru geldiğini gördük. O an hayvanların bir şey yediğini görmedik. Arazilerimizi ayıran tel, çit benzeri engeller yoktu. Ben jandarma ile tespite gittiğimiz günün birkaç gün öncesi biraz önce belirttiğim gibi ...'i hayvanlarının başında gördüm. Bundan daha önce yine ...'in hayvanlarının bahçelere zarar verdiğini gördüğüm için tebligatı çıkarmıştım . Tebligatta zarar verilen arazi sahiplerini de isimlerini belirtmiştim. Yani ben birkaç defa farklı gün ... nin hayvanlarının arazilerimizde dolaştığını ...'in hayvanlarının başında olduğunu gördüm. Ben muhtar olduğum için bu konularla ilgiliydim. ...'in hayvanlarının arazilerden çıkarma onları kovma gibi bir hareketi olmadı hatta ben ona çıkar dememe rağmen "ben güderim " şeklinde karşılık verdi", şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
- Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3.04.09.2012 tarihli zarar tespit raporu, 22.08.2012 tarihli Muhtarlık tarafından sanığa çekilen ihtar fotokopisi, sanığın 200 adet küçükbaş hayvanı olduğuna dair tespit tutanağı dosya arasında bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE
Köy muhtarı olan mağdur ...'nin beyanları, 04.09.2012 tarihli zarar tespit raporu, 22.08.2012 tarihli Muhtarlık tarafından sanığa çekilen ihtar fotokopisi, sanığın 200 adet küçükbaş hayvanı olduğuna dair tespit tutanağı, şikâyetçilerin beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde bozma sonrası yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; önceki hükmün sanık ve Cumhuriyet savcısı tarafından lehe olarak temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında, lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2021 tarihli ve 2019/19 Esas, 2021/20 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği Tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince sanık hakkında kurulan hükümde yargılama giderleri ile ilgili bölümden, "bozmadan sonra yapılan yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline" ilişkin kısmın çıkarılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:41:58