Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

2. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/10083

Karar No

2023/4108

Karar Tarihi

5 Temmuz 2023

...

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/280 E., 2016/3 K. :

...

SUÇLAR: Hırsızlık, kasten yaralama

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

...

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Karaisalı Cumhuriyet Başsavcılığının 28.11.2014 tarihli ve 2014/241 Esas No.lu iddianamesi ile katılan sanık ... ve temyiz dışı sanık İ.B.'nin, katılan sanık ...'ın küçükbaş hayvan sürüsünü otlatmakta olduğu alana saat 18.30 sıralarında gelerek sayısı tespit edilemeyen küçükbaş hayvanı sürüden ayırarak götürdükleri esnada katılan sanık ...'ın hayvanlarının çalındığını anlaması üzerine şahısların bulunduğu noktaya doğru bir el ateş ettiği, katılan sanık ...'in yaşamsal tehlike oluşturacak ve basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı, katılan sanık ... ve temyiz dışı sanık İ.B.'nin hayvanları çalamadan kaçtıkları iddiasıyla katılan sanık ...'ın kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/1, 86/3, 87/1 d, 53, 54 ve 58. maddeleri uyarınca; katılan sanık ...'in hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 141/1, 142/2 g, 143, 35/2, 53 ve 63. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.

  1. Karaisalı Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2016 tarihli ve 2014/280 Esas, 2016/3 Karar sayılı kararı ile katılan sanık ...'ın kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3, 87/1 d, 29/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine; katılan sanık ...'in hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2 g, 143, 35/2 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Katılan sanık ... müdafiinin temyiz istemi katılan sanığın yaralama kastı olmadığından hedef gözetmeksizin ateş ettiğine, eylemin meşru savunma sınırları içinde değerlendirilmesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek sair nedenlere ilişkindir.

  1. Katılan sanık ... müdafiinin temyiz istemi katılan sanığın hırsızlık suçunu işlemediğine, mahkûmiyete yeterli somut delil bulunmadığına ve re'sen gözetilecek sair nedenlere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Katılan sanık ...'ın suç tarihinde yaklaşık 200 adet küçükbaş hayvanını otlatmak için Hasandağı mevkiine götürdüğü, saat 18:30 sıralarında katılan sanık ... ve temyiz dışı sanık ...nin olay yerine geldikleri, sürüde bulunan hayvanlardan bir kısmını sürüden ayırıp götürerek çalmak istedikleri, bu esnada hayvanların hareketlerinden şüphelenerek kontrol eden katılan sanık ...'ın iki şahsın hayvanlarını götürdüğünü anlaması üzerine şahısların bulunduğu yöne doğru yanında bulunan av tüfeği ile bir el ateş ettiği, tüfekten çıkan saçmaların katılan sanık ...'i hayatî tehlike oluşturacak ve basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaraladığı kabûlüyle sanıkların atılı suçlardan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.

2.Katılan sanıkların aşamalardaki savunmaları, 03.02.2014 tarihli TİB Telefon Kayıtları İnceleme Tutanağı, 27.05.2014 tarihli Adli Tıp Kurumu Raporu dosya içerisinde mevcuttur.

IV. GEREKÇE

A. Katılan Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden Yapılan Değerlendirme

  1. Katılan sanık ... müdafiinin sanığın hırsızlık suçunu işlemediğine ilişkin temyiz isteği yönünden; sanık hakkında kurulan hükümde; katılan sanık ...'ın katılan sanık ...'e suç atmasını gerektirecek bir hususun bulunmadığı, katılan sanığın temyiz dışı İ.B. ile aralarındaki görüşme kayıtları, katılan sanığın gece sayılan vakitte gezmek ve kekik toplamak için olay yerinde bulunduğuna dair hayatın olağan akışına uygun olmayan ve aşamalarda birbiri ile çelişen savunmaları dikkate alındığında hırsızlık suçundan mahkûmiyetine ilişkin hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

  2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin katılan sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

B. Katılan Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden Yapılan Değerlendirme

1.Sanık müdafilerinin meşru savunmaya yönelen temyiz sebepleri yönünden, 5237 sayılı Kanun’un 25/1. maddesi kapsamında yer verilen meşru savunma müessesesinin sınırlarının belirlenmesi gerekmektedir. Meşru savunma, 5237 sayılı Kanun’un 25/1. maddesinde; “Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez. şeklinde bir hukuka uygunluk nedeni olarak düzenlenmiştir. Bahse konu hüküm gereği meşru savunma kurumunun uygulanabilirliği için saldırının, korunmaya değer nitelikteki herhangi bir hakka yönelmiş olması yeterlidir.

Gerek öğretide gerekse yargısal kararlarda vurgulandığı üzere 5237 sayılı Kanun’un 25/1. maddesinde düzenlenen ve hukuka uygunluk nedenlerinden birini oluşturan meşru savunma, hukuka aykırılığı ortadan kaldırmakta ve bu nedenle eylemi suç olmaktan çıkarmaktadır. Bir olayda meşru savunmanın oluştuğunun kabul edilebilmesi için saldırıya ve savunmaya ilişkin şartların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.

Olayın meşru savunma sınırları içerisinde gerçekleşip gerçekleşmediğini anlamak için saldırıya ilişkin şartların yanında savunmaya ilişkin de şartların oluşması gerekmektedir. Savunmada zorunluluk bulunsa da savunmanın saldırı ile orantılı olması gerekir. Bu orantılılık belirlenirken saldırının yer ve zamanı, saldıran kişinin o anki durumu savunmada bulunan buna uygun bir tepki verip vermediği değerlendirilmelidir.

Savunmanın, meşru savunma şartlarının bulunduğu sırada başladığı, ancak orantılılık ilkesinin ihlal edilmesi nedeniyle meşru savunmanın gerçekleştiğinin kabul edilmediği durumlarda, "Sınırın aşılması" söz konusu olabilmektedir.

Sınırın aşılması 5237 sayılı Kanun'un 27. maddesinde;

"(1) Ceza sorumluluğunu kaldıran nedenlerde sınırın kast olmaksızın aşılması halinde, fiil taksirle işlendiğinde de cezalandırılıyorsa, taksirli suç için kanunda yer alan cezanın altıda birinden üçte birine kadarı indirilerek hükmolunur.

(2) Meşru savunmada sınırın aşılması mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmiş ise faile ceza verilmez" şeklinde düzenlenmiştir.

Savunmanın, meşru savunma şartlarının bulunduğu sırada başladığı, ancak orantılılık ilkesinin ihlal edilmesi nedeniyle meşru savunmanın gerçekleştiğinin kabul edilmediği durumlarda, "Sınırın aşılması" söz konusu olabilmektedir.

Açıklanan bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde katılan sanık ...'ın tek başına hayvanlarını otlatmakta iken suç tarihinde gece sayılan saat 18.30 sıralarında iki şahsın hayvanlarının bir kısmını sürüden ayırarak götürmekte olduğunu gördüğü ve daha önce de çok sayıda hayvanının çalınmış olmasının verdiği panikle şahıslara doğru yanında bulunan tüfek ile bir el ateş ettiği, bu esnada havanın kararmış olduğu ve şahıslarla arasında 20 30 metre mesafenin bulunduğu, şahıslardan birinin vurulması üzerine duyduğu korku nedeniyle olay yerini terk ederek abisi H.Y.'ye haber verdiği ve abisinin de kolluk görevlilerini arayarak durumu bildirdiği hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın eylemi 5237 sayılı Kanun'un 27/2. maddesi kapsamında değerlendirilerek ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulmasında isabet görülmemiştir.

Kabule göre de;

2.Sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinde sayılan nesnel (objektif) ve öznel koşulların değerlendirilip buna ilişkin gerekçelerin gösterilmesi gerektiği, sanığın adli sicil kaydında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar gerekçe gösterilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de atılı suçun 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 72. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 231/8. maddesinin yürürlüğe girmesinden önce işlendiği, sanığın adli sicil kaydındaki mahkûmiyet ilamını içeren sabıkasının ise silinme koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılmadığı ve 5271 sayılı Kanun'un 231/6 b maddesinde yer alan ölçütün değerlendirilmesi suretiyle sanığın tekrar suç işlemeyeceği yolunda kanaate ulaşılarak tayin edilen cezanın ertelendiği anlaşılmakla, sanığın adli sicil kaydındaki sabıkasının silinme koşulları gerçekleşmişse erteleme müessesesinden daha lehe olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının da anılan nedenlerle oluşacağı gözetilmeden, sanığın “...daha önceden verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğu... ” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmüştür.

V. KARAR

A.Katılan Sanık ... Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünün (A.1.) ve (A.2.) bentlerinde açıklanan nedenlerle Karaisalı Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2016 tarihli ve 2014/280 Esas, 2016/3 Karar sayılı kararında katılan sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA,

B. Katılan Sanık ... Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünün (B.1) ve (B.2) bentlerinde açıklanan nedenlerle Karaisalı Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2016 tarihli ve 2014/280 Esas, 2016/3 Karar sayılı kararına yönelik katılan sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.07.2023 tarihinde, oy birliğiyle karar verildi.

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karartemyizhırsızlıkhukukîtevdiinev.yaralamaolgularsüreçonanmasınasebeplerigerekçebozulmasınakasten

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:43:23

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim