Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
2. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/9644
2023/4078
5 Temmuz 2023
...
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/948 E., 2016/771 K.
SUÇ: Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.10.2015 tarihli ve 2015/41930 Esas No.lu iddianamesi ile, sanığın işlettiği iş yerinde yaptığı kontrollerde, sayacın yerine boru takarak ölçüm dışı kaçak su kullandığının tespit edilmesi şeklindeki eylemi nedeniyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 163/3, 53/1. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
- Ankara 43. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.07.2016 tarihli ve 2015/948 Esas, 2016/771 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 163/3, 43, 62, 50/1 a, 52/2. maddeleri gereğince 1 yıl 15 gün hapis cezasının 7.600,00 TL adlî para cezasına çevrilmesine, sanığın aynı suçtan daha önce almış bulunduğu 6.000,00 TL'nin mahsubu ile sanığın 1.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi hükmü temyiz ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Davaya konu edilen 25.07.2014 tarihli tutanakta bahsi geçen yerin ... adına iş yeri olduğu ve tadilatta bulunduğu, sayaç yerine boru takılarak kullanıldığı ve sanığın kendi savunmasına göre söz konusu iş yerini kendisi kullanmak amacıyla tadilatını yaptırdığı, dolayısıyla iş yerinin suyundan da kendisinin yararlandığı tüm dosya içeriği ile sabit olduğu, sanık müdafiinin aynı yerle ilgili müvekkili hakkında başka tutanaklar da tutulduğunu ve müvekkilinin Ankara 38 Asliye Ceza Mahkemesinde yargılandığını da ifade etmesi üzerine UYAP üzerinden araştırma yapıldığında sanık hakkında Ankara 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/483 Esas sayılı dosyasında suç tarihi olan 10.09.2014 tarihi itibariyle aynı adreste sayaçsız boru takmak suretiyle kaçak su kullanımından dolayı 23.06.2015 tarihli iddianameyle dava açıldığı ve yapılan yargılama sonucu 2016/243 Karar sayılı kararla sanığın 5237 sayılı Kanun'un 163/3, 62, 50/1 a, 52/2 . maddeleri uyarınca netice itibariyle 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu nedenle anılan miktarın, iş bu dosyada tayin edilen cezadan mahsup edilmesi gerektiği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanık hakkında 25.07.2014 tarihli kaçak su tutanağı tanzim olunduğu, bu tutanak ile ilgili olarak 28.10.2015 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, sanık müdafiinin aynı yerle ilgili başka tutanaklar da tutulduğunu ve müvekkilinin Ankara 38. Asliye Ceza Mahkemesinde yargılandığını da ifade etmesi üzerine Mahkemece UYAP üzerinden araştırma yapıldığında sanık hakkında Ankara 38. Asliye Ceza Mahkemesinde dava açılmış olduğu, Ankara 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/483 Esas sayılı dosyasında suç tarihi olan 10.09.2014 tarihi itibariyle aynı adreste sayaçsız boru takmak suretiyle kaçak su kullanımından dolayı 23.06.2015 tarihli iddianameyle dava açıldığı ve yapılan yargılama sonucu 2016/243 sayılı Kararla sanığın 5237 sayılı Kanun'un 163/3, 62, 50/1 a, 52/2. maddeleri uyarınca netice itibariyle 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi nedeniyle, aynı yerle ilgili kaçak su kullanımından dolayı sanık hakkında 25.07.2014 tarihinde tutulan tutanaktan sonra 10.09.2014 tarihinde tutulan tutanak nedeniyle 23.06.2015 tarihli iddianameyle Ankara 38. Asliye Ceza Mahkemesine dava açıldığı, bu iddianame tarihi itibariyle dosyanın hukuki kesintiye uğradığı, hukuki kesintiye uğrayıncaya kadar tutulan tutanakların zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasını gerektirdiği, ancak Ankara 38. Asliye Ceza Mahkemesince karar verilmiş olduğu anlaşıldığından ilgili Mahkemenin bu kararı esas alınarak, Mahkemece, verilecek ceza miktarı ile arasındaki fark mahsup edilerek sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; UYAP'tan yapılan incelemede; Ankara 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2016 tarihli ve 2015/483 Esas, 2016/243 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 13. Ceza Dairesinin, 21.01.2019 tarihli ve 2017/787 Esas, 2019/713 karar sayılı karar ile bozulmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında; öncelikle anılan dava dosyasının akibeti araştıralarak, birleştirme olanağı varsa davalar birleştirilerek, birleştirme mümkün olmadığı takdirde dava dosyalarının bu davayı ilgilendiren delillerinin onaylı örneklerinin dosya içine konulması sağlanarak 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanması koşulları tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğu gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
- Kabule göre de;
6352 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı Kanun'un 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun cezasız ve vergili gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “Bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergili gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararının soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan 5237 sayılı Kanun'un 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması halinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği nazara alınarak; öncelikle katılan kurumdan davaya konu tutanağa ilişkin borcun ödenip ödenmediğinin sorulması, borcun ödenmediğinin bildirilmesi halinde suça konu tutanaklara ilişkin olarak katılan kurumun vergili ve cezasız gerçek zararının tespit edilerek ve sanık tarafından daha önceden yapılmış kısmi ödeme var ise mahsubu da yapılarak yukarıda izah edilen şekilde sanığa usulüne uygun bildirimde bulunulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 43. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.07.2016 tarihli ve 2015/948 Esas, 2016/771 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:43:23