Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

2. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/10110

Karar No

2023/3557

Karar Tarihi

13 Haziran 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/492 E., 2015/569 K.

SUÇ: Karşılıksız yararlanma

HÜKÜM: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Reyhanlı Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.10.2014 tarihli ve 2014/1211 Esas No.lu iddianamesi ile, sanık hakkında 06.06.2012, 19.09.2012 ve 24.06.2013 tarihli tutanaklar ile tespit edildiği üzere abonesiz kaçak elektrik kullanması şeklindeki eylemleri nedeniyle karşılıksız yararlanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 163/3, 43/1, 53 ve 58. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.

  2. Reyhanlı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2014/492 Esas, 2015/569 Karar sayılı kararı ile sanığın karşılıksız yararlanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 163/3, 43/3, 168 ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51. maddesi gereği verilen cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi, suçun unsurlarının oluşmadığı dikkate alınarak sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve re’sen dikkate alınacak sebeplere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

  1. Sanığın, temyiz dışı sanık Y.C. ile birlikte 06.06.2012 tarihli kaçak usulsüz elektrik tespit tutanağında yer aldığı üzere; icralık borcundan dolayı aboneliğin feshedildiği, kontratsız olarak elektrik kullanıldığının tespit edildiği, 19.09.2012 tarihli kaçak usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağında yer aldığı üzere; sayacın mühürlü olduğu, abonenin icraya verilerek aboneliğin iptal edildiği, elektriğin kesilmesine rağmen kurumun haberi olmadan elektriği tekrar vererek kullanıldığının tespit edildiği, 24.06.2013 tarihli kaçak usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağında yer aldığı üzere; ölçü bölmesi mühürlü, borcundan dolayı aboneliği feshedilmiş olan tesisin elektriğini alarak toplamda 36.839,93 TL ölçüm dışı elektrik kullandığı, bilirkişi raporunda kaçak kullanım bedeli olarak belirlenen 3938,65 TL'nin kovuşturma aşamasında katılan kuruma ödendiğinin tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.

  2. 24.06.2013 tarihli Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı'nın aslı, 06.06.2012 ve 19.09.2012 tarihli Kaçak Elektrik Tespit Tutanaklarının onaysız örnekleri, Elektrik Elektronik Bilirkişi Raporu ve sanığın aşamalardaki savunmaları dava dosyasında mevcuttur.

IV. GEREKÇE

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;

  1. 05.07.2012 tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından, 6352 sayılı Kanun'un 84. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesine eklenen 5. fıkra uyarınca, zararın soruşturma tamamlanmadan önce tazmin edilmesi halinde kamu davası açılamayacağı, başka bir anlatımla zararın giderilmemesinin dava şartı olduğu dikkate alındığında, soruşturma aşamasında şüpheliye, belirlenen vergili ve cezasız zarar miktarını kamu davası açılmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde hakkında dava açılmayacağı da hatırlatılarak usulünce bildirimde bulunulup, makul bir süre tanınması ve soruşturma aşamasında zararın tamamen tazmini halinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi, tamamen tazmin edilmemesi halinde ise dava açılması gerekmektedir. Ancak anılan şekilde soruşturma aşamasında kurum zararı bilirkişiye tespit ettirilmeden ve tespit ettirilse dahi usulünce bildirimde bulunulmadan sanık hakkında dava açılması halinde sanık kovuşturma aşamasında zararı tamamen giderirse, zarar soruşturma aşamasında giderilmiş gibi, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi, ayrıca sanığın 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinin 5. fıkrası hükmünden kaç kez yararlandığının denetimi açısından verilecek kararın 6352 sayılı Kanun'un 103. maddesi ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 6. maddesine eklenen 2. fıkra uyarınca adli sicilde bunlara mahsus sisteme kaydının sağlanması gerekir.

Sanığın 06.06.2012, 19.09.2012 ve 24.06.2013 tarihli olmak üzere toplam üç adet kaçak elektrik tespit tutanağı nedeniyle zincirleme olarak kaçak elektrik kullandığının iddia ve kabul edildiği somut olayda; 06.06.2012 ve 19.09.2012 tarihli kaçak elektrik kullanımına ilişkin tutanakların onaysız fotokopi niteliğinde olduğu, soruşturma aşamasında katılan kurumun zararına dair bilirkişi raporu alınmadığı ve sanığa zararı gidermesi hususunda usulünce bildirim yapılmadığı, kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunun ise 24.06.2013 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağına konu zarara yönelik olduğu, bu tutanakla ilgili bilirkişi tarafından hesaplanan zararın sanık tarafından kovuşturma aşamasında giderildiğinin anlaşılması karşısında; öncelikle 06.06.2012 ve 19.09.2012 tarihli kaçak elektrik tespit tutanaklarının aslı ya da onaylı örneklerinin dosya arasına alınması, bu tutanakların tarımsal sulama tesisinde abonesiz elektrik kullanıldığına yönelik olması nedeniyle, tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde sayaca müdahale edip edilmediğinin tespiti açısından; suça konu elektrik sayacının tarımsal sulamada kullanılması nedeniyle bilirkişi ziraat mühendisi atanarak, sulama mevsimi, sulanan alan, sulama süresi, yetiştirilen ürün gibi özellikler tespit edilip göz önüne alınarak tüketilebilecek su miktarı, bu miktara göre de elektrik mühendisinden rapor alınıp sanığın 06.06.2012 ve 19.09.2012 tarihli tutanaklara konu eylem bakımından karşılıksız yararlanma kastıyla hareket edip etmediğinin tespit edilmesi; her iki tutanak yönünden de suçun sabit görülmesi durumunda; bahsi geçen bu iki tutanağa istinaden katılan kurumun vergili ve cezasız zararının bilirkişiye hesaplatılması, belirlenecek toplam zararın sanığa yukarıda izah edilen şekilde usulüne uygun bildirilmesi, tüm zararın sanık tarafından giderilmesi halinde hakkında düşme kararı verilmesi; sanığın yalnızca 24.06.2013 tarihli tutanak bakımından suçunun sabit olduğunun belirlenmesi halinde ise; soruşturma aşamasında sanığa usulüne uygun bildirimde bulunulmaması ve sanığın kovuşturma aşamasında 14.12.2015 tarihinde katılan kurumun tüm zararını ödediğinin anlaşılması nedeniyle, sanık hakkında, 6352 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 168/5 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,

  1. Kabule göre de;

Sanık hakkında kurulan hükümde zincirleme suça ilişkin uygulama maddesinin, 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi olarak gösterilmesi yerine "43/3. maddesi" olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Reyhanlı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2014/492 Esas, 2015/569 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son. maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karartemyizhukukîtevdiinev.yararlanmaolgularsüreçsebeplerikarşılıksızgerekçebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:50:56

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim