Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

2. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/10322

Karar No

2023/3425

Karar Tarihi

6 Haziran 2023

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2021/1181 E., 2021/1944 K.

SUÇ: Hırsızlık

HÜKÜM: Mahkûmiyet

TEMYİZ EDENLER: Suça sürüklenen çocuk, suça sürüklenen çocuk müdafii

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Red, onama

A. Suça Sürüklenen Çocuğun Hakkındaki Hükme Yönelik Temyiz İsteği Yönünden

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 11.10.2021 tarihli ve 2021/1181 Esas, 2021/1944 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD 355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; suça sürüklenen çocuğun yüzüne karşı verilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde 15.10.2021 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak 5271 sayılı Kanun'un 295/1. maddesinde öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuğun temyiz isteminin, aynı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,

B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Suça Sürüklenen Çocuk Hakkındaki Hükme Yönelik Temyiz İsteği Yönünden

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Beypazarı Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2017 tarihli ve 2017/211 Esas No.lu iddianamesi ile, suça sürüklenen çocuk hakkında şikâyetçinin ikameti önünde park halinde bulunan motosikleti düz kontak yapmak suretiyle çalıştırıp çalmak şeklindeki eylemi nedeniyle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1 e, 31/3 ve 56. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.

  2. Beypazarı Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.05.2019 tarihli ve 2017/322 Esas, 2019/657 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 142/1 e, 143, 31/3, 168/1 4, 62, 50/3 delaletiyle 50/1 a.ve 52/2. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar

verilmiştir.

  1. Anılan mahkûmiyet hükmünün istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 29.04.2021 tarihli ve 2019/2586 Esas, 2021/872 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1 a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

  2. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının bahsi geçen karara yönelik itirazının kabulü üzerine önceki karar kaldırılmış; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 11.10.2021 tarihli ve 2021/1181 Esas, 2021/1944 Karar sayılı kararı ile de suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; ilk derece mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına ve suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/1 e, 143/1, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi gereği kazanılmış hakkı gözetilerek sonuç cezanın 10 ay hapis cezasına indirilmesine, 5237 sayılı Kanun'un 50/3 delaletiyle 50/1 a. ve 52/2. maddeleri uyarınca bu cezanın 6.000,00 TL adli para cezasına çevrilmesine karar verilmiştir.

  3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.10.2022 tarihli red görüşlü Tebliğname ve 31.01.2023 tarihli onama görüşlü Ek Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi; unsurları oluşmayan suçtan, suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verilmesi gerektiğine, eylemin kullanma hırsızlığı suçunu oluşturduğuna, davanın zamanaşımına uğradığına, suça sürüklenen çocuk hakkında etkin pişmanlık ve değer azlığı hükümleri ile lehe hükümlerin ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, ayrıca alt sınırdan uzaklaşılarak temel ceza belirlenmesinin haksız olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Suça sürüklenen çocuğun ikrarı, tanık beyanları, şikâyetçi anlatımı ve tüm dosya kapsamına göre; olay tarihinde şikâyetçinin evinin önüne herhangi bir kilit ile bağlı olmadan park ettiği motosikletin suça sürüklenen çocuk tarafından saat 22.00 sıralarında düz kontak yapılmak suretiyle alındığı, suça sürüklenen çocuğun motosiklet ile seyir halinde iken şikâyetçinin tanıdıkları tarafından durdurulduğu ve suça sürüklenen çocuğun motosikleti hasarlı olarak iade ederek etkin pişmanlık gösterdiği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesince; suça sürüklenen çocuğa 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesinin uygulanma ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanınmayarak savunma hakkının kısıtlanması ve somut olayda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığının gözetilmemesi nedenleri ile duruşma açılarak, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmü kaldırılmış; suça sürüklenen çocuğun, şikâyetçinin evinin önünde park halinde kilitsiz vaziyette bulunan motosikleti saat 21:30 sıralarında düz kontak yaparak çaldığı, motosiklet ile giderken şikâyetçinin oğlunun arkadaşları tarafından görülmesi üzerine motosikleti yol kenarında bırakıp kaçtığı kabulüyle aynı Kanun'un 143. maddesinin uygulanma ihtimaline binaen ek savunma hakkı verildikten sonra suça sürüklenen çocuk hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaksızın kazanılmış hakkı gözetilerek mahkûmiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Tüm dosya içeriğine göre; suça sürüklenen çocuğun eyleminin unsurları itibariyle hırsızlık suçunu oluşturduğuna dair mahkeme kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, şikâyetçinin çalınan motosikletinin şikâyetçinin oğlunun arkadaşları tarafından görülmesi sonrası terk vaziyette bırakıldığı somut olayda 5237 sayılı Kanun'un 145. ve 146/1. maddesinin uygulanma koşullarının olmadığı, yargılama konusu kamu davası bakımından zamanaşımı şartlarının gerçekleşmediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmaması bakımından gösterilen gerekçenin yeterli ve yerinde olduğu, suça sürüklenen çocuk hakkında sonuç ceza olarak adli para cezasına hükmedilmiş olması karşısında aynı Kanun'un 51. maddesinde düzenlenen erteleme müessesesinin uygulanma imkanı bulunmadığı, temel cezanın da alt sınırdan belirlendiği anlaşılmakla suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde bu yönleriyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak;

  1. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6 986 Esas, 2018/554 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15 yaşını doldurmuş olup 18 yaşını tamamlamamış olan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

  2. Olay yeri inceleme raporunda şikâyetçiye ait motosikletin Ergenekon Sokak No:6 sayılı yer önünde park halinde iken çalındığının belirtildiği, şikâyetçinin soruşturma aşamasında motosikletinin evinin bulunduğu apartmanın önünden, kovuşturma aşamasında evinin bahçesinin içinden çalındığını beyan ettiği; suça sürüklenen çocuğun ise aşamalarda yol kenarında park edilmiş vaziyetteki motosikleti çaldığını savunduğunun anlaşılması karşısında; söz konusu yerin binanın eklentisi niteliğinde olup olmadığının kesin olarak tespiti bakımından, şikâyetçi dinlenip gerekirse olay yerinde keşif yapılmak suretiyle olay yerinin araştırılması, bu araştırmanın sonucuna göre suça konu motosikletin çalındığı yerin bina eklentisi niteliğinde bulunduğunun tespiti halinde suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/2 h. maddesi, aksi halde aynı Kanun'un 142/1 e maddesi ile uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

  3. Suça konu motosikletin suça sürüklenen çocuğun kullanımında iken şikâyetçinin oğlunun arkadaşları tarafından görülmesi ve bu kişilerin durumu şikâyetçiye bildirmeleri üzerine hasarlı vaziyette teslimin sağlanması şeklinde gerçekleşen somut olayda; soruşturma aşamasında gösterilmiş rızai bir irade bulunmadığından suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesinin uygulanma imkanı bulunmamakla birlikte; şikâyetçinin 02.11.2017 tarihli duruşmada motosiklette meydana gelen hasar nedeniyle 100 150,00 TL zararının olduğunu beyan etmesinden sonra suça sürüklenen çocuğun 08.03.2018 tarihli duruşmada şikâyetçinin tamir masrafına dair ödeme yaptığını savunması karşısında; şikâyetçiden suça sürüklenen çocuk tarafından zararın giderilmesine yönelik bir ödeme yapılıp yapılmadığı sorulup zararın giderildiğinin tespiti halinde şikâyetçinin suça sürüklenen çocuk hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının olduğunu ifade etmesi de dikkate alınarak, suça sürüklenen çocuğun cezasından aynı Kanun'un 168/2 4. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,

  4. Kabule göre de;

Suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 142/1 e, 143/1, 31/3 ve 62. maddelerine göre belirlenen 2 yıl 6 ay hapis cezasının, kazanılmış hak gözetilip sonuç olarak İlk Derece Mahkemesince hükmolunan 6.000,00 TL adli para cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken; suça sürüklenen çocuk hakkında belirlenen 2 yıl 6 ay hapis cezasının 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi uyarınca önceki karardaki hapis cezası olan 10 ay hapis cezasına indirilmesine ve suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 50/1 a ve 52/2 maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 11.10.2021 tarihli ve 2021/1181 Esas, 2021/1944 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde aynı Kanun'un 307/son. maddesinin gözetilmesine,

Dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2 maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararhukukîtemyizhırsızlıktevdiinesüreçv.olgularsebeplerigerekçereddinebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:54:28

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim